0
-- --

İsimsizler adlı diziyi izlediniz ya da duydunuz. Hani şu ilk sezonda FETÖ'cülerin kirli çamaşırlarını ortaya döken ve kahraman bir kaymakam ve onun vatan ve din sevgisi içerisinde bulunan , tüm azimleri arzuları vatan için şehit olmak isteyenlerle dolu bir dizi film var ya o..
Bir Fatih kaymakam bir de Özel Harekatçı Dayı Hasan Bozkırlı. İnançlı bir ekibin canlandırdığı senaryonun ikinci sezonu da İstanbul'da geçiyor. Camileri ve beş vakit ezanları ile dolu kalabalık şehirde çekimleri süren filmin işte burasında hatırlatma yapmak istiyoruz.
İnançlı, Allah ve vatan diyen ve dilinden düşmeyen dini sembollü filmde ne yazık ki ezan ve namaz yanından geçilmeyen iki kavram.
İsimsizler, Söz ve Savaşcı ve de diğerleri hayatın olağan akışına ters giden senaryoları ile kafa karıştırıyor. Ve seyirci susuyor , İstanbul gibi yerde ezan hiç mi yankılamıyor. O kadar inançlı özel harekat polisi "Dayı" "arkadaşlar şu camide namaz kılıp geliyorum demez mi"
Yok...
Yine bir başka dizi filmde beş parasız kalan filmin oyuncusu nereye giderse gitsin "taksi" tutup oradan oraya gece ya da gündüz bir yerlere gitmesi ve ha deyince taksinin hemen önünde bitmesi bile şaşırtıcı. Parayı nereden buldun soran yok.
Açlıktan nefesi kokan oyuncunun bırakın tabanları ile bir yerlere otobüsle, minibüsle değil de taksi ile gitmesi şaşırtıcı değil mi. Ve her fırsatta çantasında gösterdiği 10 TL ile ..
Bir çok filmde bir çok sıkıntı ve mücadele içerisinde kalan geçim sıkıntııs çeken insanların bir iş yerinde çalışmadıkları bile aptalca bir gösterim değil mi ? Yine Meryem dizisinde savcının işinin başında olması gereken bir mesai kavramının bile olmayışı.
Ezansız semtler diye feryat ederken ezansız filmlerin varlığına, ülkemizde yapılan tüm filmlere bakacak olursa sadece dini, evliya temalı filmlerde yer almasının dışında rastlamak zor.
Hadi eskiden gayrimüslim film yapımcıları film piyasası ellerinde bulundururlardı da bu seslere yer vermezdi. Ama şimdi herkes film çeviriyor. Sahnenin gerisinden gelen bir ezan sesi, bir araç sesi, polis ya da ambulans sireni yok da yok.
Bir ara Yılmaz Edoğan “Türkiye’deki bir sette günde beş kez ezan için durursun, ‘Aziz Allah’ dersin, beklersin, çay içersin ama filmde duyulmaz o ezan. Bir yabancı buraya geldiğinde mutlaka bir İstanbul sabahı uyanıp ezanı çeker."derken özeleştiri yaptığında vefat etmiş olan Tarık Akan "Tamamen yersiz bir açıklama" demişti. Filmlerde ezan sesine karşı olduğunu belirtmişti.
Amerikan filmlerine bakın, Avrupa kökenli yapımlara bakın filmin bir yerinde mutlaka çan sesi vardır. Polis sireni, ambulans ve kalabalık bir  şehirde çekilmiş sahnede insanların uğultusu vardır. Bunlar neden konulur biliyor musunuz. Çan sesi dini duyguları, bir kilisenin varlığını, polis sireni her an yakınında yardım isteyebileceğiniz bir polis ekibinin varlığını, bir ambulans sağlığınız için koşturan birilerinin olduğunu, itfaiye sireni ise mal güvenliğiniz için çalışanları gösterip güven verdirmek içindir. Hatta kaldırımda yürüyen bir polis ekibi bile emniyetin yakınızda olduğunu gösterir.
Maalesef bizim film yapımcıları filmlerinde ezan sesini hiç sevmiyor. En azından milli duyguları kabartan ve sürekli Allah, kitap, şehit diyen "İsimsizler" "Söz" ve "Savaşçı" gibi dizilerde namaz kılan görüntü, ezan işittiren sesler duyulsaydı biraz da gerçekçi olunurdu.
Müslüman ülkesinde ezan sesinden korkmayan film yapımcılarını hasretle bekliyoruz.

Erol KARA - 16.10.2017

Yorum Gönder

 
Top