Ayazma - Ayın Biri Kilisesi - erolkara.net Bilmek Gerek

Ayazma - Ayın Biri Kilisesi




Bir yanı Cibali bir yanı Zeyrek. Ezan sesine karışan kilise çanları... Kuş cıvıltısı, yaprak hışırtısı, gün ışığı ve kilisenin sabah serinliği... Kızıl narların, üzüm salkımlarının dallardan sarktığı, IMÇ Plakçılar Çarşısı'nın seslerine arabaların gürültüsünün karıştığı yerde, sırtını pazar gecekondularına yaslayarak nefes almaya çalışan Vefa Kilisesi ve Ayazması...

Bir papaz ve önünde kutsanmayı bekleyen iki türbanlı Müslüman kadın, arka tarafta Yahudi’si, Ortodoks'u, Hıristiyan'ı, Rum’u, Ermeni’si Vefa Ayazmazı'nın çeşmelerinden akıp gelen şifali suyla yıkıyorlar yüzlerini. Ellerini açıp semaya, kutsal suyun ve ışığın sıcaklığına bedenlerini sunuyorlar. Sanatçısı, işadamı, zengini, fakiri, tesettürlüsü, başı açığı, ünlüsü, ünsüzü çeşitli ırklardan ve farklı dinlerden insanların, Türkiye’nin dört bir yanından her ayın birinci günü buluştukları Vefa Ayazması; dilek tutup adak adayan insanların içsel boşluklarını çınlatan kutsal bir mekan...

Tevrat'ı yazabilen, İncil’i dizebilen ve Kuran’ı sezebilen Ademoğulları yaşadıkları kirlilik ve ikilemlerden arınmanın, vicdan muhasebesi yapabilmenin ayrıcalığını bu mekanda bulabildiklerini hemen hissettiriyorlar.

Kutsama töreni



Tütsünün kesif kokusu ve dumanı içinden geçerek kilisenin bodrum katındaki ayazmaya iniyoruz. Meryem Ana resimleri, Hz. İsa’nın ikonası ve çeşmeden akan suyun ortasında bir papaz… İnsanların dertlerini dinliyor, İncil'den dualar okuyor… Okunmanız için Hıristiyan olmanız şart değil! Hangi dinden olursanız olun önemli değil. Papaz sizi okuyor, sonra da İsa’nın önünde kendi inancınıza göre dua etmenizi istiyor. Hatta şifa bulmasını istediğiniz kişi yok ise onun fotoğrafını okuyor.


Şifalı su

Bir yanda sönmeye yüz tutmuş mumları toplayan genç bir adam, diğer yanda bekçinin karısı


Ayazma’nın çeşmesinden akan su ile gelenlere şifa dağıtıyor. Küçük pet şişelere konulan suları "hayır parası" karşılığı alıp götürebiliyorsunuz. Ayazmada iken bu sudan içiyor, yüzünüzü yıkıyorsunuz. Pet şişe içinde alınan su ise tuvalet hariç evin her köşesine serpiliyor. İnanca göre köşeler karanlıkta kalan yerlerdir ve köşeler evin temelidir. Buralara su serperek evi kutsarsınız. Kötülüklerin, uğursuzlukların ve gözlerin evin temelinden gitmesi sağlanır. Hastalar da bu suyu içmeli ya da hastalıklı bölgeye sürmeli...

Hataylı Bekçi bu ironik çelişkinin altını çiziyor: "Bu aslında inançla ilgili bir mesele. İnanmayan şifa bulmuyor. Buraya her ayın birinde binlerce insan geliyor."


Herkes eşit


Ayazmada bir tarafta Meryem Ana tablosu önünde dua eden siyah çarşaflar içinde bir Müslüman kadın ve elinde çocuğu. Diğer yanda Bizans’tan kalma mermer kubbe üstüne konulan ekmeği değişik inanışdaki insanların bölüşmesi; bir an için çok doğallaşıyor. Burada herkes aynı suyu ve aynı ekmeği bölüşüyor. İkiliğin ortadan kalktığını kinin ve nefretin karanlığa gömüldüğünü bir an için unutmak ve dış dünyayla ilişkinden kopmak!

İnancın ateşiyle kavrulan gözlerde aynı inancın büyüsü geziyor. Sema'ya açılan avuçlara sunulan kudret lokması ve Tanrı'ya ibadetteki yakarışlar, diller farklı olsa da dinsel bir mozaiğin sentezinde çınlıyor.

Bereket ve bolluğun simgesi



Neden herkes ayın birinde tıklım tıklım dolduruyor? Ayın birinci günü bereket, bolluk, sağlık, güzellik ve iyi niyete açılan kapı olarak yorumlanıyor. İnanca göre her ayın biri ayazmaya gidilmesi gerekiyor. Eğer her ayın biri gidemiyorsanız, Ocak 1’de gitmeniz öneriliyor. Bütün bir yılın sağlıklı, huzurlu ve bol kazançlı geçmesi isteğiyle dua ediliyor…


Burada önemli olan inançla, ilk maaşınızı ALLAH’a harcamak, ilk O’nun suyuyla kutsanmak, yıkanmak, içmek, evini ve işyerini o suyla takdis etmek ya da kutsanmak... O zaman o ayın bütün kötülüklerinden ve şaşırtıcı olaylarından arınmış olursunuz...

Kutsanmış anahtar

Tahtakale, Unkapanı ve Kapalı Çarşı gibi İstanbul’un olmazsa olmaz, dinin, imanın para olduğu bu Rumca ve Arapça dualar birbirine karışıyor. Aslında bu bir bakıma kutsal suya ulaşılan kapının kilidini açan anahtarı temsil ediyor. Bu anahtarlar, tablolara, duvarlara ve ikonalara sürülüyor. Böylece aydınlığa açılan kapının kilidi aralanmış oluyor.


Dilekler tutuluyor, sağlık ve mutluluk dileniyor. Çocuk isteyen çiftler, evi olsun isteyenler, sağlığına kavuşmayı dileyenler Ayazma'nın mermer sütunlarına anahtarları, nazar boncuklarını, eşarplarını, ellerini ya da bir parça ekmeği sürüyor; derman arıyor. Evlenmek isteyenler ile çocuk sahibi olmak isteyenler ise Meryem Ana resimlerinin içinde saklanmış olan broşlardan alıyorlar. Dilekleri gerçekleşince de, ya anahtarı ya da bu broşları, Meryem Ana’nın resminin bulunduğu kutuya geri atıyor veya görevliye iade ediyorlar. Anahtar, aslında bir ev, bir araba gibi anahtarla kapısı açılan bir mülkü temsil ediyor. Eğer isteğiniz olursa bu anahtarın gümüşünü yaptırıp kiliseye iade etmeniz gerekiyor ya da evsiz barksız bir insana bir fakire de bu para verilebiliyor.

AYIN BİRİ’NDE DİLEK


İnanışa göre Ayın Biri Kilisesi’nde dileğin gerçekleşmesi için üç kez gelinmeli. Kilisede dilek sayısı kadar anahtar satın alınıyor. Ardından alt katta dileğini söylemeden Peder Aleksi tarafından kutsanmak gerekiyor. Hastalığa şifa, derde derman bulması için Meryem Ana suyundan içiliyor ya da bir şişe alınıyor. Dilekler kabul olduğunda yine ayın ilk günü ziyaret edip anahtarları teslim etmek gerekiyor.

Ünlüler de ziyaretçiler arasında

Bu Ayazma İstanbul’un ünlü simalarına ardına kadar kapısını açmış. Bekçinin söylediğine göre; Sevil ve Dilek Sabancı, Gülben Ergen, Bülent Ersoy, Selahattin Alpay, Zerrin Özer ve balet Oktay Keresteci gibi ünlüler, iş adamları, şarkıcılar, sanatçılar, müzisyenler, yayınevi sahipleri, gençler, çocuklar ve yaşlılar da Vefa Ayazması'nın ziyaretçileri arasında.

Rivayetlere göre kudret pınarından içen dilsizler dillenmiş, felçliler ilahi büyüklüğün nefesiyle ayağa kalkmış, mal–mülk dileyenler muratlarına ermişler

Yeniden Ayın Biri Kilisesi'ne gittim çünkü...

Strato Dolçinyadis onu adı. Dünyanın en en en şeker adamı. Hani bazı insanlar vardır, sizde iyi insan olma hissi uyandırır, Strato onlardan.


üç merkezin kalabalık sessizliğinde yalnızlaşıyor Ayazma’nın pet şişelerdeki suyu. Bu kutsal kiliseye gelenler mutlaka Papaz tarafından önceden kutsanmış ufak anahtarlardan satın alıyorlar.
Google Plus'da Paylaş