.

.
.

Kısa Kısa

Avukatın Özen Yükümlülüğüne Aykırı Davranmasının Sonuçları Nelerdir

Özen Yükümlülüğünü İhlalin Sonuçları:

Avukatın özen yükümlülüğünü ihlal etmesi onun hukuki, cezai ve disipliner sorumluluğunu doğurabilir. Bu çalışma içinde disipliner sorumluluğa çeşitli başlıklar altında TBB Disiplin Kurulu Kararlarına yer verilerek değinildiği için ayrıca bir inceleme konusu yapılmayacaktır.

Hukuki Sorumluluk


Avukatlık sözleşmesi ile avukat, üzerine aldığı işin sonucunu taahhüt etmemektedir. Dolayısıyla, sadece vekilin yöneldiği sonucun ortaya çıkmaması özen yükümlülüğünün yerine getirilmediği anlamına gelmez. Müvekkil, avukatın meslek kurallarını ihlal eden aktif bir davranışta bulunduğunu veya yapması gerekeni yapmayarak pasif kaldığını ve bunun hayat tecrübesi ve işlerin olağan akışına göre sonucu olumsuz etkilediğini ispat yükü altındadır. Eğer müvekkili özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle arzulanan sonucun ortaya çıkmadığını ispat ederse, avukat bir kusurunun bulunmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. Avukatın özen yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle sorumlu tutulması için onun hem kusurlu olması hem de ihlal ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağı bulunması gerekir. Müvekkil, avukat aleyhine açmış olduğu sorumluluk davasında onun akdi bir yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle kendisini zarara uğrattığını ispatlayacaktır. Buna karşılık, avukat ise kusursuz olduğunu ispatlamak suretiyle kendisini sorumluluktan kurtarabilecektir.

Cezai Sorumluluk

Özen yükümlülüğünün ihlali, koşulları varsa, aynı zamanda bir suçun ortaya çıkmasına sebebiyet verir mi? Evet, bu yükümlülüğüm ihlali “görevi kötüye kullanma suçu”nu oluşturabilecektir. Bu suçu düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesinin ikinci fıkrasına göre kanunda açıkça tanımlanan haller dışında görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız kazanç sağlayan kamu görevlisi suç işlemiş sayılmaktadır. Bu suçun işlenmesi için failin kamu görevlisi olması gerekmektedir. Avukatın ise icra ettiği meslek nedeniyle kamu görevlisi olduğu tartışmasızdır. Nitekim Avukatlık Kanunu. madde 62 uyarınca Avukatlık Kanunu ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatı ile veya Türkiye Barolar Birliğinin yahut baroların organlarında görevli olarak kendisine verilmiş bulunan görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukat Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesi hükümlerine göre cezalandırılır. Görüldüğü gibi burada doğrudan TCK m. 257’ye atıfta bulunulmuştur. Şu halde avukatın üzerine düşen işi hiç yapmaması ya da geç yaparak özen yükümlülüğünü ihlal etmesi bu madde uyarınca cezalandırılmasına yol açabilecektir.

İş Sahibi ile Özdeşleşmeyin


Avukat ister müdafi ister vekil olsun iş sahibi ile özdeşleşemez. Zaten bu ceza yargılamasındaki avukatın görevi ile de ters düşer. Hukuk yargılamasının aksine müdafi veya vekil görevini üstlenen avukat temsilci değildir. Avukatın gerçek bağımsızlığı ceza yargılaması sırasındaki faaliyetinde çıkar. Ceza yargılamasında konu doğrudan bireydir, bireyin ise gerek doğuştan gerekse sonradan kazanılmış hakları vardır. ! TBB Disiplin Kurulu’nun 21.02.2013 tarih, 2012/591 Esas 2013/135 sayılı kararında şikâyetli avukat gece saat 02: 00 den sonra polis aracılığı ile girilemeyen ve Cumhuriyet Savcısı tarafından işlem yapılmaması doğrultusunda verilen talimat uyarınca düzenlenen tutanağı imzalamış ancak yarım saat sonra aynı yere çilingir vasıtası ile girilmesine iştirak etmesi “taraflar arasındaki ihtilafın dışında kalmak ilkesinin açık bir ihlali olup olmadığı” hususu tartışılmıştır. Bu karar, Avukatlık Yasası 2.madde; TBB Meslek Kuralları 6. madde’ye dayanılarak başlatılan disiplin kovuşturmasına örnek teşkil etmektedir.

Müvekkilinizi Tanıyın

Müvekkile ve müvekkilin davasına inancınızı gösterin. Davanın mahiyeti ve müvekkilin türü, bir avukat ve müvekkil arasındaki ilişkiyi etkiler. Avukatın, müvekkili ve müvekkilinin başkaları tarafından nasıl algılanacağının anlaması gerekir. Dolayısıyla avukat, vekillik görevinin amacı hususundaki müvekkilinin görüşlerine uygun davranmalı ve müvekkili ile duruşmalarda nasıl bir yol izleneceği konusunda istişarelerde bulunmalıdır. Avukat bağımsızlığı gereği istemediği bir davayı almak zorunda değildir. Ancak bunun istisnaları CMK Zorunlu Müdafilik görevlendirilmesinde mevcuttur. Zorunlu müdafilik hallerinde de avukatın işi özenle takip yükümlülüğü devam etmektedir. ! TBB, 15.03.2013 tarih, E.2012/597, K.2013/187 nolu Disiplin Kurulu kararında şikâyetli avukatın CMK 150. madde uyarınca Baro tarafından müdafii olarak atandığı ve duruşmaya katıldığı, yargılama sonunda şikâyetçinin hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına dair verilen karar şikâyetli avukata tefhim olunduğu halde temyiz yoluna başvurmayarak şikâyetçinin mağduriyetine neden olması, 1136 sayılı Av.Y. m. 34, 134, 136/1, 171; TBB Meslek Kuralları 3, 4 kapsamında incelenmiştir. ! TBB 15.03.2013 tarihli, 2012/598 Esas, 2013/188 Karar sayılı Disiplin Kurulu Kararında, şikâyetli avukatın müdafilik görevi iddianamenin kabulüne karar verilmesine kadar devam ettiği halde, ücretsiz olarak her türlü hukuki yardımı yapmak yükümlülüğünde olmasına rağmen avukatlık ücret sözleşmesi yapmasının, avans almasının, bu uygulamasına haklılık gerekçesi olarak, soruşturma tamamlanmadan yaptığı ifade alınmasını talep etmesi, tutuklama kararına itiraz etmesi gibi hukuki yardımları göstermesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Bu kararda 1136 sayılı Av.Y. m. 34, 136/1; TBB Meslek Kuralları 3, 4; CMK Yönetmeliği m. 7/C incelenmiştir. ! TBB 18.05.2013 tarihli, 2012/749 Esas, 2013/326 karar sayılı Disiplin Kararında da belirtildiği gibi Baro tarafından görevlendirme yapılmadıkça avukatın zorunlu müdafilik görevini üstlenmesi ve bununla ilgili ücrete hak kazanması disiplin cezası gerektirir. Şikâyetli avukatın Cumhuriyet Savcısının sözlü ricası veya ısrarı üzerine olsa dahi, baronun görevlendirmesini beklemeden zorunlu müdafilik görevini üstlenmesinin 1136 sayılı Av.Y. m. 34, 136/2 ; TBB Meslek Kuralları 5, 11 maddelerine aykırı olduğu karara bağlanmıştır.
emsil Görevinizi Gereği gibi Yapın Avukat, müvekkilini meslek kurallarına uygun bir şekilde uzmanca temsil etmeli ve hem süratli hem de dikkatli olmalıdır. Müvekkilin ehil bir şekilde temsili konusunda nelerin kabul edilebilir olduğunu toplumun meşru standartları gösterir. Aynı zamanda gerek iç hukuk, gerekse uluslararası meslek kuralları da ilkeler ihdas etmiştir. Ceza davalarında müdafi vekil olmadığından sanığın maddi savunması ile müdafiin teknik savunmasının birbirine uygun düşme zorunluluğu yoktur çünkü avukat görevinde bağımsızdır. Yargıtay 4. Hukuk dairesi 23. 11. 1979 tarih ve 2497/8629 sayılı kararında ! ‘Avukat, müvekkilinin her isteğini sınırsız bir şekilde yerine getirmek şöyle dursun, hukuk konusundaki bilgi ve deneyimlerini yasalar ve adalet yararına kullanma ödeviyle bağlı ve yükümlüdür ve avukatlık kamu hizmetidir’’ demektedir. ! TBB’nin 04.10.2013 tarihli, 013/307 Esas, 2013/759 karar sayılı Disiplin Kurulu kararında avukatların özen ve doğruluk kurallarına göre hareket etmek, kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde sadakatle davranmak mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorunda olduğunu Av.Y. m. 34, 134; TBB Meslek Kuralları 3, 4 maddelerine dayanarak belirtmiştir. Karara konu olan olayda, şikâyetli avukat hakkında bağlı bulunduğu baro tarafından, Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu müvekkilini ziyaret girişinde, üzerinde cep telefonu, sim kartı ve 2 adet şarj cihazını beyanı hilafına bulundurduğu iddiası ile başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir. Disiplin Kurulunca bu ceza anılan maddeler doğrultusunda onaylanmıştır. ! Yine TBB’nin, 06.09.2013 tarihli ve 2013/124 Esas, 2013/673 karar sayılı Disiplin Kurulu kararında belirttiği gibi, bir avukatın yüklendiği ve bir miktar ücret de tahsil ettiği iş hakkında gerekli özeni göstermemiş olması, işi üstlenirken dava açmaya yeterli bilgi ve belgeleri oplamaması ve bunların toplanması için sonradan da çaba göstermemesi, şikâyetçi müvekkiline bu hususta yazılı bilgi ve uyarı yapmadan davanın açılmamış olması disiplin cezasını gerektirmiştir. Bu kararında da TBB Disiplin Kurulu 1136 sayılı Av.Y. m. 34, 37, 38/A, 134 ; TBB Meslek Kuralları 3, 4, 5 maddelerini hatırlatmaktadır.

Kaynak : Kararara.com /


Hiç yorum yok