0
-- --
Yıllık ücretli iznin kullanımı açısından, devam eden iş sözleşmesinde olmasa da iş akdinin sona ermesinden sonra işçi ve işverenler arasında birtakım uyuşmazlıklar mahkeme yolu ile çözümlenmektedir. Bu noktada hangi tarafın ispat yükümlülüğü var. Yıllık İznin Kullanıldığını İşveren İspatlamalı mı? konusunu içeren bir yargıtay kararını inceleyeceğiz.


4857 sayılı İş Kanunun “Yıllık ücretli iznin uygulanması” başlıklı 56.maddesinde;

“Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. Bu iznin 53 üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur.

Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler hâlinde kullanılabilir.

İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.

Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.

Yıllık ücretli izinleri işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara istemde bulunmaları ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz izin vermek zorundadır. İşveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir  izin kayıt belgesi tutmak zorundadır.”

Hükmü belirtilmiştir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi Esas: 2013/5675 Karar :

2014/4010 sayılı Kararında işçi ve işveren arasında ihbar ve kıdem tazminatlarının yanı sıra kullanılmayan yıllık ücretli iznin de ödenmesi hususu dava konusu edilmiş ve mahkeme yıllık ücretli iznin kullanıldığının işveren tarafından ispat edilmesi gerektiğini, ispatının olmaması nedeni ile yıllık ücretli iznin davalı (işveren) tarafından ödenmesini kararlaştırmıştır. Anılan mahkeme kararında;

“…….Davacının çalıştığı süre zarfında yıllık ücretli izinlerini kullandırıldığına ilişkin dosyada hiçbir yazılı belge bulunmamaktadır. Bu konuda belge tanzim etmekle yükümlü olan davalı işveren, kullandırdığını iddia ettiği izinle ilgili olarak da herhangi bir yazılı belge düzenlememiştir. Davacıyı izne gönderip, sonra izin süresi ile ilgili çıkan ihtilafta ispat yükünün işçiye ait olduğundan söz ederek, işverenin lehine bir sonuç çıkarmayı kabul etmek hak ve adalet duygularıyla örtüşmemektedir. Davacının yıllık ücretli izine çıkarıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamakta ise de, izin süresi konusunda çıkan ihtilafta da ispat yükünün 4857 sayılı Kanun’un yukarıda belirtilen hükmü kapsamında işverende olduğu kabul edilmelidir. Davalı işverenin izin defteri tutma ve düzenleme yükümlülüğüne aykırı davranması ve bu konuda delil ikame etme yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle, …… ”

Yıllık ücretli iznin kullanıldığına dair gerekli belgelerin düzenlenmesi ile ispat edilmesi gerektiğini ve ispat yükünün işverende olduğunu kararlaştırmıştır.

Yorum Gönder

 
Top