.

.
.

Kısa Kısa

Yargıtay; Borçlunun haline münasip evi haczedilemez

İcra İflas Hukukunda kural olarak borçlunun malvarlığını teşkil eden mal, alacak ve hakları, alacaklılarına karşı bir tür teminat oluşturur. Borçlunun malvarlığını oluşturan mal, alacak ve hakları borç için haczedilebilirse de, borçlunun ve ailesinin yaşama ve ekonomik varlığını sürdürebilmesi için istisnai olarak bazı mal ve haklarının haczedilemeyeceği kabul edilmiştir.

Öte yandan, İcra İflas Hukukunda alacaklının alacağına ulaşması da asıl olandır. Bunun için bir taraftan borçlunun asgari düzeyde yaşam koşullarını elinden almamak, diğer taraftan alacaklının alacağına kavuşmasını kolaylaştırmaktır. Şikayete konu istemde mahkemenin aldığı bilirkişi raporu yeterli görülmediğinden bozma ilamında da değinildiği gibi şikayet edenin sosyal ve ekonomik durumu da gözetilerek uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekir.

Haczedilemeyen mal ve hakları düzenleyen 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nun 82/12.maddesinde, borçlunun haline münasip evinin haczedilemeyeceği belirtilmiştir. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı, borçlunun haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Borçlunun sahip bulunduğu evin kıymeti, kendisinin ve ailesinin ihtiyacına cevap verecek normal bir evin bedelinden fazla ise, o zaman icra müdürü, borçlunun evini haczeder ve satar. Satıştan elde edilen paradan, ilk önce borçluya haline uygun bir ev alabileceği kadar para bırakılır; artan para ise evi haczettirmiş olan alacaklıya ödenir.

T.C
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU KARARI

ESAS NO : 2012/12-704
KARAR NO : 2013/79
Karar Tarihi : 23.01.2013
İlgili Maddeler: İİK 82/12

Y A R G I T A Y İ L A M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/02/2012
NUMARASI : 2011/955-2012/85
DAVACI-BORÇLU : İ.B. vekili Av.
DAVALI-ALACAKLI: ................ Bankası A.Ş. vekili

Taraflar arasındaki “Şikayet” isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nce istemin kabulüne dair verilen 04.08.2010 tarih, 2010/353 E., 20110/847 K. sayılı kararın incelenmesi karşı taraf (alacaklı) vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 14.03.2011 tarih, 2010/23946 E., 2011/3414 K. sayılı ilamı ile;

(Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İ.İ.K.’nun 82/12 maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin, borçlunun haline uygun olup olmadığı, adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun, sözü edilenlerle birlikte barınması için, zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise, satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.

Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.

Somut olayda, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, taşınmazın değerinin 55.000.-TL olduğu tespit edilerek, şikayete konu taşınmazın borçlunun haline münasip olduğunun belirtildiği, mahkemece, borçlunun haline münasip evi alabileceği değer tespit olunmadan hüküm kurulduğu görülmektedir.

Mahkemece, bilirkişilerden ek rapor alınarak, şikayete konu evin değeri ile borçlunun, taşınmazın bulunduğu Konya ili Karatay ilçesinin daha mütevazi bir yerinde, daha mütevazi vasıfları haiz haline münasip evi alabileceği değerin tespitinden sonra, tespit edilen bu miktar, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve yetersiz rapora dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Şikayetçi taraf, Konya 10. İcra Müdürlüğü’nün 2010/1762 sayılı dosyasında davacı aleyhine icra takibi yapıldığı, müvekkilinin haline münasip evinin haczedildiğini, belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak mesken niteliğindeki 11 nolu bağımsız bölümdeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, keşif neticesindeki düzenlenen 10/06/2010 tarihli bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazın değerinin 55.000,00 TL olduğu ve taşınmazın satışı halinde davacının haline münasip bir evi 55.000,00 TL'ye alabileceğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karşı taraf (alacaklı) vekilinin temyizi üzerine hüküm yukarıya başlık bölümüne alınan gerekçe ile bozulmuş; Yerel Mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Direnme kararını temyize karşı taraf (alacaklı) vekili getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, haline münasip ev iddiası yönünden, mahkemece eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulup kurulmadığı noktasında toplanmaktadır.

İcra İflas Hukukunda kural olarak borçlunun malvarlığını teşkil eden mal, alacak ve hakları, alacaklılarına karşı bir tür teminat oluşturur. Borçlunun malvarlığını oluşturan mal, alacak ve hakları borç için haczedilebilirse de, borçlunun ve ailesinin yaşama ve ekonomik varlığını sürdürebilmesi için istisnai olarak bazı mal ve haklarının haczedilemeyeceği kabul edilmiştir.

Haczedilemeyen mal ve hakları düzenleyen 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nun 82/12.maddesinde, borçlunun haline münasip evinin haczedilemeyeceği belirtilmiştir. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı, borçlunun haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Borçlunun sahip bulunduğu evin kıymeti, kendisinin ve ailesinin ihtiyacına cevap verecek normal bir evin bedelinden fazla ise, o zaman icra müdürü, borçlunun evini haczeder ve satar. Satıştan elde edilen paradan, ilk önce borçluya haline uygun bir ev alabileceği kadar para bırakılır; artan para ise evi haczettirmiş olan alacaklıya ödenir.( Prof.Dr.Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı,Kasım 2004, syf 446-447)

Öte yandan, İcra İflas Hukukunda alacaklının alacağına ulaşması da asıl olandır. Bunun için bir taraftan borçlunun asgari düzeyde yaşam koşullarını elinden almamak, diğer taraftan alacaklının alacağına kavuşmasını kolaylaştırmaktır. Şikayete konu istemde mahkemenin aldığı bilirkişi raporu yeterli görülmediğinden bozma ilamında da değinildiği gibi şikayet edenin sosyal ve ekonomik durumu da gözetilerek uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekir. Bu gerekçelerle Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle de direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Karşı taraf (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen ve yukarıda eklenen gerekçelerle 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana iadesine, 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 366/III. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.01.2013 gününde oy çokluğu ile karar verildi.

http://WWW.KARARARA.COM

Hiç yorum yok