0
-- --


İleride pişman olmamak için icra kanalıyla satılmış ve hacizli mal tabiri kullanılan taşınır ya da taşınmaz mal satın alırken nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda neler öğrenmemiz gerekir

Bankalar kanalıyla elden çıkartılan ve çoğu kez değerinin altında satışa sunulan gayrimenkuller fırsat yarattığı gibi hayal kırıklığına da neden olabiliyor. Çünkü satıştaki gayrimenkullerin çok hisseli olma ihtimali bulunuyor. Bu nedenle bankalardan ev, arsa, dükkan, ofis, büro, fabrika ve işyeri alacak olan kişilerin söz konusu gayrimenkul ile ilgili tüm ayrıntıları dikkatlice incelemesinde fayda var. Yine fiyatların muhammen bedel olduğunun unutulmaması gerekiyor

BİR YARGITAY KARARI

HACİZLİ ARACI ALAN KİŞİNİN İYİNİYET İDDİASINDA BULUNAMAYACAĞI

YARGITAY 21.HUKUK DAİRESİ E: 2004/11573 K: 2005/1442 T: 21.02.2005

Uyuşmazlık 3.kişinin İİK.nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davası ile alacaklı tarafından İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Takip dayanağı borç 21.8.2003 tarihli ticari kredi sözleşmesinden doğmuştur. Borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı 9.12.2003 tarihinde alınmıştır.

Dava konusu araca takip dosyası ile 9.12.2003'de devam eden günlerde 3 ayrı haciz daha uygulanmıştır. Davacının dava konusu aracı başka icra dosyalarındaki hacizlerden sonra ve ihtiyati haciz kararının alındığı gün sabahın erken saatinde 07.43'te satın alınmış olması alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlemlerdendir.

Davacının İİK.nun 86/2. maddesinde öngörülen iyiniyet karinesine dayanması mümkün değildir. Bu nedenle davacı 3. kişinin davasının reddi gerekir. Karşılık tasarrufun iptali davasına gelince; dava konusu edilen aracın satışı borçlanmadan sonra, takip ise aynı günde yapılmıştır. Davacı başka icra dosyalarıyla hacizli olan aracı satın almış olmakla borçlunun mal kaçırma amacını bilebilecek durumdadır. İptal davasının diğer şartlarının da oluştuğu anlaşıldığından araç için açılan tasarrufun iptali davasının kabulü gerekir.

AÇIKLAMA : yargıtay bu kararında iki şeye dikkat etmiş. Birincisi, hacizli aracı alan 3.kişinin borçlunun ekonomik durumunu bildiği veya bilmesi gerektiği ve bu sebeple iyiniyetli olamayacağı, İkincisi de ihtiyati haciz kararının alındığı gün sabahın erken saatinde satış işlemi yapılmasının mal kaçırmak gayesi güttüğü. Burada en önemli konu üzerinde haciz olan bir gayrımenkulü veya aracı satın alan kişinin iyiniyet iddiasında bulunamayacağıdır. Bu tespit birçok yargıtay kararında da tekrarlanmıştır.

Yorum Gönder

 
Top