0
Borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi İİK 89.m. uyarınca yapılır.

Önemle belirtmek gerekir ki bu maddeye göre haciz ihbarı borçluya göre üçüncü kişi durumda olanlara çıkarılabilir. Örneğin; ortağın borcundan dolayı kooperatife ya da kooperatifin borcundan dolayı ortağa, bu maddeye göre haciz ihbarı gönderilemez. Çünkü Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesi buna engeldir.
Fakat borçlunun ortaklık sıfatından kaynaklanmayan kooperatifteki alacağı için kooperatife haciz ihbarnamesi gönderilebilir. Bunun yanında borçlunun üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları menkul hükmünde olduğundan, menkullerin haczine ilişkin hükümlere göre de haczedilebilir. Buna göre; İİK. 85. maddesi uyarınca yazılacak bir haciz yazısıyla da haciz konması mümkündür.

Bu konuya ilişkin olarak Yargıtay: “Borçlunun 3.kişi bankadaki alacağı-mevduatı İİK.nun 106/2. maddesi gereğince menkul hükmündedir. Bu nedenle adı geçenin bankadaki mevduatı menkul haczi gibi icra müdürlüğünce bankaya yazılacak yazı ile de haczedilebilir. (HGK.1.12.1999 tarih 1999/12- 1003/1017 sayılı kararı) İİK.nun 88.maddesinin üst başlığında da açıkça belirtildiği gibi bankaya haciz ihbarnamesi gönderilmesi bankadaki mevduatın borçluya ödenmesini önleyen muhafaza tedbiridir.

Bu nedenle mevduatın haczi için haciz yazısı dışında bankaya ayrıca İİK. nun 89.maddesi gereğince haciz ihbarnamesi tebliği şart değilse de mevduatın 3.kişi nezdinde alacak niteliğini de arz etmesi sebebi ile sözü edilen madde doğrultusunda haciz ihbarnamesi gönderilmesi sureti ile haczedilmesine de yasal bir engel bulunmamaktadır.

Bu işlem yapıldığı taktirde İİK.nun 89.ve bunu izleyen maddelerindeki hukuki sonuçlar doğar. İİK.nun 89.maddesindeki koşulları taşımayan haciz yazısı gönderilmesi halinde ise anılan maddedeki sonuçlar doğmaz ve borç bankanın zimmetinde sayılmaz. Somut olayda, icra dairesinin borçlunun bankadaki mevduatının haczi için doğrudan haciz yazısı gönderdiği tespit edilmiştir.

İcra dairesinde haciz kararı verildiği tarihte haciz tamamlanmış olacağından 3.kişi durumundaki bankanın haciz yazısına karşı “mevduat üzerinde borçlunun çek riskinden dolayı blokeye alınan bedel olup, mevduatın takip dosyasına gönderilmesi mümkün değildir” şeklindeki cevabı (istihkak iddiası) niteliğindedir.

Bu durumda icra müdürünün İİK.nun 99.maddesindeki kurallara göre işlem yapması gerekeceğinden, mahkemece şikayetin kabulü ve icra müdürünün paranın istenmesi kararının iptali yerine yazılı gerekçelerle şikayetin reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir” şeklinde karar vermiştir. (12. HD. 03.03.2011, 2010/21646–2011/2512) İİK. 89. maddesi ne göre haciz yapılabilmesi için borçlunun üçüncü kişi nezdinde ki alacağının hamiline yazılı veya cirosu kabil bir senede dayalı bulunmaması gerekir.

İİK. 89. maddesine göre; borçlunun üçüncü şahıs nezdinde mevcut alacakları, taşınır mal ve hakları haczedilebilir. Muhtemel alacakların haczi anılan maddeye göre mümkün değildir. Bu şekilde bir alacağın haczi isteniyorsa, bu ancak İİK. 85. maddesine göre yazılacak bir haciz yazısıyla mümkün olacaktır. İcra müdürlüğünce alacaklının talebi üzerine üçüncü kişi adına bir haciz ihbarnamesi düzenlenir. Buna birinci haciz ihbarnamesi denir.

Haciz ihbarnamesi takip talebinde bahsedildiği gibi taraf ehliyetine sahip kişilere gönderilir. Örneğin; adi ortaklık adına gönderilen haciz ihbarı sonuç doğurmaz. Haciz ihbarnamesi Teb. K. hükümlerine göre tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür

2. Tebliğden itibaren 7 günlük itiraz süresi vardır. Bu sürede üçüncü kişi tarafından itiraz edilmesi halinde haciz prosedürü durur. İtiraz edilmez ise, alacaklının talebi üzerine ikinci haciz ihbarı düzenlenerek üçüncü kişiye gönderilir. Yine 7 günlük sürede üçüncü kişinin itiraz hakkı vardır. Bu itirazlar tabi ki icra dairesine yapılacaktır. İkinci haciz ihbarnamesine de itiraz edilmemesi halinde borç üçüncü kişinin zimmetinde sayılacağından zimmetinde sayılan bu borcu ödemesi için üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilir.

Üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren, üçüncü kişi 15 gün içinde zimmetinde sayılan borcu ödemez ya da menfi tespit davası açmaz ise veya dava açtığına dair belgeyi 20 gün içinde sunmaz ise, üçüncü kişi hakkında cebri icraya devam olunur. Üçüncü kişinin sorumluluğu birinci haciz ihbarnamesinde belirtilen miktarla sınırlıdır. Üçüncü kişinin birinci ya da ikinci haciz ihbarına itiraz etmesi halinde ise haciz işlemi duracaktır.

Bu durumda alacaklı tarafından İİK’nun 89/4. maddesine göre; cezalandırma ve tazminat davası açılması gerekir. 2 Bu hüküm 6352 sayılı kanunda düzenlemiş olup 6 Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu davanın sonucuna göre icra müdürlüğünce hareket edilecektir. Borçlunun maaşının ve ücretinin haczi İİK 355 ve devamı maddelerinde ayrıca düzenlenmiş olup,

89. madde hükmü uygulanmaz. Yukarıda da belirtildiği gibi borçlun un üçüncü kişi nezdinde ki alacağı menkul hükmünde olduğundan haciz kesinleştikten itibaren bir yıllık sürede alacaklının icra dosyasına gönderilmesini istemesi gerekir. Aksi halde İİK. m. 106–110 hükümleri uygulanır. Buna göre haciz düşer

Yorum Gönder

 
Top