0
-- --
Mesken haczi her zaman mümkün değildir.

Borçlunun malvarlığına haciz uygulanması bir ceza değil; bir tahsil yöntemidir. Dolayısıyla, borcun ödenmesini sağlamak amacıyla borçlunun mal varlığına tamamen el konulması söz konusu değildir. Başka bir deyişle, borçluya ait bazı malların haczedilmesi mümkün değildir. Bunlardan birisi de 'borçlunun haline münasip tek evi'dir.

Borçlunun haline münasip evinin haczedilemeyeceği; hem İcra ve İflas Kanunu'nda (m. 82/12), hem de Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da (m. 70/11) yer almaktadır. Yani, haline münasip evin haczedilemeyeceği kuralı hem özel borçlar hem de kamu borçları için söz konusudur.

Eğer borçlunun bir tane konutu var ve satılması halinde, satış değeri ile sosyal konumuna uygun başka bir ev alması mümkün değilse haczi mümkün değildir.

Borçlunun oturacağı ev elinde alınıp da borçlu mağdur kalacaksa o durumda evi haciz edilip icra kanalıyla satılamaz.

Böyle bir durumda borçlunun yapacağı şikayet 7 günlü süreye tabidir ve icra mahkemesine yapılır.

“İİK’nın 82/12. maddesi gereğince, borçlunun haline münasip evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir.

Burada aile terimi, geniş anlamda olup borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.

Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır.

Borçlunun yaşı, mesleği ve sıfatı, kendisini yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.

Borçlunun tek evinin haline münasip olmaması ve haczedilemezlik şikayetinde bulunması halinde, öncelikle borçlunun haline münasip ev tespit edilmektedir. Örneğin üç kişilik bir aile için 5 odalı 300 metrekare alana sahip bir ev haline münasip sayılmaz. Bu durumda öncelikle borçlunun haline münasip evin nitelikleri tespit edilecektir.

Verdiğimiz örneğe göre, 3 odalı ve 80-100 metrekare alana sahip bir ev olduğunu varsayabiliriz.

Daha sonra böyle bir evin temin edilmesi için gerekli olan bedel tespit edilir (Örneğin 140.000 TL). Borçlunun haline münasip olmayan evinin değeri de belirlenir. Bu evin değeri haline münasip evin değerinden fazlaysa borçlunun evi satışa çıkartılır.
Ev satıldıktan sonra satış bedelinden (örneğin 250.000 TL) haline münasip ev için belirlenen miktar (140.000 TL) borçluya bırakılır. Kalan para (110.000 TL) alacaklıya ödenir.

Yorum Gönder

 
Top