.

.
.

Kısa Kısa

Çanakkale'deki Seyit Onbaşı Heykeli Kaldırılmalıdır

Seyit Onbaşı
Türk tarihindeki sarsılmaz iman ve vatan aşkının en büyük sembollerinden olan Seyit Onbaşı.. Çanakkale Savaşının sembol isimlerinden. Her Mehmetçik gibi garip doğdu, garip yaşadı, garip olarak ahirete göç etti.

Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyetin 93. yıl dönümü dolayısıyla bizlere bugünlerin temelini hazırlayan canları pahasına, yaşına, bıyıklarının terleyişine, sırtında bebelerini taşıyarak yalın ayak, soğukta tir tir titreyerek büyük bir savaş veren dedelerimizin kanlarıyla suladığı, bedenleriyle cennete çevirdiği Çanakkale Eceabat'a gitmiştim.

Kilitbahir surları 
Turun ilk başlangıcı Kilitbahir denilen yerde başladı. Araçlardan indiğimiz zaman bize gösterilen ilk yer Fatih Sultan Mehmet zamanında yapılmış ve aynen Rumelihisar -  Anadolu Hisarı gibi Çanakkale Boğazını kesen Kilitbahir surları gösterildi.

Ve hemen ardından iman ve vatan aşkının sembollerinden olan Seyit Onbaşı heykeli..

Herkes gibi bu yiğidin heykeli önünde bir hatıra fotoğrafı çektirdık. Ve sosyal paylaşım sitesi olan facebook'ta paylaştık.

Uzun yıllardır dostum olan, hatta ahiret ve cennet kardeşim olarak sevdiğim saydığım isimler arasında bulunan pek muhterem sevgili müftü Ahmet Yaylalı beyefendi gönderdiğim resim üzerine beni uyardı.

"Aman o resmi kaldır, birileri dalga geçmesin, seni cahillikle suçlamasın" dedi.

Resimdekinin Seyit Onbaşı'nın yanlış yapılan heykeli olduğunu, bu heykelin kaldırıldığını, merminin kucağında değil sırtında olduğu heykelin doğru heykel olduğunu söyledi.

Heykeli ben koymamıştım. Kilitbahir denilen yerde duruyordu. Ben de yapmamıştım ama bu durum nereden kaynaklanmıştı. Sayın yaylalı haklı olarak bir dost olarak beni uyarmıştı. Ancak yanlış neredeydi. Doğru heykel neredeydi ve bu heykel yanlış ise neden en önemli bir yerde, yol üzerinde herkesin kolayca görebileceği ve ana cadde üzerine ve deniz kenarına konulduğunu merak ettim.

Ve yaptığım araştırma fazla vaktimi almamış ve gerçeği kısa zamanda öğrenmiştim.

Kilit bahir’in 1 kilometre ilerisinde, yolun deniz kıyısındaki tarafında bulunan yere 2007 yılında doğru olan heykelin konulduğu, bugün mevcut olan eski ve hatalı heykelin kaldırıldığını öğrendim.

Pekala doğru heykel konulduysa bu heykel nedir diye merakımı gidermek istediğimde o gerçeği de öğrenerek paylaşmak istiyorum
Ölçüsüz, hatalı heykel

Seyit Onbaşı'nın mermiyi sırtında taşıdığı heykel Heykeltıraş Eray Okkan tarafından yapılmış,

Seyit Onbaşı'nın mermiyi kucağında taşıdığı heykeli de heykeltıraş Hüseyin Anka Özkan tarafından 1996 yılında......

Özkannın heykeli yapmasının ardından dedikodular ve tepkiler çığ gibi olup da Seyit onbaşının mermiyi sırtında taşıdığı yönündeki eleştiriler üzerine heykel bulunduğu yerden alınmıştı.

Daha sonra, Seyit Onbaşı'nın mermiyi sırtında taşıdığı askeri kıyafetlerle başında kabalak denen takke ile tasvir edilen heykeli Heykeltıraş Eray Okkan tarafından yapılıp yaklaşık 2007 yılında Mecidiye Tabyası'na yerleştirilmişti.

Seyit Onbaşı'nın mermiyi kucağında taşıdığı heykelin kaldırılması üzerine, heykeli yapan merhum heykeltıraş Hüseyin Anka'nın yakınları, Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne Anka'nın yaptığı ve hatalı olan heykeli eski yerine tekrar konulması için başvuruda bulunmuştu.

Ölçüsüz, takkeli diğer heykel
Başvuruyu değerlendiren müdürlüğün heykelin eski yerine konulması doğrultusunda görüş bildirmesi üzerine Seyit Onbaşı'nın heykeli, 2010 yılı kasım ayında yeniden Eceabat ilçesine bağlı Kilitbahir köyünde bulunan Mecidiye Tabyası'ndaki yerini almıştı. Bunun üzerine, Seyit Onbaşı'nın mermiyi sırtında taşımasının tasvir edildiği heykel depoya konulmuştu.

Gerek Seyit onbaşının kucağında taşıdığı heykeli hem de sırtında taşıdığı heykeli ne yazık ki yanlış tasvir edilen bir çalışmadan başka bir şey değil. Onbaşının ( Allah rahmet eylesin ) güüleyi sırtlarken çekilmiş fotoğrafına bakıldığında tip, görüntüsü, gömleği, saç ve bıyık şekli, vücut yapısı, duruşu, şapkasız oluşu hiç bir öğesi yapılan heykellere yansıtılmamıştı.

En azından sırtındaki mermi taşıyan heykelin bir nebze olsun o anı hatırlatması yeterli olsa da bunun aslı olmayan heykelle tekrar değişitirlmiş olmasının aklıcı, mantıksal bir açıklaması ne yazık ki araştırmalarda bulunmadı.

Seyit onbaşı için yapılan heykellerden biri de yaşadığı köye yapılan heykeli bulunmaktadır.

Balıkesir’in Havran ilçesinin eski adı Manastır olan şimdiki adı Koca Seyit olarak değiştirilen köyünde Seyit Onbaşının kabri ve çevresi tekrar düzenlenerek anıtsal bir alan oluşturulmuş. Bu alanda heykeltraş Murat Daşkın tarafından yapılan bir başka heykel ise daha gerçekçi ve daha bir o güne, o duruşuna, o haline benzer olarak yapılmış. Ve doğruya en yakın yapılan heykel de köydeki bu heykeli olarak görülmektedir.
Köyüne yapılan aslına yakın ve daha gerçekçi heykel
Eceabat İlçesi'ne bağlı Kilitbahir Köyü çıkışında bulunan Seyit Onbaşı'nın mermiyi kucağında taşıdığı heykelin en kısa sürede hakkında mahkeme kararı olsa de değiştirilmesi gerektiği hem Eceabatlılar, hem tarihseverler, hem de köylüleri tarafından ısrarla istenmektedir.

Mevcut heykeller, Türk Heykel Sanatının yüz karasıdır. Oran, orantı, anatomi, estetik, duygu aktarımı katliamından başka bir şey değildir... Gerçeği yansıtmamaktadır. Komik bir durumdur. Her yıl 18 Martta kutlanılan ve törenler yapılıp ağıtlar yakılan Çanakkale kahramanlarına saygısızlıktır. Elin gavuru Çanakkale'deki şehitlik alanlarına daha özenle, daha düzenli anıtsal alanlar yapmışken kendi kahramanlarına bunu çok gören anlayışları kınıyoruz.

Gerek vatansever olarak, gerekse ülkenin savunmasında canlarını düşünmeden harcayan kahramanlarımıza saygı olarak, onlara duyacağımız gerçekçi minnetle bu tür saygısızlıklara, düşüncesizliklere meydan vermemek gerekir. Ayrıca gerek Eceabat'ta görüştüğüm insanlar, gerek daha önceki yıllarda köyündeki insanların tepkileri de göz önüne alındığında Seyit Onbaşı'ya, İman ve vatansever kahramana, iman ve vatan aşkının en büyük sembolüne bu layık değildir. Kocaman bir saygısızlıktır.

Ya adam gibi bir heykel yapalım ya da daha anıtsal bir abide dikelim.

SEYİT ONBAŞI KİMDİR?

Topçu onbaşı Seyit Ali Çabuk veya Seyit Ali Onbaşı,, 1889 yılının eylül ayı nda Balıkesir'in Havran ilçesine bağlı Çamlık (Manastır) köyünde dünyaya geldi.

Seyit Çabuk, 1909 yılının nisan ayı başlarında askere alındı. 1912'de Balkan Savaşları'na katıldı. Savaş bittiğinde terhis edilmedi ve topçu eri olarak Çanakkale Cephesi'nde görev aldı.

Çanakkale Savaşları'nda gösterdiği kahramanlıkla adını Türk tarihine yazdırdı. 1. Dünya Savaşı'nda Mecidiye Tabyası'nda görev aldı. 18 Mart 1915'te İngiliz gemilerinin Çanakkale'yi geçmek için çok sayıda topu susturdukları anda 276 kilogramlık top mermisini tek başına sırtlayarak topun namlusuna yerleştirdi. Topu ateşleyerek "Ocean" adlı İngilizlerin en büyük zırhlısını batırdı. İngiliz ve Fransız gemileri, boğazı geçemeyeceklerini anlayarak geri döndü.

Erol Kara - 03.11.2016

Hiç yorum yok