Paylaşmak Serbest

Para veya teminat alacağına ilişkin İlamların İcrası



Para Ve Teminat Verilmesine Yönelik İlamlı Takiplere İlişkin İlamların İcrası

Alacaklının para veya teminat alacağına ilişkin bir ilâm ya da ilâm niteliğinde belge sunmasıyla birlikte icra müdürlüğünce borçluya örnek 4-5 numaralı icra emri tebliğ edilir.

İcra emri takip talebine ve ilâma uygun olmalıdır.

İcra müdürü icra emrini takip talebine ve ilâma uygun düzenlemek zorundadır. İcra emri ekinde takip dayanağı ilamın tebliği gerekmez. İlamda borçlu vekille temsil edilmişse icra emrinin vekile tebliği zorunludur. yine genel haciz yolunda olduğu gibi ilamlı icra takibinde de alacak yabancı para ise Türk Lirası karşılığının takip talebinde ve icra emrinde gösterilmesi zorunludur.

İlâmlı icra takibinde peşin harç alınmaz yalnızca başvuru harcı alınır.

Takip, harcın yatırıldığı tarihte başlamış sayılır.

İlâmlı icra takibinde alacaklının takip talebinden haciz veya iflâs yollarından birisini seçmesi gerekmez. İcra emrinin tebliğinden sonra borç ödenmez ve icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmez ise, alacaklı haciz veya iflas yollarından birisini seçebilir. Öte yandan alacaklı ilâma dayalı alacağını ilamsız takip konusu da yapabilir.

Takip dayanağı ilâmda faize hükmedilmemesi ya da faizin başlangıç tarihinin gösterilmemesi halinde ilâmın icraya konulması için kesinleşmesi gerekiyorsa, faiz kesinleşme tarihiden, aksi halde karar tarihinden faizin hesaplanması gerekir. İlâmların infaz edilecek kısmı hüküm fıkrası olup gerekçe kısmına göre talepte bulunulamaz. Öte yandan bir ilâmın icraya konulabilmesi için eda hükmünü içermesi gerekir.

İlâmlı icra takibinde borçlunun her türlü itiraz ve şikâyeti icra mahkemesine yapması zorunludur. İcra dairesine yapılacak başvuru sonuç doğurmaz. İcra mahkemesine yapılan itiraz ve şikâyet takibi durdurmaz. Ancak mahkemece talep üzerine takibin durdurulmasına karar verilebilir. İlâmlı icra takibinde icra emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük ödeme süresinin geçmesi ve borçlu tarafından icranın geri bırakılmasına dair ya da icra mahkemesince takibin durdurulmasına dair karar sunulmadığı sürece icra müdürlüğünce cebri icraya devam olunur. Alacaklının talebi doğrultusunda haciz işlemleri yapılır.

İcra takibi sırasında takip dayanağı ilâmın bozulması halinde icra takibi olduğu yerde durur. Bu durumda hacizler kaldırılmayacaktır. Bir diğer ifadeyle takip olduğu yerde duracağından hiçbir işlem yapılmayacaktır. Bozmadan sonra kesinleşmiş bir karar sunulmadığı sürece istirdata yönelik takibe devam edilemez. Bozmadan sonra verilen kararla borçlunun daha az borcu ya da hiç borcu olmadığı anlaşılırsa yapılan tahsilâtların iadesi için alacaklıya muhtıra gönderilir. Muhtıra tebliğine rağmen paranın iade edilmemesi halinde muhtıranın tebliği tarihinden itibaren yasal faiz hesaplanarak cebri icra yoluyla alacaklıdan ödenen para tahsil edilir.

Bozmadan sonraki ilâm ile borçlunun hiç borçlu olmadığına karar verilmesi halinde bu kararın kesinleşmesi ile dosyadaki tüm hacizler kaldırılır. Bunun için ayrı bir hüküm gerekmez. Bozmadan sonra verilen ilâm ayrı bir takip konusu yapılamaz. Kesinleşmiş karar duran takibe sunulmak suretiyle takibe devam edilir. Ancak bozmadan sonraki ilâmda alacak miktarı artmış ise artan kısım için borçluya yeni bir icra emri gönderilir.

Bir ilâmda bozma kapsamı dışında kalan hususlar açıkça belirtilmemiş olsa bile(zımnen) onanmış sayılır. Örneğin, takip dayanağı ilâmın asıl alacak yönünden temyiz itirazlarının reddi ile yalnızca faiz başlangıç tarihi yönünden bozulması halinde, asıl alacak yönünden hükmün onandığı sonucuna varılmalıdır.

Kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma ilâmlarında ilâmın kesinleşme tarihine kadar yasal faiz kesinleşme tarihinden sonra ise Anayasanın 46. maddesi uyarınca, kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplama yapılması gerekir. İş Mahkemelerince en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi durumlarında, icra müdürlüğünce taraflarca bildirilen bankalardan fiilen uyguladıkları faiz oranları faiz başlangıç tarihi esas alınarak sorulmalı ve birer yıllık dönemler halinde dönem başındaki en yüksek faiz oranı esas alınarak hesaplama yapılmalıdır.

Ayrıca ilamda kıdem tazminatı ücret vs. işçi alacaklarının net olduğuna hükmedilmemişse brüt kabul edileceğinden net miktar hesaplanmalıdır.

pgm.adalet.gov.tr/duyuru/2012/aralik/1.pdf
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Paylaşmak Serbest