.

.
.

Kısa Kısa

Avukat haricen tahsil ettiği alacağı dosyasına beyan etmelidir.

Avukat haricen tahsil ettiği alacağı dosyasına beyan etmelidir. Hele hele dosyadan çekilmiş ise bu bir meslek görevidir de, çünkü dosyayı takip edecek sonraki vekillerin bu tahsilâtı bilmemeleri ve ana borç üzerinden takip işlemlerine devam etmesi büyük olasılıktır ki dosya özeline göre de gerçekleşmiştir.

(Av. Yas 34,134, TBB Mes. Kur 3,4)

T. 02.05.2014
E. 2014/39
K. 2014/287


itirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;

Şikâyetli avukatlar hakkında ... Barosu Yönetim Kurulu’nun 08.11.2012 gün ve 230 Karar sayılı kararı ile “Şikâyetli Avukatlar ile ilgili iddia ve şikâyet ciddi mahiyette olup, dosyaya ibraz edilen belgeler şüphe doğurduğundan, zaman aşımı süresi de nazara alınarak, Dosyanın (Şikâyetli Avukatların) disiplin kuruluna şevkinin uygun olacağı düşünülmüştür. Özellikle iki ayrı şahıs adına takip yapılıp yapılmadığı, icra dosyasında Şikâyetli Av. B.D. imzasının kendisine ait olmadığı, tahsilâtların icra dosyasına intikal ettirilip ettirilmediği konularındaki savunmalar dosyanın incelenmesi ile değerlendirilecektir. Şikâyetli Avukat A.S.D.’in kendisine haricen bir ödeme yapılmadığı iddiası karşısında, Şikâyet edenin ibraz ettiği ödeme belgeleri fotokopilerinin Avukat S.D.’e ait olması, kendisinin alacaklıya yaptığı ödemelerin, icra tahsilâtına ait olduğunun belirtilmesi karşısında bu tahsilâtların icra dosyasına intikal ettirilip ettirilmediği ve harçlarının ödenip ödenmediği icra dosyasının incelenmesi ile meydana çıkacak olup, dosyanın mevcut durumu ile Şikâyetli Avukatların mevzuat ve meslek kurallarına uygun davranmadıkları şüphesi doğmaktadır, gerekçesi ile açılan disiplin kovuşturması sonucu disiplin cezası tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.

Şikâyetli avukatlardan B.D. savunmalarında; Şikâyet konusu olaylarda, icra takibini başlatan ve yürüten Avukat S.D.'ın vekâletten çekilmesi ile takip dosyasını yürütmek üzere vekâlet aldığını, Dilsiz'in dosyada yapılan işlemler ve özellikle varsa harici tahsilâtlar için kendisine bilgi vermediğini, icra dosyasında da bu konuda herhangi bir bilgi ve kaydın olmadığını, kendisi yönünden sorumluluğun söz konusu olamayacağını, takip dayanağı çek ile ilgili icra dosyasında herhangi bir talep ve tedbir kararı olmadığını, icra takibinin devam ettirilmesinde bir hata ve usulsüzlük olmadığını, takibin geri bırakılmasına dair bir karar kendisine tebliğ edilmediğini, dosyada da bir karar olmadığını, doğal olarak 24.08.2011 tarihinde haciz talep etmesinin usule aykırı yönü olmadığını savunduğu, anılan talep ile ilgili olarak haciz mahalline gidildiğini, kapının çilingir marifetiyle İcra Memurluğu’nca açıldığını, emniyet görevlisinin bulunduğunu, haczi kabil mal bulunamadığından tutanak tanzim edilerek haciz mahallinden ayrıldıklarını, şikâyetçi borçlunun herhangi bir zararı olmadığını belirttiği,

Şikâyetli Avukat A.S.D.’in savunmasında; Borçlu Şikâyetçinin yaptığını iddia ettiği ödemeleri kendisine yapmadığını, kendisi tarafından doğrudan alacaklı H.D.'a yapılan ödemeler, müvekkili tarafından kendisine bildirilmediğini bu nedenle icra dosyasına intikal ettirmesinin mümkün olmadığını, kendisinin sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, icra dosyasındaki kayıtlarda alacaklı olarak H.D. ve H.D. isimlerinin geçmesinin maddi hatadan kaynaklandığını, tek bir takip dosyası oluğunu, borcun da tek olduğunu, ... 10. İcra Müdürlüğü’nün 2008/16076 E. sayılı dosyasında iki ayrı alacağın istenmesinin söz konusu olmadığını, şikâyetli borçlunun kötü niyetli hareket ettiğini savunduğu anlaşılmaktadır.

İncelenen dosya kapsamından ... 10. İcra Müdürlüğü’nün 2008/16076 Esas sayılı dosyasında Şikâyetçi aleyhine 29.12.2008 günlü takip talebi ile 08.08.2008 tarihli 15.000.00 TL’lik çek dayanaklı takip talebi ile 17.403.75 TL ve ferilerinin tahsili için takip açıldığı,

Şikâyetli avukatın kaşesi ve imzasını havi makbuzlarla 11.02.2009 tarihinde 350,00 TL, 12.02.2012 tarihinde 1.150.00 TL, 13.02.2009 tarihinde 1.500.00 TL ve 16.02.209 tarihinde 1.000.00 TL ve 16.02.2009 tarihli çek ile 3.000.00 TL olmak üzere ceman 7.000.00 TL tahsil edildiği ve bu tahsilâtın icra dosyasına beyan edilmediği,

30.12.2009 tarihinde asıl alacak üzerinden menkul haczi yaptığı, iş yerinin kapalı olduğu nedeniyle başkaca bir işlem yapılmadığı,

Şikâyetli avukatın 13.10.2010 tarihli dilekçe ile takipteki vekilliğinden çekildiğini 10. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1607 Esas sayılı dosyasına beyan ettiği,

Şikâyetli avukatlardan B.D.’in ... 10. Noterliği’nin 08.12.2010 günü vekâletnamesi ile Alacaklı H.D. tarafından vekil edildiği, 22.12.2010 günlü taleple menkul malların haczini istediği,

... 8. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 18.08.2011 gün ve 2011/45 Esas, 2011/45 Karar ayılı kararı ile “Davanın kabulü ile ... 10. İcra Müdürlüğü’nün 2008/16076 sayılı takip dosyasının zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına” temyiz yolu açık olmak üzere Davacı Şikâyetçi A.Ö. ve davalı H.D.’un yokluklarında karar verildiği ve kararın kesinleşme şerhinin bulunmadığı,

... 10. İcra Müdürlüğü’nün 2008/16076 Esas sayılı dosyası ile Şikâyetli avukatlardan B.D.’in 24.08.2011 tarihinde çilingir vasıtasıyla Şikâyetçiye ait evde haciz uygulandığı ancak herhangi bir eşya bulunmadığından haciz ve muhafaza yapılamadığı, sayılı dosyasına ait belgelerin olduğu,

... 8. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 18.08.2011 gün ve 2011/45 Esas, 2011/45 Karar sayılı kararla takibin zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verdiği, Şikâyetli avukat B.D.’in kararda ismini olmadığı,

Şikâyetli avukat B.D. tarafından 24.08.2011 tarihinde Şikâyetçiye ait daire çilingir marifetiyle açtırıldığı, dairenin boş olması nedeniyle haciz ve muhafaza işlemi yapılamadığı,

Şikâyetli avukatların disiplin sicil özetinde ceza bulunmadığı, görülmektedir.

Şikâyetli Avukatlara ait disiplin sicil özetlerinden daha önce disiplin cezası almadıkları,

Şikâyetçinin itirazında özetle; Avukat A.S.D.’in haricen tahsilât yaptığı halde takip dosyasına bildirmemesinin Avukatlık Yasası 34, 134 ve TBB Meslek Kuralları 3, 4. maddelere aykırı olduğu açık olmasına karşın ceza tayinine yer olmadığına karar verilemeyeceğini, Şikâyetli Avukatlardan B.D.’in de bu tahsilâtları beyan etmeden takip yaptığını, Mahkeme’nin icranın geri bırakılması kararına karşın maliki bulunduğu dairede zorla girerek konut dokunulmazlığını ihlal ettiğini, bununda yasaya aykırı olduğunu bildirerek karara itiraz ettiği görülmektedir.

Şikâyetli avukat A.S.D.’in haricen 7.000.00 TL tahsil ettiği, dosyadan çekilme dilekçesi vermesine karşın yapılan haricen tahsilâtları dosyasına beyan etmediği, dosya kapsamına göre tartışmasızdır.

Avukat haricen tahsil ettiği alacağı dosyasına beyan etmelidir. Hele hele dosyadan çekilmiş ise bu bir meslek görevidir de, çünkü dosyayı takip edecek sonraki vekillerin bu tahsilâtı bilmemeleri ve ana borç üzerinden takip işlemlerine devam etmesi büyük olasılıktır ki dosya özeline göre de gerçekleşmiştir.

Bu nedenle Şikâyetli avukat A.S.D.’in eylemi avukatlık Yasası 34, 134 ve TBB Meslek Kuraları 3, 4. Maddelere aykırı olmakla disiplin suçudur ve Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendirme isabetsiz olmakla Şikâyetçi A.Ö.’in itirazının kabulü ile disiplin cezası tayini gerekmiştir.

... 8. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 18.08.2011 gün ve 2011/45 Esas, 2011/45 Kararının tetkikinde Şikâyetli avukat B.D.’in dosyada taraf olmadığı, kararın tarafların yokluğunda verildiği ve 18.08.2011 tarihi itibarıyla dosyaya ibraz edilmediği, kararın 10 gün içinde temyizi kabil olmak üzere verildiği ve kararın kesinleşmediği tartışmasızdır.

Bu durumda özellikle Mahkeme kararının dosyasına kesinleşmemiş olsa dahi ibraz edilmediği gerçeği karşısında yapılan haciz işleminin yasaya aykırılığı ileri sürülemez. Önceki tahsilâtın Şikâyetli avukatın bilgisi dahilinde olduğu iddia edilmişse de bu hususta dosyada tek kanıt yoktur.

Bu nedenlerle Şikâyetli avukat B.D.’in savunmasının aksi kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanmadığından Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendirme isabetli olmakla Şikâyetçi A.Ö.’in itirazının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

Sonuç olarak Şikâyetçi A.Ö.’in itirazının kısmen kabul, kısmen reddi ile ... Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetli Avukatlar hakkında “Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına” ilişkin 12.07.2013 gün ve 2013/67 Esas, 2013/61 Karar sayılı kararının Şikâyetli Avukat B.D. yönünden ONANMASINA, Şikâyetli avukatlardan A.S.D. hakkındaki “Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına” ilişkin kararın KALDIRILARAK şikâyetli avukat A.S.D.’in “Kınama Cezası İle Cezalandırılmasına”, oybirliği ile karar verildi.

Kaynak : TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ - DİSİPLİN KURULU KARARLARI

Hiç yorum yok