.

.
.

Kısa Kısa

TBB, Avukat Makbuzu açık ve net olmalı, tartışma yaratmamalıdır.

T. 23.03.2014
E. 2013/760
K. 204/195

Taraf imzasını taşısa da, avukat tarafından düzenlenen makbuzun ne için alındığı, aidiyeti ve miktarı, hiçbir kuşku ve tartışmaya sebebiyet vermeyecek surette açık ve net olmalı, tartışma yaratmamalıdır. (Av. Yas 34, 134 TBB Mes.Kur 3, 4) İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;

Şikâyetli avukat hakkında ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/313 E. numarasıyla tazminat davasında tedbirin kaldırılması karşılığı 15.000,00 TL tahsil ettiği, “Belgedir- İ.A.’ten 15.000TL aldım.07.04.2009” yazılı belge verdiği ve bilahare bu belgeye kendi el yazısı ile “H.E.’e ait borca mahsuben” yazdığı halde işbu tahsilâtı belgenin aidiyetsizliğinden yararlanarak ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/313 Esas sayılı dosyasında tazminat davası için almadığını, ... l. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/345 Esas sayılı dava dosyasında takdir olunan tazminat için aldığını bildirerek Avukatlık Yasası 34, 134 ve TBB Meslek Kuralları 3, 4. maddelere aykırı davrandığı iddiası ile açılan disiplin kovuşturması sonucu eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

Şikâyet eden H.E., ... Barosuna vermiş olduğu 16.06.2009 tarihli şikâyet dilekçesinde özetle; kendisi aleyhine ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/313 E. numarasıyla tazminat davası açıldığını, bu davada şikâyetli avukat A.Ö.’nin davacılar vekilliğini görevini yerine getirdiğini, iş bu davada üzerine tedbir konulan taşınmazlardan 5000 m2 miktarlı olanı satma ihtiyacı duyması üzerine, aracılar vasıtasıyla şikâyetli avukat ile anlaşmaya vardıklarını, tedbirin kaldırılması üzerine tazminat davasına mahsuben yanında oğlu S.E. ve taşınmazı devrettiği İ.A. olduğu halde 15.000,00 TL ödemede bulunduğunu, kendisinden makbuz almadığını, daha sonra kendi avukatının uyarması üzerine makbuz istediğini, önce oğluna verdiğini söylediğini, daha sonra oğluna belge verilmediğinin anlaşılması üzerine “Belgedir- İ.A.’ten 15.000TL aldım.07.04.2009” yazılı belgeyi kendisinden aldığını, yine kendi avukatının uyarması üzerine dilekçede ekli belgeyi imzalatmak için şikâyetli avukatın yanma gittiğini, şikâyetli avukatın bu belgeyi imzalaması halinde davasının geçersiz sayılacağından bahisle belgeyi imzalamadığını ancak belgenin üzerine kendi el yazısı ile “H.E.’e ait borca mahsuben” yazarak geri verdiğini, daha sonra duruşmada bu parayı tazminat davası için almadığını, ... Asliye Ceza Mahkemesi’nde tarihinde karara çıkan ve temyiz aşamasında olan ceza dosyası için aldığını beyan ettiğini, oysa bunun ceza dosyasının kesinleşmemiş olması sebebiyle mümkün olmadığını belirterek şüphelilerden şikayetçi olduğunu beyanla gereğinin yapılmasını talep ettiği, Şikâyetli avukat savunmalarında özetle; müştekinin hakkında ileri sürdüğü iddiaların asılsız olduğunu, yapılan ödemeyi hiçbir şekilde inkâr etmediklerini, kendisinin olmadığı bir zamanda bürosuna gelen şahısların ödeme yaptıklarını, bürosunda çalışan A.O. isimli şahsında sadece ödemeyi yapan şahsın ismini ve ödenen miktarı yazmak suretiyle belge düzenlediğini, müştekinin kendisine yeniden gelmesi üzerine iki adet belge veremeyeceğinden bahisle önceki belgeye “H.E.’e ait borca mahsuben” şeklinde ilave yaptığını, bu hususlarda ... Cumhuriyet Savcılığına şikâyet üzerine yapılan soruşturma sonrasında takipsizlik kararı verildiğini, anlaşmazlığın ödemenin hangi dosya borcuna mahsuben yapıldığı noktasından kaynaklandığını, kendilerinin bu ödemeyi müştekinin de bilgisi doğrultusunda sonuçlanan ... Asliye Ceza Mahkemesinde hüküm altına alman manevi tazminat miktarlarına mahsuben yaptıklarını, zira Asliye Hukuk Mahkemesinde devam eden davada henüz tazminat miktarının bile hesaplanmadığını bu sebeple tahsilâtın buradaki alacak talebine ilişkin olmasının mümkün olamayacağını, haklarında böylesi asılsız şikâyetlerde bulunarak onurunu zedeleyenler hakkında gerekli işlemleri yapacağını beyan ederek hakkındaki suçlamaların tümünü reddettiği anlaşılmıştır. İncelenen dosya kapsamından; “Belgedir” başlıklı yazıda “İ.A.’ten 15.000TL aldım.07.04.2009 aldım.” yazılı belgenin altında A.O. isminin ve imzanın bulunduğu, belgeye daha sonra şikâyetli avukat A.Ö. tarafından da beyan ve kabul edildiği gibi “H.E.’e ait borca mahsuben” şeklinde el yazısı ile ilave yapıldığı, “Makbuzdur” başlıklı yazının daktilo ile yazıldığı ve içeriğinde “... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/313 E. sayılı dosyasında talep edilen tazminata mahsuben H.E.’ten 15.000,00TL (On beş bin Lira) haricen tahsil edilmiştir. 07.04.20” yazdığı yazının altında da davacılar ve vekili Avukat A.Ö. yazılarak imzaya açıldığı, ancak imza atılmamış olduğu, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/313 E. sayılı dava dosyasının incelenmesinde; Davacı Ümmü Atılı tarafından kendi adına asaleten küçük çocukları E. ve K.’ye velayeten vekili Av. A.Ö. aracılığı ile H.E. aleyhine fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 20.000.00 TL’lik “destekten yoksun kalma sebebiyle maddi tazminat” davası açıldığı, davalı adına kayıtlı taşınmazlar üzerine tedbir konulduğu, kusur ve maddi tazminat miktarlarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve raporların dosyaya sunulduğu, davacı vekilinin 08.04.2009 tarihli dilekçeyle davalı adına kayıtlı ... ilçesi … Köyü, 2 pafta, 1636 ve 1648 parselde kayıtlı taşınmazlar üzerindeki tedbirin kaldırılması yönünde talepte bulunduğu, bu talebin Mahkeme tarafından aynı tarihte kabul edilerek ilgili taşınmazlar üzerindeki tedbirin kaldırıldığı, davanın tarihinde karara çıktığı, verilen kararda davanın kısmen kabulüyle yapılan ödemenin maddi tazminata sayılması gerektiğine hükmedildiği, ... l. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/345 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde ise, Sanık H.E. hakkında' 26.10.2003 tarihinde meydana gelen kaza sonucu 2004/36 E. numaralı dosyasıyla A.A.’nın “tedbirsizlik dikkatsizlik neticesi” ölümüne sebep olmaktan kamu davasının açıldığı, yapılan yargılama sonucunda verilen kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine yeniden yapılan yargılamaya 2006/118 E. devam edildiği bu karar üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda da kararın bozularak döndüğü, en son olarak davanın yukarıda belirtilen esas numarasıyla devam ettiği ve dosyanın 05.11.2008 tarihinde karara çıktığı, ancak temyiz edilmesi sebebiyle kararın henüz kesinleşmediği, iş bu davada katılanların manevi tazminat talebinde bulundukları, katılanların bu taleplerinin kısmen kabulüyle maktulün eşi Ü. A. 4000,00TL, çocukların her biri için ayrı ayrı 3000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği,anlaşılmaktadır. Baro Disiplin Kurulunun ise 29.04.2011 Tarih ve 201 1/18 Karar sayılı karar ile şikayetli Avukat hakkında kınama cezası verdiği, bu karara karşı Şikâyetli Avukatın 19.03.2012 tarihli yazısı ile TBB Disiplin Kuruluna itirazı üzerine, TBB Disiplin Kurulu’nun 28.09.2012 gün ve 2012/249 Esas, 2012/492 Karar sayılı kararıyla, şikayetli avukat hakkında soruşturma ve kovuşturma izni verilip verilmediğinin, kovuşturma açılmış ise; kesin sonucunun beklenilmesi, sonuçlanmış ise; kesinleşme şerhi ile birlikte mahkeme kararının dosya içine konularak oluşacak duruma göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek, şikayetli Avukat hakkında kınama cezası verilmesine dair kararı bozulduğu, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/313 Esas sayılı dosyanın 26.05.2009 günlü duruşmasına “Davalı vekili bilirkişi raporunu inceleyerek beyanda bulunalım ayrıca Asliye Ceza Mahkemesi’nde bulunan tazminat miktarı 10.000.00 TL’dir ve ilgili dosya henüz kesinleşmemiştir. Ayrıca 15.000.00 TL bu dosya için ödendiği için bu dosyada üzerine tedbir konulan taşınmazdaki ihtiyati tedbir davacı tarafça kaldırılmış ilgili taşınmaz satılmıştır. Bu nedenle beyanı kabul etmiyoruz Ödeme bu dosyada dava edilen hususlara ilişindir dedi Davacı vekili yeniden söz alarak davacı tarafın beyanını kabul etmiyoruz ceza dava dosyası sadece usulden bozulmuştur ilgili dosyada hüküm olunan tazminatın ferileri vardır ve 15.000.00 TL’yi da geçecektir dedi, beyanının yazılı olduğu, ... İcra Müdürlüğü’nün 2011/1635 Esas sayılı dosyasında 30.05.2011 tarihli ödeme emri ile ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce takdir olunan 10.000.00 TL manevi tazminat ve ferileri için 14.050.00’TL’lik takip açıldığı,
... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/313 Esas, 29/394 Karar sayılı kararının temyizine ilişkin dilekçede “ Davalı H.E. tarafından 07.04.2009 tarihinde ödenen 15.000.00 TL ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/345 Esas, 2008/191 Karar sayılı dosyasındaki manevi tazminat ve ferilerine mahsuben ödenmiştir” sözlerinin yazılı olduğu, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 29.12.2009 tarih ve 2005/313 E, 2009/394 K. sayılı karar gerekçesinde “Yargılama sırasında davalı tarafça 07.04.2009 tarihinde davacı tarafa herhangi bir açıklamada bulunulmaksızın 15.000,00.TL ödemede bulunulduğu, davacı taraf yargılama aşamasında iş bunu işlemiş faizleri saydıklarını belirtmekle faiz miktarı yönünden de rapor alınmıştır. Yasalar ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre bu nevi bir kısmi ödemenin davacı alacalı tarafça öncelikle işlemiş faizlere mahsubunun olanaklı olması nedeni ile Mahkememizce de iş bu ödenen miktarın işlemiş faizlere mahsubuna karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış” sözlerinin tazılı olduğu görülmüştür. Avukatlık Yasasının 34. maddesi “ Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler ” Avukatlık Yasası’nın 134. maddesi “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.” Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3. maddesi “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür” Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4. maddesi “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümlerini amirdir. Düzenlenen makbuzun hangi alacak için alındığı bildirilmemiştir. Oysa TBB Disiplin Kurulu’nun 23.01.2004 tarih ve 2003/325 E. 2004/25 K. Sayılı kararında ifade edildiği gibi; ‘Taraf imzasını taşısa da, avukat tarafından düzenlenen makbuzun ne içiıı alındığı, aidiyeti ve miktarı, hiçbir kuşku ve tartışmaya sebebiyet vermeyecek surette açık ve net olmalı, tartışma yaratmamalıdır.’ Kararından görüldüğü üzere makbuz açık ve net,aidiyeti belli olmalı ve tartışma yaratmamalıdır. Kaldı ki dosya kapsamına göre ... İcra Müdürlüğü’nün 2011/1635 Esas sayılı dosyasında 30.05.2011 tarihli ödeme emri ile ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce takdir olunan 10.000.00 TL manevi tazminat ve ferileri için 14.050.00’TL’lik takip açıldığı halde 07.04.2009 tarihli makbuzla alınan paranın bu alacağa mahsuben alındığı savunulmaktadır. Tahsilât varsa bu takip neden açılmıştır. İzah edilememiştir. Avukatlar özen ve doğruluk kurallarına göre hareket etmek, kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde sadakatle davranmak mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır. Eylem Avukatlık Yasası 34, 134 ve TBB Meslek Kuralları 3, 4. maddelere aykırı olmakla disiplin suçudur ve Avukatlık Yasası 136/1. madde gereği en az kınama cezası tayini gerekmekte ise de aleyhe itiraz olmadığından reddi ile kararın onanması gerekmiştir. Sonuç olarak Şikâyetli Avukat A.Ö.’nin itirazının reddi ile ... Barosu Disiplin Kurulu’nun “Uyarma Cezası Verilmesine” ilişkin 15.03.2013 gün ve 2012/36 Esas 2013/5 Karar sayılı kararının “ONANMASINA”, katılanların oybirliği ile karar verildi. TBB Disisplin Kararlarından -

Hiç yorum yok