0
-- --
Yıllık ücretli izin hakkı, işçinin dinlenme hakkı olarak anayasal bir hak olarak düzenlenmiş olup vazgeçilemeyecek olan bir düzenlemedir. Anayasa’nın 50. maddesinde  “Dinlenmek çalışanların hakkıdır” diyerek ve İş Kanunu’nun 53. maddesinin 2. fıkrasında, “Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez” denilerek bu hakkın kullandırılması için ilgili yasal düzenlemeler yapılmıştır. Yıllık ücretli iznin kullandırıldığını işveren ispatlamakla yükümlüdür. Yıllık ücretli izin hakkını kullanabilmesi için işçinin o işyerinde, işe başladığı tarihten itibaren deneme süresi de dahil olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olması gerekmektedir. İş sözleşmesi devam ettiği müddetçe işçinin yıllık ücretli iznini kullanma hakkı, işverenin de işçinin hak kazandığı bu izinleri kullandırma yükümlülüğü devam etmektedir. İşçinin hak kazanıp kullanamadığı izin, aralıksız çalışmakta olduğu işyerindeki 10 yıl öncesine ilişkin bir izin de olsa, bu izin hakkını kullanabilecektir. Ancak, yıllık ücretli izin hakkının ücrete dönüşmesi iş sözleşmesinin sona ermesi ile olanaklı olabilmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2000 gün ve 2000/9-1079-1103 sayılı kararı ile benimsenen ve doktrinde de kabul edilen “Dairemiz uygulamasına göre; yıllık ücretli izin hakkı, hizmet akdinin işçi veya işveren tarafından feshi veya işçinin ölümü ile izin ücretine dönüşmektedir. İşçi hizmet akdi devam ederken kullanamadığı yıllık izinlerinin ücretini dava yolu ile alamaz. Bu durumda alacağın muaccel olmasından söz edilemeyeceğinden, Borçlar Kanunu’nun 128. maddesi uyarınca zaman aşımı süresinin başlamasından da bahsedilemez. Keza yıllık ücretli izin hakkı ile yıllık ücretli izin alacağı birbirlerinden farklı kavramlardır. Bu hukuksal olguya göre, hizmet akdinin feshi ile doğan yıllık ücretli izin alacağının zaman aşımı süresinin de muaccel olduğu fesih tarihinden başlatılması gerekir” kararı vardır.

Dolayısıyla, yıllık ücretli izinlerinizi işverene başvurmanız halinde kullanmanız mümkündür.

Ayrıca, yıllık ücretli izin hakkının kullandırılmaması, işçi açısından iş sözleşmesinin haklı nedenle fesih sebebi de kabul edilmektedir. Yargıtay, konu ile ilgili bir kararında, “Davacı işçinin kullanmadığı 34 günlük yıllık ücretli izin süresi bulunmaktadır. Her ne kadar işveren hak edilen yılın sonuna kadar izin vermekte serbest ise de ancak bir yılı aşkın süreden sonra nedensiz izin vermeme halinde davacı işçinin fesih hakkı doğacağı gibi, işveren izin talebine muvafakat vermek zorundadır. Aksi halde Anayasa tarafından teminat altına alınan dinlenme hakkı ihlal edilmiş olur. İşveren normatif uygulamaların aksine fesih hakkını kullanmıştır. Davalı işveren tarafından yapılan fesih haksızdır. Davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.” (Yargıtay 9.HD. 2011/31608 E. 2011/35332 K. 06.10.2011)

Devrim Avcı / Evrensel

Yorum Gönder

 
Top