0
-- --
TBB DİSİPLİN KURULU KARARI
T. 04.04.2014
E. 2014/5
K. 2014/219

Şikâyetli avukatları mirasın reddine ilişkin kararın icra dosyasına ibraz edilmesine karşın, birçok haciz öncesi uyarı ve ödeme mektuplarını ısrarla göndererek yasal bir hakkı taciz amaçlı kullanmaları.

(Av. Yas. 34, 134 TBB Mes. Kur 3,4)

İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;

Şikâyetçi dilekçesinde özetle; şikâyetli avukatların, … Telekomünikasyon A.Ş. vekili olduğunu, eşinin 01.03.2009 tarihinde vefat ettiğini ve yasal süresinde reddi miras kararının alındığını, 23.07.2009 tarihinde bu kararı kurum müdürlüğüne ibraz ettiğini, eşine ait telefonlara ait borçlar nedeniyle nerdeyse her ay “haciz öncesi uyarı ve ödemeye davet mektubu”, “bilgilendirme ve ödemeye davet mektubu” başlıklı mektuplar ile Seçkin Hukuk Bürosu tarafından cep telefonuna mesaj gönderildiğini, yaptığı tüm telefon görüşmelerinden işlemde bulunan şikâyetli avukatların eşinin vefatından ve reddi miras kararından haberdar olmadıklarını, dikkatsiz ve umursamaz bir tavırla mesleklerini icra ettiklerini, bu şekilde tacizkar eylemde bulunduklarını beyan ettiği,

Şikâyetli avukatların savunmalarında şikâyetçinin eşine ait iki adet telefon borcu için iki ayrı takip yapıldığını, şikâyetçinin bunlardan birine mahkeme kararını sunduğunu, diğerine sunmadığını, hukuk bürosunda 23 avukatın çalıştığını ve 20.000.- adet icra dosyası ile ilgilenildiğini ve gerek dosya sayısının çokluğu gerek insani faktörlerle bazen işlemlerde gözden kaçan ve kasti olmayan durumların meydana geldiğini, şikâyet dilekçesindeki ithamları kabul etmediklerini beyan ettikleri görüldü.

Dosya içeriği belge ve beyanların incelenmesinden; Şikâyet konusuna ilişkin olarak, şikâyetli avukatların takip ettiği icra dosyasındaki borcun ödenmesine ve yine yasal bir takip olmasına karşın, yasal prosedür dışında şikâyetçinin eşine “haciz öncesi uyarı ve ödemeye davet mektubu”, “bilgilendirme ve ödemeye davet mektubu” başlıklı yazılar olduğu anlaşılmaktadır.

... Barosu Başkanlığı şikâyet üzerine başlattığı soruşturmada Raportör üyenin vermiş olduğu 31.05.2012 tarihli rapor doğrultusunda ... Barosu Yönetim Kurulu tarafından 14.06.2012 gün ve 2011/Ş.924, 2012/906 Karar No.lu kararı ile “şikâyetli avukatların takip ettiği icra dosyasındaki borcun ödenmesine ve yine yasal bir takip olmasına karşın, yasal prosedür dışında şikâyetçinin eşine “haciz öncesi uyarı ve ödemeye davet mektubu”, “bilgilendirme ve ödemeye davet mektubu” başlıklı yazılar göndermesinin, meslek kurallarımızın 4/1. maddesinde belirtilen , “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” kuralına aykırı olduğu anlaşılmakla, şikâyetli avukatlar hakkında Avukatlık Kanunu’nun 34. ve 134. maddeleri gereğince ayrı ayrı disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,

Şikâyetli avukatlar 12.09.2012 tarihli savunmalarında, taraflarından şikâyetçinin eşine gönderilmiş bir uyarı mektubunun bulunmadığını, ofisten borç ile ilgili olarak telefonla aranmış olmasının rahatsızlık yaratabileceğini, avukatların görevinin yalnızca icra takibi ya da dava açmak olmadığını, uzlaşı görüşmelerinin de yapılabileceğini bildirerek şikâyetin reddini talep ettikleri görülmüştür.

Şikâyetçinin 26.11.2012 tarihinde sunduğu dilekçesinde şikâyetliler hakkında gereğinin yapılmasını talep ettiği ve vefat eden eşine gönderilmiş bulunan belgeyi sunduğu görülmüştür.

Şikâyeti inceleyen ... Barosu Disiplin Kurulu 15.07.2013 gün ve 2012/D.461 Esas, 2013/353 Karar sayılı kararında“…dosya içerisindeki belgelerden telefon abonesi 01.03.2009 tarihinde vefat ettiği, süresi içerisinde mirasın red olunduğu, red keyfiyetinin 25.09.2009 tarihinde ... 2.İcra Müdürlüğü’nün 2009/31291 Esas sayılı dosyasına, 23.07.2009 tarihinde … Telekom Müdürlüğü’ne yazı ile bildirildiğinden, red keyfiyeti bildirilmiş olmasına rağmen, buna karşın muhtelif tarihlerde şikâyetçiye borç bildirimlerinde bulunulduğu, borç bildirimlerinin içeriği korku ve endişe yaratacak nitelikte olduğu görülmekle, şikâyet olunan avukatlar hakkında ayrı ayrı, Avukatlık Kanunu’nun 34. ve 134.maddeleri ile TBB Meslek Kuralları 4/1 maddesi uyarınca, kınama cezası ile cezalandırılmasına…” gerekçeleri ile Şikâyetli avukatlar hakkında disiplin cezası tayin ettiği anlaşılmaktadır.

Şikâyetlilere ait disiplin sicil özetleri incelendiğinde daha önce kesinleşmiş bir ceza olmadığı anlaşılmaktadır.

Avukatlık Yasasının 34. maddesi “ Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler ”

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3. Maddesi “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür”

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4. maddesi “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümlerini amirdir.

Şikâyetli avukatları mirasın reddine ilişkin kararın icra dosyasına ibraz edilmesine karşın, birçok haciz öncesi uyarı ve ödeme mektuplarını ısrarla gönderdikleri ve yasal bir hakkı taciz amaçlı kullandıkları dosya kapsamı ile tartışmasızdır.

Avukatlar özen ve doğruluk kurallarına göre hareket etmek, kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde sadakatle davranmak mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.

Bu nedenlerle eylemin disiplin suçu oluşturduğuna ilişkin ... Barosu Disiplin Kurula kararında hukuki isabet görülmekle, Şikâyetli avukatlar Z.E., S.B. ve Z.İ.’in itirazlarının reddi ile Avukatlık Yasası 34, 134, TBB Meslek Kuralları tayin ve taktir olunan disiplin cezasının onanması gerekmiştir.

Sonuç olarak Şikâyetli avukatlar Z.E.,S.B. ve Z.İ.’in itirazlarının reddi ile ... Barosu Disiplin Kurulu’nun ayrı ayrı “Kınama Cezası Verilmesine” ilişkin 15.07.2013 gün ve 2012/D.461 Esas 2013/353 Karar sayılı kararının ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi.

Yorum Gönder

 
Top