.

.
.

Kısa Kısa

Avukatın Mahkeme, Müvekkil ve Meslektaşları ile İlişkileri

Avukatın Mahkeme, Müvekkil ve Meslektaşları ile Olan İlişkilerinde Etik

Avukat savunma görevini icra ederken yargının diğer aktörleri ile sürekli bir iletişim halindedir. Nihai amaç adaletin tesisi olduğu için bu iletişim de etik kurallar çerçevesinde gerçekleşmelidir. Avukattan, mahkemeyi ikna ederken, müvekkile karşı yükümlülüklerini yerine getirirken ve diğer meslektaşları ile ilişkilerinde meslek etik kurallarına uyması beklenir.

Avukat Mahkemeyi İkna Ederken Kullandığı Metotlarda Neye Dikkat Etmeli?

Ünlü Hukukçu Prof. Dr. Ernest Hirş’in Pratik Hukukta Metod adlı eserinde belirttiği gibi, modern usule iki ilke hâkimdir. Birincisi Jura Novit Curia (Kanun mahkemece bilinir) ve Da Mihi Factum,Dabo Tibi Jus (Olayı izah et ki hüküm vereyim). Dolayısıyla avukatın görevi en genel tanımıyla mahkeme heyetini ikna etmektir. Yani avukatın talep ve kanıtlarına dayanak olan hususları toplaması ve mahkemeye açık bir tarzda sunması bu ilkeden kaynaklanır. Ancak ikna ederken genç bir avukata savunma etiğinin gerekleri göz önünde bulundurularak şu hususlar tavsiye edilebilir.

Özdeşleşmeden Kişiselleştirin

Her ne kadar avukat ile müvekkil özdeşleşmemesi kuralı mevcutsa da yargılamada hakimlerin avukatın müvekkiline ve davasına inandığını hissetmeleri ve anlamaları gerekir. Savunma ortaya konulurken avukat dava dosyasına hakim olduğunu hissettirmelidir. Dava dosyasının içeriğinden habersiz ve ilgisiz avukat inandırıcılıktan uzaktır. Vekalet görevini savsaklayan avukatın bu hareketi meslek kurallarına da aykırılık teşkil etmekte, disipliner, cezai, hukuki sorumluluğuna neden olmaktadır. Aşağıda avukatın özen yükümlülüğü ayrıca düzenlenmiştir.

Objektif Olun

Sonsteg’e göre avukat hem taraflı hem de tarafsız bir katılımcıdır. Avukat, adil ve sunduğu olay ile ilgili olarak uygulanabilir hukuku da sunan biri olmalıdır. Bu husus avukatın bağımsızlığı ile alakalıdır. Bu bağımsızlık müvekkile karşı olduğu gibi kendine karşı da olmalıdır. Avukat için sübjektiflik adaletten yana olmak şeklinde tezahür edebilir.

Güvenilir Olun

Avukatın herkes tarafından sevilmesi mümkün olmayacaktır ancak toplum içinde saygı duyulan biri olması gerekir. Avukatlık yasasının 134. ve Meslek Kurallarının 3. maddesi bu konuyu düzenlemiştir. Avukat sözleşme hükümlerine ters düşmese bile toplumun önem verdiği moral değerlere ters bulunan bir amacın gerçekleşmesine araç olamaz. Çünkü avukatlık her şeyden önce bir kamu hizmetidir ve avukatlık kanunun avukatlık mesleğine güvenin sarsılmamasını sağlayacak biçimde çalışmak zorundadır.


Bazı davranışların yasalara uygunluğu yeterli mazeret sayılamaz. Avukat ‘hukuka uygunluk’ ölçüsüne bağlıdır. Türkiye Barolar Birliği (TBB) bir kararında avukatlık mesleğinin itibarını zedeleyecek kanunun inancını ve güvenini sarsacak, tutum ve davranışlardan kaçınmak ve mesleğin gerektirdiği dürüstlükle çalışmak zorunda olunduğunu belirtmiştir57. Nitekim bu kural evrensel nitelikteki meslek kurallarında da belirtilmiştir. Bern kurallarına göre ‘Avukat mesleki faaliyetini resmi makamların ve kanunun ihtiyacını sağlayacak şekilde yerine getirir’58 demektedir. Ünlü avukat Berryer’in fakirlik içinde ölmek üzereyken kendisine şimdiye kadar teklif edilen, ayaklarına serilen altınları neden almadığı sorulması üzerine ‘Almak için eğilmek lazımdı’ dediği rivayet edilir.

Hata Yapabilirsiniz

Her avukat hata yapabilir ancak önemli olan hatalarının sorumluluğunu üstlenmesidir. Ayrıca yapılan hatanın temelinde bilgisizlik ve ilgisizlik olmamalıdır. Onun için her somut olayda özenli davranmak zorundadır. Müvekkille olan ilişkilerin temelinde karşılıklı güven duygusu yatar. Avukat Meslek Kurallarının 38. madde ikinci paragrafında da belirtildiği üzere zamanının ve yeteneklerinin erişemediği biri işi kabul etmemelidir.

Tanıkları Tanıyın

Tanıkların güvenirliliğini ve tanıklık yapmakta ne kadar istekli olduklarını önceden tespit edin. Avukat tanığı anlarsa, tanığın güçlü ve zayıf yönlerini bilirse, tanığın gerçekçi taraflarını inandırıcı bir şekilde gösterebilir. Avukatın tanıkla ilişkisi duruşma öncesi ve sonrası olarak ikiye ayrılabilir. Dava öncesi somut hukuki olayda dinletilmek istenilen taraf tanığının neleri bilebildiğini, somut olaya katkısını duruşma öncesinden tespit etmelidir. TBB Meslek Kurallarının 24. maddesi’nde de ‘avukat ileride tanık olarak dinlenecek kimselerden istisai olarak bazı hususları öğrenmek mecburiyetinde kalmış olursa, onları etkilemiş olma şüphesi altına düşmekten kaçınmalıdır. Avukat, tanıklara tavsiyelerde bulunmaz, ne şekilde tanıklık edecekleri veya hakim önünde nasıl hareket edecekleri hakkında talimat veremez’ diyerek tanıkları etkileme yasağı getirmiştir.

Kararara.com

Hiç yorum yok