0
-- --
YARGITAY 23. Hukuk Dairesi
ESAS: 2013/3382
KARAR: 2013/3597

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, dava dışı borçluya ait taşınmazın satışı nedeniyle düzenlenen sıra cetvelinde birinci ve ikinci sırada yer verilen davalıların alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline ve davalılara ödenmesine karar verilen miktarın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili , takip dosyalarındaki alacağın gerçek olduğunu, müvekkilinin alacağının doğduğu tarihte davacı ile dava dışı borçlu arasında bir ilişki bulunmadığını, alacağın tahsili için dava dışı borçu hakkında mal beyanında bulunmaması nedeniyle şikayette bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükünün kural olarak davalı alacaklıya ait olduğu, davalıların takibe esas alınan bu çeklerin hangi hukuki ilişkiye dayalı olarak verildiğini ispat edemediği gibi borcun gerçek olduğu yönünde herhangi bir delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davasıdır. Bu davalarda iddia kural olarak, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri noktasında olup, ispat külfeti davalıya aittir.

Somut olayda, davalı tarafından takibe konulan çeklerin ibraz tarihleri 15.07.2002, 05.08.2002 olup, takip tarihleri 04.10.2002, 07.11.2002 dir. Davacının takibine dayanak kıldığı ilamın dayanağı olan hırsızlık olayının ise 24.04.2004 tarihinde olduğu dosya kapsamı ile belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece, davalı alacağının davacı alacağından daha önce doğduğu ve alacağın tahsili için girişilen icra takibinde davalı tarafından borçlunun karşılıksız çek keşide etmesi ve mal beyanında bulunmaması nedeniyle cezalandırılması için şikâyet hakkının kullanıldığı, davalının alacağının oluştuğu tarihte davacı şirketin borçludan bir alacağı bulunmadığı, bu nedenle davalının davacının alacağına yönelik muvazaa yapmasının mümkün olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararara.com desteğiyle

Yorum Gönder

 
Top