0
-- --
MUHAFAZA TEDBİRİ OLARAK HACİZ İHBARNAMELERİ

Ar. Gör. Duygu KULBAY KIVANÇ*

I. GİRİŞ

Alacaklının borçluya karşı yapmış olduğu icra takibi kesinleşince; alacaklı, borçlunun malvarlığına dahil olan mal, hak ve alacaklarının haczini isteyebilir.


İcra ve İflâs Kanunu m. 85/I’de açıklandığı üzere; borçlunun sadece kendi elinde bulunan malları değil, üçüncü kişilerde bulunan taşınır mal, hak ve alacakları da hacze konu edilebilir1. Yaptığı icra takibi kesinleşen alacaklı, icra dairesine başvurarak; borçlunun üçüncü kişideki (borçlunun borçlusundaki) alacağının da haczedilmesini de isteyebilir.

Üçüncü kişilerde bulunan borçluya ait mal, hak ve alacakları iki gruba ayırabiliriz:

i) Para, banknot, hamiline ait senet, poliçe, cirosu kâbil diğer senetler, altın, gümüş ve diğer kıymetli şeyler.

ii) Kıymetli evraka bağlı olmayan alacak, diğer talep hakları ve yukarıda belirtilen kıymetli şeyler dışındaki taşınır mallar.

Birinci gruptaki mal ve hakların haczi, bunların fiilen görülmesi ve el konulması ile olur (İİK m. 88/I2) 3. İkinci gruptaki mal ve hakların haczi ise;

* Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Medenî Usul - İcra ve İflâs Hukuku Anabilim Dalı

1 Şimşek, Edip: İcra ve İflâs Kanunu Açıklamalar ve İçtihatlar, Ankara 1989, s. 323; Ulukapı, Ömer: İcra ve İflâs Hukuku, Konya 2001, s. 76 (Ulukapı, İcra); Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2004, s. 403 (Kuru, El Kitabı).

2 Mahcuz Malları Muhafaza Tedbirleri

1 – Taşınırlar hakkında

MADDE 88 – Haczolunan paraları, banknotları, hamiline ait senetleri, poliçeler ve sair cirosu kabil senetlerle altın ve gümüş ve diğer kıymetli şeyleri icra dairesi muhafaza eder.

3 Uyar, Talih: İcra Hukuku-Haciz, Manisa 1983, s. 228 (Uyar, Haciz). Kulbay Kıvanç AÜHFD Yıl 2005 490

İcra ve İflâs Kanunu m. 89’ da düzenlenmiştir. O halde maddenin uygulama alanına; kıymetli evraka bağlı olmayan alacaklar4, diğer talep hakları5 ve taşınır mallar girmektedir6.

Borçlunun, üçüncü kişideki alacağı; borçlunun mal beyanında bulunurken üçüncü kişideki alacağını belirtmesi veya alacaklının bunu iddia etmesi ile ortaya çıkar. Alacaklının, borçlunun üçüncü kişideki alacağını iddia etmesi üzerine, icra müdürü haciz iradesini açıklar, alacağın haczedildiğini haciz tutanağına geçirir ve taşınır mal veya alacak haczedilmiş olur. Fakat icra müdürünün, alacaklının iddia ettiği alacağın gerçekten var olup olmadığını araştırma yükümlülüğü yoktur. Bu nedenle üçüncü kişideki taşınır mal ve hakların varlıklarına kesin gözüyle bakılamaz7, bunların üçüncü kişide gerçekten var olup olmadığının tespiti gerekir8. Ayrıca üçüncü kişi ile borçlunun anlaşıp alacaklının koydurmuş olduğu haczi etkisiz bırakmalarına karşı da bazı tedbirlerin alınması gerekir9.

Borçlunun üçüncü kişilerdeki mal ve alacaklarının haczinde, alacaklı, borçlu ve üçüncü kişi arasındaki menfaat dengesini sağlamak amacıyla madde 89 hükmü konulmuştur10. 89 uncu maddeyle hem üçüncü kişiye hem de alacaklıya menfaatlerini korumaları için birtakım olanaklar getirilmiştir. Üçüncü kişi, gerçekte takip borçlusuna borçlu değilse; 89 uncu maddeyle kendisine getirilen haklardan yararlanma yoluna gitmelidir. Aksi durumda; yani üçüncü kişinin takip borçlusuna borçlu olması durumunda, takip alacaklısı maddedeki imkânlardan yararlanacaktır.

17.7.2003 tarihli 4949 sayılı Kanun’la İcra ve İflâs Kanunu’nun 89 uncu maddesi değiştirilmiştir. Eski düzenlemede, borçlunun üçüncü kişideki taşınır mal, hak veya alacağı haczedildiğinde; üçüncü kişiye birinci haciz ihbarnamesi gönderilmekteydi. Üçüncü kişi, bu ihbarnameye tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilirdi. İtiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve bu durum ikinci bir ihbarname ile bildirilirdi; yani üçüncü kişiye ikinci haciz ihbarnamesi gönderilirdi. İkinci haciz ihbarnamesi ile; üçüncü kişiye, ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğ

4 Ansay, Sabri Şakir: Hukuk – İcra ve İflâs Usulleri, Ankara 1954, s. 74; Kuru, El Kitabı, s. 404.

5 Ansay, ‘talep hakları’ ibaresi yerine ‘iddia’ ibaresini kullanmaktadır (Ansay, s. 74).

6 Uyar, Haciz, s. 229; Ulukapı, İcra s. 76; Üstündağ, Saim: İcra Hukukunun Esasları, İstanbul 1982, s. 223; Olgaç, Senai/Köymen, Haydar: Kazaî ve İlmî İçtihatlarla Türk İcra ve İflâs Kanunu, İstanbul 1965.

7 Şimşek, s. 323.

8 Kuru, Baki/Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder: İcra ve İflâs Hukuku, 18. Bası, Ankara 2004, s. 278 (Kuru/Arslan/Yılmaz, İcra); Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara 1974, s. 161 (Kuru, İcra); Kuru, El Kitabı, s. 403.

9 Kuru/Arslan/Yılmaz, İcra, s. 278; Kuru, İcra, s. 161; Kuru, El Kitabı, s. 403.

10 Kuru/Arslan/Yılmaz, İcra, s. 278; Kuru, İcra, s. 161. C. 54 Sa. 4 Muhafaza Tedbiri Olarak Haciz İhbarnameleri 491

tarihinden itibaren yedi gün içinde takip borçlusuna karşı ihbarnamede belirtilen borcu bulunmadığına dair, menfi tespit davası açabileceği, açmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi bildirilirdi.

4949 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle11; üçüncü şahsa yine birinci

11 2 - Alacaklar ve üçüncü şahıs elinde haczedilen mallar hakkında

MADDE 89 – Hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senede müstenit bulunmayan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü bir şahıs elindeki taşınır malı haczedilirse icra müdürü; borçlu olan hakikî veya hükmî şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz İhbarnamesi).

Üçüncü şahıs, borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlâk edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.

Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya mal zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa on beş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borcu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs, açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde kırkından aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.

Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 2 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.

Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mâni sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir. Kulbay Kıvanç AÜHFD Yıl 2005 492

haciz ihbarnamesi gönderilmekte ve üçüncü kişi de buna yedi gün içinde itiraz edebilmektedir. İtiraz etmezse ikinci haciz ihbarnamesi gönderilmektedir. Yapılan değişiklikle üçüncü kişiye, ikinci haciz ihbarnamesine de tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilme imkânı getirilmiştir. Üçüncü kişi, ikinci haciz ihbarnamesine de itiraz etmezse; kendisine, üçüncü haciz ihbarnamesi olarak adlandırılabilecek ihbarname gönderilmektedir. Bunun üzerine üçüncü şahıs, tebliğden itibaren on beş gün içinde menfi tespit davası açabilecektir.

Malın teslimi mümkün olmazsa, alacaklı icra mahkemesine müracaatla değerini üçüncü şahsa ödetmek hakkını haizdir.

Haciz ihbarnamesi, bir hükmi şahsın veya müessesenin merkez veya şubelerinden hangisine tebliğ edilmiş ise, beyanda bulunma mükellefiyeti yalnız ihbarnameyi tebellüğ eden merkez veya şubeye aittir.

Üçüncü şahsın beyanı hiçbir harç ve resme tabi değildir. Bu madde hükmü, memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar hakkında da uygulanır.

Görüldüğü üzere yapılan değişiklikle haciz ihbarnamelerinin sayısı üçe çıkarılmıştır. Bundaki amaç; bazı alacaklıların üçüncü kişilerin itiraz ve dava açma haklarının sürelerini kaçırmalarından faydalanma isteklerini bertaraf etmektir.

Borçlunun üçüncü kişideki alacakları, talep hakları yahut taşınır mallarının, icra memurunun haciz iradesini açıklaması ve alacağın haczedildiğinin haciz tutanağına geçirilmesi ile haczedilmiş olacağını yukarıda belirtmiştik. Ayrıca üçüncü kişiye durumun ihbarı (bildirilmesi); haczin tamamlanmasında rol oynamaz12. İcra ve İflâs Kanunu m. 89’da öngörülen ve aşağıda incelenecek olan hususlar, haczedilmiş olan alacak için bir muhafaza tedbiridir13. Bu konuda, 12. Hukuk Dairesi’nin de; ‘…Borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczinin talep edilmesi ile haciz işlemi tamamlanmış sayılmaz. Alacak icra memurunun haciz iradesini açıklaması ile; yani haciz talebinin kabulü ile haczedilmiş olur’ şeklindeki kararı mevcuttur14.

Burada kanun koyucunun, icra memurunun haciz iradesini açıklaması ile haczedilmiş bulunan alacak, talep hakkı yahut taşınır mallar için niçin bir

12 Uyar, Haciz, s. 228; Uyar, Talih: Borçlunun Üçüncü Şahıslarda Bulunan Alacakları ve Menkul Mallarının Haczi, Ankara Barosu Dergisi, Yıl: 1976, s. 1009 (Uyar, Üçüncü Şahıs); Jager, 99, N, 9 (Üstündağ, Saim: İcra Hukukunun Esasları, İstanbul 1982, s. 225, dipnot 614’ten naklen (Üstündağ, İcra Hukuku); Belgesay, Mustafa Reşit: İcra ve İflâs Kanunu Şerhi II – Metinler ve İzahı, İstanbul 1949, s. 106.

13 Kuru, İcra, s. 162; Kuru, Baki: Bankalardaki Mevduatın ve Diğer Alacakların Haczi, İstanbul 2002, s. 16 (Kuru, Bankalar); Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes, Muhammet: İcra ve İflâs Hukuku, Ankara 2004, 3. Baskı, s. 64 (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, İcra).

14 12. HD 17.1.2000, 16978/1239 (Kuru, Bankalar, s. 16, dipnot 23). C. 54 Sa. 4 Muhafaza Tedbiri Olarak Haciz İhbarnameleri 493

muhafaza hükmü (İcra ve İflâs Kanunu m. 89) düzenlediği sorulabilir. Haciz ile alacak ve talepler icra dairesine intikal etmez ve İcra ve İflâs Kanunu’nun 86 ncı maddesi hükmü15 saklı kalmak kaydı ile haciz, borçlunun bu alacak üzerinde tasarrufuna da engel olmaz. Hacze rağmen, borçlu alacağı dava edebilir. Bu alacak hakkında icra takibine girişebilir. Hacizli alacak hakkındaki ödemeleri kabul edebilir. Hatta bu alacağı temlik dahi edebilir16. Üçüncü kişinin iyi niyetle yaptığı ödemesi de korunur17. İşte tüm bu tehlikelere karşı alacaklıyı korumak lâzımdır18. Bu nedenle kanun koyucu, İcra ve İflâs Kanunu 89 madde hükmünü, bir ‘koruma (muhafaza) tedbiri’ olarak düzenlemiştir.

Borçlunun üçüncü kişideki alacağı, talep hakkı veya taşınır malı, alacaklının talebi üzerine, icra memurunun haciz iradesini açıklaması ve icra memurunun durumu haciz tutanağına geçirmesi ile haczedilmiş; yani haciz tamamlanmış olur. Daha sonra; yapılan bu haczin, üçüncü kişiye bildirilmesi gerekir. İşte bu bildirim ‘birinci haciz ihbarnamesi’19 adını almaktadır.

Yorum Gönder

 
Top