0
-- --
İİK’nun 167. Maddesi uyarınca, alacağı çek, poliçe veya bonoya dayalı olan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile veya borçlu iflasa tabi şahıslardan ise iflas yolu ile takip yapabilir.

Alacaklı takip talebinde haciz veya iflas yollarından hangisini seçtiğini bildirmeye ve takip talebine kambiyo senedinin aslını, ayrıca borçlu sayısı kadar tasdikli
örneğini eklemeye mecburdur. İcra müdürlüğünce senet aslı icra kasasına alınarak itiraz süresi boyunca kasada tutulmalıdır.

Çek Kanunu nedeniyle muhatap bankanın her bir çek yaprağı nedeniyle sorumlu olduğu miktarın tahsili için çekin aslının bankaya verilmesi durumunda bankaca verilen tasdikli sureti ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapılabilir.

Ödeme emri ile birlikte senedin tasdikli bir suretinin borçluya tebliği zorunludur. Bu nedenle ödeme emri tebliğ zarfının içine senedin de tasdikli zarfın içine konulmalı ve bu husus zarfın üzerine yazılmalıdır.

 İİK’nun 168. maddesi uyarınca, icra müdürü senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse borçluya senet sureti ile birlikte örnek 10 numaralı ödeme emri gönderir. Ödeme emrine itiraz, İİK’nun 169. maddesi uyarınca 5 günlük süre içerisinde icra mahkemesine yapılır. İtiraz, satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz. Ancak icra mahkemesince kendisine yapılan itiraz veya şikâyet üzerine takibin durdurulmasına karar verilmesi halinde icra takibinin duracağı tabidir.

İcra dairesine yapılan itiraz sonuç doğurmaz. Borçluya örnek 10 numaralı ödeme emri tebliğinden itibaren 10 günlük ödeme süresi geçmeden haciz yapılamaz. İcra mahkemesince imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi halinde alacaklının genel mahkemede dava açması durumunda kararda aleyhine hükmedilen para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur dava lehine sonuçlanırsa ortadan kalkar. İmzaya itirazın reddi halinde ise borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa tazminatın ve para cezasının tahsili davanın sonuna kadar ertelenir.

Dava lehine sonuçlanırsa tazminat ve para cezası kalkar. Yine borca itirazın kabulüne karar verilmesi halinde alacaklı senede dayalı alacak için genel mahkemeye dava açarsa tazminat ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar ertelenir. Lehine sonuçlanırsa ortadan kalkar. Borçlu yönünden borca itirazın kabulünde de imzaya itirazdaki gibi hareket edilir. İcra mahkemesince borca itirazın, imzaya itirazın ve İİK. 170/a maddesine dayalı şikâyetin kabulü kararlarının uygulanması için kesinleşmesi gerekmez. Bu kararların icra müdürlüğüne sunulması ile hacizler kaldırılır. Alacaklıya ödenmiş paraların iadesinde İİK’nun 40 ve 361. maddesi uygulanır. Bunun için takibin durdurulması ya da iptaline dair icra mahkemesi kararının kesinleşmesi gerekir.

Kaynak : Adalet Bakanlığı -http://www.pgm.adalet.gov.tr/duyuru/2012/aralik/1.pdf

Yorum Gönder

 
Top