0
-- --
Özetle; İSKİ ortak saat kullanan konut sahiplerine konut inşaatı yapan ticari firmalarla aynı fiyatı tahahhuk etmesi adaletsizliğin en başında gelmektedir. 10m3 su kullanan bir aile ortak saat kullandığı için İSKİ tarafından cezalandırılmaktadır. Bu aile 4,59/m3 TL yerine 6,71 TL/m3 para ödemektedir.


Bir süre önce 2018 yılında su fiyatlarında indirim yapacağını açıklayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Su İşleri Genel Müdürlüğü  (İSKİ) su fiyatlandırmalarında yaptıkları adaletsizliğe devam ederek vatandaştan fahiş fiyat üzerinden yine istediğini kazanmaya devam ediyor. Haliyle yaptığı bu açıklama da göz boyamadan başka bir açıklama değildir.

İSKİ’nin bırakın evrensel olarak kabul edilmiş bir insan hakkı olduğundan yola çıkarak mesken tipi abone grubunda 1. kademe su kullanımı ücretsiz hale getirmesini, ilk kademeden hangi akla hizmet olarak ölçü olarak belirlediği 10m3 su fiyatlandırmasındaki adaletsizlik ile bunun yanı sıra, ortak sayaç kullanan meskenlerdeki haksız fiyatlandırması hiç bir adalet duygusuna da sığmamaktadır.

İski 2005 ylından bu yana suda kademeli tarifelendirme sistemine geçmiş ve suyun birim fiyatında büyük değişiklikler yapmıştı. Buna göre ve o yıllarda su kıtlığından dolayı daha az su kullanımını teşvik etmek amacıyla böyle bir tarfelendirme yapılmıştı.

O yıllardan bugüne çok kullanan ile az kullanan aynı fiyatı ödemediği gibi sözde bugün için 4,45 olan su birim ücretini bir çok aile 6,70 TL den ödemeye devam eder oldu.

Olup biteni ele almadan önce yeterli miktarda ve kalitede suya erişmenin bir insan hakkı olduğunu hatırlamak gerek. İnsanlık tarihi boyunca gözetilen bu hak, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nden (1948) bu yana yaşam hakkının örtük bir parçası olarak kabul edilmiştir. Su hakkı son olarak Birleşmiş Milletler’in aldığı bir kararla resmen tanındı (2010). 122 ülkenin kabul ettiği bu hakla ilgili olarak Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 41 ülke çekimser oy kullandı.

Türkiye’nin su hakkının tanımadığının tek göstergesi BM kararı hakkında çekimser kalması değil elbette. Türkiye’de suyu bir hak olmaktan uzaklaştırıp, ekonomik meta haline getiren pek çok yasa var. 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un “Tarife Tespit Esasları” başlıklı 23. maddesi; 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 1. maddesi ve Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanun’un 24. maddesi gibi suyu ticarileştiren ve su hakkını gasp eden kanun ve düzenlemelerden sadece bir kaçı

İSKİ mevzusuna dönecek olursak, kademeli tarifelendirme dünyada pek çok belediyede olduğu gibi ülkemizde de bir çok şehirde uygulanmakta. Ne var ki fiyatlandırmadaki adaletsizliği hiç bir etkili ve yetkili görmemektedir.

Kademelendirmedeki adaletsizlikte İSKİ'nin 10m3 suyu kalabalık bir ailenin  bir ay içerisinde başaramayacağıne dikkat edilmiyor. Bugün minyatür bir aile bunu ucu ucuna başarsa da kalabalık ailelerde bunu denk getirmek deveye hendek atlatmaktan zor.

Aslında İSKİ,  ilk kademenin üst sınırının hesaplanmasında ise önceden belirlenmiş sabit bir değer değil, haneyi oluşturan insan sayısı, bu insanların yaş aralıkları gibi veriler dikkate alması gerekirken, bunu yapmamış olması bu adaletsizliğin ilk göstergesi.

Meskenlere uygulanan kademeli tarifelendirme diğer abone gruplarına da farklı eşikler hesaplanarak uygulanmadığından  eşitlik ilkesinden de uzaklaşılmış olmaktadır.

Faturalarda toplam bedelle kullanım değerlerine göre belirlenen “bakım bedeli” ve “çevre temizlik vergisi” dâhil edilmektedir.

Bunun yanı sıra İSKİ'nin gözardı ettiği mesken tipi abonede temel ihtiyaçları (içme, yemek pişirme, temizlik vb.) karşılamak üzere bir kullanım söz konusudur. Yani ticari amaçlı değil, su hakkı çerçevesinde değerlendirilmesi gereken bir su kullanımı mevcuttur. Hal böyle olmasına rağmen ynı İSKİ bu kez ortak sayaç kullanan meskenleri bir şekilde cezalandıracak şekilde ticari kazancın esas alındığı konut inşaatı şantiye suyu kullananlarla bir tutmaktadır. Tek saat üzerinden 10 m3 kullanan bir İstanbullu bugünkü fiyatlarla 4,59 TL öderken, aynı miktar kullanan ve ortak saat kullanan ailenin ödediği m3 fiyatı 6,71 TL dir.

Aradaki 2,11 TL lik farkın her m3 artışında dar gelirli bir aileye indirdiği darbe acıtmakta ama devlete bunun sesini çıkartamamaktadır.

Beyan edilen konut m3 bazında su birim fiyatlarına bakım bedeli, atık su bedeli, KDV, ÇTV gibi ek bedeller de dâhil edilerek, konut faturasına yansıtılmaktadır. İski yaptığı açıklamada su birim fiyatındaki istikrarlı artışı söz konusu ek bedellere de eklemektedir.

Bir çok vatandaşın, ki bu sayı ekseriyeti kapsar musluktan akan suyu içmediği, içmek için ayrıca su satın aldığı düşünülürse vatandaşın suya harcadığı paranın ne kadar çok olduğu belirlenebilir. Evrensel olarak bedava su hakkı varken bile fatrıraya itiraz etmeyen halkın sözde kademeli denilerek fahiş fiyatlı su almasına adaletsizlik denilir.

Bu kademeli 0-10 m3/ay, 11-20 m3/ay, 21 m3/ay sistem yerine belirli bir düzen ve sabit fiyat getirilmelidir. Zaten biz atık suya para ödediğimiz için bu kademeli su birim fiyat artışı bizi bayağı zorlamaktadır.

6,53 Türkiye şartlarında çok yüksek bir meblağ iken insanlar bu parayı nasıl verecektir, düşünmek lazım.


İşte İSKİ'nin adaletsiz tarifesi

Konutların Tüm Kullanımları Konut 1 (0-10 m3/ay ) 4,59
Konutların Tüm Kullanımları Konut 2 (11-20 m3/ay) 6,71
Konutların Tüm Kullanımları Konut 3 (21 m3/ay'dan fazla) 9,77
Ortak Sayaç Konut ve Konut İnşaatı Şantiyelerin Tüm Kullanımları 6,51



Yukarıda da görüldüğü gibi, meskenlere uygulanan kademeli tarifelendirme diğer abone gruplarına da farklı eşikler hesaplanarak uygulanmakta. Ancak en acı olan konut olmasına rağmen ortak sayaç kullanaların ticari bir faaliyet olan Konut İnşaatı Şantiyeleriyle aynı parayı ödemesidir.

Ortak sayaç kullananların da konut tarifesinde değerlendirilmesi, ortak sayaç kullanılsa da abone başına alınacak ücretin kullanılan m3 üzerinden kademelendirilmesi, hatta yapılacak değişiklikle kademe olayında ailenin nüfüsunun da dikkate alınması gerekir. Hatta çocuklu ailelere daha ucuz su sağlanması sayın Cumhurbaşkanının çok çocuk yapın nasihatinin de dikkate alınması söz konusu iken..

Erol KARA - 06.12.2017

Yorum Gönder

 
Top