0
-- --
T. 03.05.2014
E. 2014/124
K. 2014/304

Avukat mesleki faaliyetlerini yürütürken sadece istediği sonucu elde etmeyi düşünmemeli, tüm davranışlarında saygın bir mesleğin mensubu olduğunu unutmamalı, taciz amaçlı uyarı mektubu gönderilmemelidir.

(Av. Yas. 34, 134 ve TBB Mes. Kur. 3, 4.)

İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;

Şikâyetli avukat hakkında ... 28. İcra Müdürlüğü’nün 2011/2519 Esas sayılı dosyası ile yaptığı icra takibine karşı yapılan itiraz üzerine yasal süresi içinde dava açılarak itirazın kaldırılmasına veya iptaline ilişkin karar alınmaksızın icra dosyasından haciz işlemi yapılmayacağını bilmesi ve hukuken yapamayacağı bir işlemi yapacakmış gibi gösterir şekilde borçlularına ister mesaj ister bilgilendirme veya uyarı metinleri göndermesi ve neticesinde dava açmadan itiraz edilerek durdurulmuş icra dosyası borcunun ödenmesini sağlayacak iş ve işlem yapması avukatlık unvanının saygınlığına zarar verici işlemler arasında olup Avukatlık Yasası 34, 134 ve TBB Meslek Kuraları 3, 4. maddelere aykırı olduğu iddiası ile açılan disiplin kovuşturması sonucu eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

Şikâyetçi dilekçesinde, … Hizmetleri A.Ş. Vekili olarak hakkında ... 28. İcra Müdürlüğü 2011/ 2519 sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, icraya yaptığı itiraz üzerine yakınılan avukatça hakkında her hangi bir dava açılmadığını ancak buna rağmen sürekli olarak cep telefonuna borcu ödemesi yönünde mesajlar gönderildiğini, mesajların bir tanesinde “GSM borcunuzu borçtan haberdar olmanıza rağmen ödeme yapmadığınızdan dolayı gün içinde icraî işlem yapılacaktır. Av. M.E.” ibaresinin bulunduğunu yine “yarım saat içinde ev ve işyerinizde haciz işlemi yapılacaktır.”, “… Kavşağı'ndayız 2 saat sonra evinizdeyiz” , “daha önce de aradık ama ödeme yapmadınız bu gün eşya kaldırma işlemi yapacağız.” şeklinde mesajlar da attığını, bu şekilde borca itiraz üzerine durdurulan icra takip dosyasıyla ilgili işlem yapması mümkün olmayan şikâyetli avukatın kendisine sürekli mesaj atarak borcu ödemeye zorlaması, kendisini rencide etmesi, baskı yapması üzerine hakkında şikâyetçi olduğunu ederek şikâyetçi olduğunu belirttiği,

Şikâyetli Avukatın önceki beyan ve savunmalarında özetle; “Şikâyetçi aleyhine alacaklı … İletişim Hizmetleri vekili olarak ... 28. İcra Müdürlüğü 2011/ 2519 Esas sayılı dosya ile icra takibine girişildiğini, yakının itirazı üzerine takibin durduğunu, itiraz bilgisi kendilerine ulaşan aboneler hakkında dava açılması haricinde herhangi bir işlem yapılmadığını, şikâyetçinin 24.02.2012 tarihinde dosya borcu olan 158,00 TL’sini ödeyerek dosya borcunu kapattığını, takip tutarları düşük olan borçluların en az maliyetle borçlarını kapatması düşüncesiyle abonelere kurum tarafından veya kendilerince mesaj, uyarı mektubu, telefonla bilgilendirme yapıldığını yakınanla ilgili özel bir kayıt tutulmadığını, yakınanın iddialarının soyut olduğunu ileri sürerek hakkındaki suçlamaları reddetmiştir. Şikâyetlinin avukat tarafından Disiplin Kurulumuza verilen 08.02.2013 tarih ve 3835 BK sayılı savunma dilekçesinde ise icra takip dosya borcuna itiraz eden borçlu şikâyetçiye gönderilen ödeme mesajının ofislerinde icra takip elemanı olarak çalışan bir personeli tarafından, kendi bilgisi dışında yanlışlıkla gönderildiğini savunduğu” anlaşılmaktadır.

İncelenen dosyadaki bilgi ve belgelerden; Şikâyetli avukatın, … İletişim Hizmetleri A.Ş. vekili olarak yakınan aleyhine ... 28. İcra müdürlüğü 2011/ 2519 sayılı dosya ile icra takibi başlattığı,

Şikayetçinin Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan şikâyet üzerine açılan 2012/ 63 sayılı soruşturma dosyasındaki 05.01.2012 tarihli Mağdur/Yakınan Beyan tutanağında; ... Cumhuriyet Başsavcısı T.K. tarafından yakınanın 05.. 973 .. .. numaralı telefonuna 04.10.2011 günü saat 15,16 da “gsm/int borcunuzu borçtan haberdar olmanıza rağmen, ödeme yapmadığınızdan dolayı gün içinde icrai işlem yapılacaktır. ... vekili 2323883280-5074798…-5074798… Alındı:15:16:15 04.10.2011” şeklinde mesaj gönderildiğinin tespit edildiğine dair bilgi ve belgenin mevcut olduğu,

Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde 28.09.2012 gün ve 2011/416 Esas sayılı kararla 22.06.2013 tarihinde kesinleşmiş bir uyarı cezasının olduğu, aldığı anlaşılmaktadır.

Şikâyetli avukatın 24.12.2014 evrak kayıt tarihli dilekçe ile karara itiraz ettiği, itirazında özetle; Borca vaki itirazın tarafına tebliğ edilmeden bilgi sahibi olmasının mümkün olmadığını ve icra dosya miktarının da düşük olması hasebiyle (53,82 TL) aboneye borcun ödenmesi ile ilgili telefon mesajı gönderildiğini, bu konuda başkaca bir eylem de söz konusu olmadığını, hakkımda verilen uyarı cezasının kesinleşme tarihi 22.06.2013 tarihi olmakla tekerrüre esas olamayacağını, kesinleşmeyen bir cezanın varlığından önce vuku bulan iş bu olay, ilk disiplin kovuşturması olarak dikkate alınması gerekip kınama yerine uyarı cezası verilmesi icap edeceğini bildirdiği görülmektedir.

TBB Disiplin Kurulu’nun 07.11.2003 gün ve 2003/233 esas, 2003/361 karar sayılı karar “Gönderilen yazıda hacze “polisle birlikte gelineceğinin” ve “çilingir marifetiyle kapının açılacağının” bildirilmesi, muhatabı korkutmaya ve baskı altına almaya yönelik bir davranıştır. Bu tür eylemlerin toplumda mesleğe olan güveni sarsacağı ve avukatların itibarını önemli ölçüde zedeleyeceği açıktır.

Avukat mesleki faaliyetlerini yürütürken sadece istediği sonucu elde etmeyi düşünmemeli, tüm davranışlarında saygın bir mesleğin mensubu olduğunu unutmamalıdır.

Mesleki yetkilerin sınırlarını zorlamak, hukuk dışı yollara sapma eğilimi göstermek avukatlara yakışan davranışlar değildir.

Kaldı ki, icra takibinden sonraki işle ilgili yazışmaların icra dosyası kanalıyla yapılması asıldır.” gerekçesinde de bildirildiği üzere takip açıldıktan sonra yapılacak bütün yazışmaların icra aracılığı ile yapılması asıldır.

Dosya kapsamına göre alacak miktarının düşük olduğu gerekçesi ile takibin kesinleşip kesinleşmediği dahi araştırılmaksızın alacağın tahsiline çalışıldığı, bir başka anlatımla Şikâyetçinin müteaddit kez taciz edildiği tartışmasızdır.

Bu nedenlerle eylem esans Avukatlık Yasası 34, 134 ve TBB Meslek Kuralları 3, 4. maddelere aykırı olmakla Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendire isabetli olmakla kararın onanması gerekmiştir.

Sonuç olarak Şikâyetli avukat M.E.’ın itirazının reddi ile ... Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikayetli Avukat hakkında “Kınama Cezası İle Cezalandırılmasına” ilişkin 25.10.2013 gün ve 2012/206 Esas, 2013/231 Karar sayılı kararının ONANMASINA, katılanların oybirliği ile karar verildi.

Kaynak : TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ - DİSİPLİN KURULU KARARLARI

Yorum Gönder

 
Top