0


İstihkak İddiası Üzerine İcra Dairesinin Yapacağı İşlemler

İcra dairesi istihkak iddiasını taraflara tebliğ eder ve tarafların beyanda bulunmaları için 3 gün süre verir.

Alacaklı veya borçlu bu üç günlük süre içerisinde itiraz etmezlerse iddiayı kabul etmiş sayılırlar. İstihkak iddia edilen hakkın niteliğine
göre aşağıdaki hukuki sonuçlar doğar.

Buna göre;

1. İstihkak iddiasının konusu mülkiyet hakkı ise haciz kalkar (Örneğin; haciz tarihinden önceki bir tarihte noter satış senedine dayalı olarak yapılan araç satışlarında, satışın gerçekleşmesi mukabilinde trafik siciline kaydının yapılmasında, satın alan kişi tarafından geç müracaat etmesi sonucunda sonradan haciz uygulanması halinde malı alan üçüncü şahıs tarafından haczi koyan icra dairesinin dosyasında taraflara bu beyan tebliğ edilir. Verilen üç günlük süre içerisinde tarafların herhangi bir itiraz veya beyanda bulunmamaları halinde istihkak iddiasını kabul edilmiş sayılacağından, haciz icra dairesince re’sen kaldırılır).

2. İstihkak iddiasının konusu sınırlı ayni hak ise bu hak ile yükümlü olarak işleme devam edilir. Bu iddia ve itiraz haciz esnasında gerçekleşmiş ve tutanağa yazılmış ise, iddianın ayrıca tebliğine gerek kalmaksızın dosya takibin taliki ve devamı hususunda karar verilmek üzere icra mahkemesine gönderilir. Haczin uygulanması sırasında, istihkak iddiasına yönelik bir itiraz beyanı yok ise, haciz esnasında hazır bulunan taraflar üç günlük süre içerisinde sonradan itiraz edebilirler. Bu durumda, takibin devamı veya taliki hususunda karar verilmek üzere dosya icra mahkemesine gönderilir. Takibin taliki halinde, istihkak iddiasına konu mal üzerindeki satış durdurulur. Bunun için teminat yatırılması şarttır.

3. İstihkak iddiası rehin hakkına dayanıyor ve rehin alacağı hacizli malın kıymetinden fazla ise talik kararı ile satış durur. Rehin alacağı hacizli malın kıymetinden az ise mal satılır, rehin bedeli ihale bedelinden ayrılır. Diğer aynî haklarda, erteleme kararı bu haklara zarar vermeyecek şekilde kısıtlı olarak satılır.

Örneğin; satılacak bir araç üzerinde üçüncü şahsın rehin alacağı iddiası olduğunda eğer rehin bedeli araç bedelinden yüksek ise satış yapılmaz. Çünkü rehin alacağı rüçhanlı alacak olduğundan rehin bedelinden aşağı satış yapılamaz. Ancak iddia edilen rehin alacağı bedeli aracın satış bedelinden az ise satış yapılır ve istihkak iddiasına konu rehin bedeli ayrılır. Takibin devamına karar verilmesi halinde ise, satış dâhil tüm işlemler devam eder. Ancak, İİK’nun 97/10’a göre paylaştırma istihkak davasına bakan icra mahkemesinden sorulur.

Dava üçüncü şahıs lehine sonuçlanırsa, yani dava kabul edilirse, bu kararın kesinleşmesi ile haciz kalkar, mal istihkak iddia edene teslim edilir. Dava red edilirse haciz kesinleşir, takibe devam edilir

b. İstihkak Davasında Karineler ve İspat Yüküİstihkak davasında öğrenmeyle ilgili ve mülkiyetin ispatına ilişkin karineler öngörmüştür.

Öğrenmeyle ilgili karineler: Yasal Karine: İİK’nun 96/3. maddesi gereğince; istihkak davasının açıldığı veya istihkak iddiasının yapıldığı tarihte istihkak iddia eden ile birlikte oturan kimseler yahut bu şahısların iş ortakları iddianın yapıldığı tarihte veya istihkak davasının 97/9. maddesine göre açılmış ise davanın açıldığı tarihte malın haczine muttali olmuş (öğrenmiş) sayılır.

Fiili Karine: Öğrenme, tebliğ var ise tebliğ tarihine göre tebliğ yok ise, istihkak iddia edenin öğrendiğini bildirdiği tarih, öğrenme tarihi sayılır. Bu durumun aksini iddia eden alacaklı üçüncü kişinin daha önce öğrendiğini yazılı belgeyle ispatlamak zorundadır.

Mülkiyetin İspatına İlişkin Karineler: Alacaklı Lehine Yasal Karineler ve İspat Yükü (İİK. m. 97/a) Bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü şahısların taşınır malın birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlunun sayılır.

Bu karinelerin aksini ispat yükü üçüncü kişiye düşer. Borçlu ile birlikte oturan kişiler yararına yasal karine ve ispat yükü: Borçlu ile birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibariyle kadın, erkek ve çocuklarına aidiyetleri açıkça anlaşılan veya örf ve adet sanat, meslek veya meşgale icabı olanlar bunların kabul edilir. Bu durumda ispat yükü alacaklıya düşer.

Kaynak : Adalet Bakanlığı -http://www.pgm.adalet.gov.tr/duyuru/2012/aralik/1.pdf

Yorum Gönder

 
Top