.

.
.

Kısa Kısa

Çalışanların haklarının ihlal edildiği sektör, hukuk büroları

Herhangi bir sektörde çalışan biri çalıştığı işyerinden çıktı veya çıkarıldığında hak arama aşamasında nereye gider.? Tabii ki, Bir avukata, bir hukuk bürosuna gider. Pekâlâ, bir avukatın yanında çalışıp ta haksızca işten çıkartılan, hak ve alacakları verilmeyen, adeta sömürülen biri nereye gider? Bu sorunun cevabını vermek zor. Ülkemizde işçi haklarının verilmediği sektör olarak genelde başta tekstil olmak üzere market sektörü ve derecesine göre diğer iş grupları akla gelir. Yıllarca hakları verilmeyen, günde 12 saat ve haftanın 6 günü çalıştırılan, sosyal güvenlik primleri ödenmeden köle şeklinde çalıştırılan hazır giyim ya da market sektörünün önüne bir avukat yanında çalışan ya da hukuk bürolarında istihdam edilen çalışanlar eklenmeye başladı. Ve hukuk sektöründe çalışanlar haklarının verilmeyişi açısından hazır giyim işçisinden daha fazla mağdur durumda olmaya başladı.

Herhangi bir sektör çalışanı bir avukata gitmeyi düşünür ama bir avukatın yanında hakkı gasp edilen çalışan nereye gideceğini bilmez. Yanlarında asgari ücretle, SGK’sız ve her işi yapar durumda çalıştırdıkları insanlara işlerine yaradığı süre içinde ağamsın, paşamsın diyen hukukçular menfaat çatışması aşamasında adeta bir düşman görmüşçesine tüm tırnaklarını çıkartarak hak isteyene “benimle uğraşma” tehdidini savunmaktan geri durmamaktadır. Geçtiğimiz günlerde Avukat Dünyası haber sitesinde TBB’nin “Avukat, Yanında Çalıştırdıklarının Haklarını İfa Etmek Zorundadır” başlıklı bir Disiplin Kararını okuduğumda tanıdığım birkaç işçi avukat, ya da takip elemanının durumları aklıma gelince bu yazıyı yazmam hak oldu. Kurumların alacaklarını kendi imkânlarıyla takip edememesi yüzünden hukuk sektörünün yüzü gülmeye başlamıştır. Bir zamanlar bir sekreter bile çalıştıramayan, masraf olmasın diye lamba bile yakmayan avukat bürolarından bugün çok avukatlı hukuk şirketlerine geçilir oldu. İcra takibinin ekip çalışması şeklinde olması nedeniyle hukuk bürolarında eleman patlaması yaşanır oldu. Avukatlık mesleğinin yapısında yaşanan dönüşümlerle paralel olarak hukuk bürolarında çalışma koşulları da gündeme gelmeye başladı. Ve her geçen gün hukuk bürolarında çalışanların sorunları da, şikâyetleri de gün geçtikçe zorlaşmakta buna paralel olarak ta artmaktadır. Bir yıl staj yapıp avukat yanında çalışmak zorunda kalan yeni mezunlar hevesle, hayalle sektöre adım atarken yasayla, yönetmelikle ücretsiz olarak bir avukat yanında çalıştırılırken, avukatlık belgesini aldıktan sonra sudan çıkmış balık gibi geçim depremine yakalananların geçen yıla kadar komik olan rakamlarla çalışmak zorunda kalması bilinen bir gerçektir. Bir avukat yanında çalışan işçi avukatlar, takip elemanları, sekreterler ne yazık ki sosyal güvenceden nasipsiz, komik rakamlarla çalıştırıldıktan sonra sözde bir işe yaramadıkları zaman kapının önüne konurken “hakkım” dediklerinde “bildiğin yere git” cümlesi ile korkutulmaktadır. Hak aranacak kapıdan haksız ve hukuksuz çıkartılan bu insanlar nereye gidecekler. İşte bir takip elemanının sesi.. “ bizler hukuk bürolarında çalışan takip elemanlarıyız. Hukuk bürolarında doğrudan avukatın yapması gerekmeyen hemen her işi biz yapıyoruz. Aldığımız ücret asgari ücret. Yol yemek cebimizden.. Bazen biraz daha iyi ofislerde yemek var yol yok, ama ücret 900 – 1000 TL yi geçmez. 180 lira yol çıkınca. 800 liraya geçinirsiniz. Evli olmanız bir yana tek başınıza nasıl yaşarsınız. İş yerinde bir sorun yaşadığımızda başvurabileceğimiz hiçbir örgüt yok. Çalışma saatlerimiz belli değil. Fazla mesailerimizin karşılığı ödenmiyor. Ayrıca aşağılanma, horlanma, cinsel taciz ile de karşı karşıya kalıyoruz. İşsiz kalma korkusundan hukuk sektöründe adaletsizliklere katlanmak zorunda kalıyoruz.” Ve bir başka ses “ işçi avukatız” la başlayan sessiz bir çığlık.
“Patron avukat ve biz aynı haklara sahibiz. Avukatız. Ancak sermayeden yoksun olduğumuz için işçi gibi sermayedar avukatın yanında çalışıyoruz. Çalışmaya başladığımızda hak ve hukukun olmadığı yer olarak buraları görünce ilk şoku yaşıyoruz. Çalıştığımız hukuk bürolarında emeğimizi sömüren ve haklarımızı gasp eden kişilerin, hak arama mücadelesinde yanımızda olması gereken avukatların olduğunu görüyoruz.” Şaşırıyoruz. Ve hiç kimseye bir avukatın yanında haksızlıklar, hukuksuzluklar içinde çalışıyoruz diyemiyoruz. Avukatlık mesleğinin ayağa düşürülmesini istemediğimizden susuyoruz.” Ya çağrı elemanları.. Onların sorunları çok daha başka.. Alacaklarının peşinden koştukları kurumların borçlularıyla görüşme yaparken muhatap oldukları hakaretin bini bir para iken, şikayet sonunda haksızca kapının önüne rahatça konulmaları, işverenlerce da arada bir “tahsilatlar çok düşük” diyerek paylanan hiçbir saygıya layık görülmeyen bu kesim ayrı bir makale konusu. Hukuk sektöründe çalışanlar “komik ücretlerle, gerçek ücretimiz üzerinden sigortalanmadan, fazla mesai hakkımız ödenmeksizin, hakları verilmeyen işçiler gibi adaletin temsilcilerinin yanında çalışıyoruz” demektedirler. Her yıl yüzlerce stajyer, staj süreçlerini tamamlayabilmek için bir avukatın yanında çalışmak zorunda. Bunlarda bir başka haksızlığa düşmekte. Bunlara sigorta yapılma yükümlülüğü yok. Fazla para bir yana bunlara para vermeleri de gerekmiyor. Kuzu kuzu 1 yıl boyunca, sözde meslek öğrenmek adına çalıştırılıyor Ve son olarak “bizler hukuk bürosu çalışanlarıyız” diye söze başlayan bu insanların ezilmişlerine, hak arayışlarına kim yardımcı olacak sormak istiyoruz
S. Saru Batu - Bir Hukuk Neferi 

Hiç yorum yok