.

.
.

Kısa Kısa

Postacılara tebligat kanunu uygulamasına dair tavsiyeler

G İ R İ Ş : Yargı kararlarının en etkin ve hızlı bir şekilde hayata geçirilebilmesinin en önemli ayaklarından birisi de Tebligat Kanunu hükümlerinin tam olarak uygulanmasıdır.

Yargı tarafından verilen kararlarının bir çoğunun kesinleşmeden uygulanması mümkün değildir. Kesinleşmesi için de yargı kararının muhataplarına Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine uygun olarak ulaşması gerekmektedir. Maalesef, günümüzde Tebligat Kanunu hükümlerinin uygulanması konusunda çok büyük sıkıntılar vardır ve yapılan tebligatların büyük bölümü Kanuna ve Tüzüğe uygun değildir. Hal böyle olunca da yargılama gecikmekte, yargı kararının yerine getirilmesi ve vatandaşların haklarına kavuşması gecikmekte ve bu durum da yargıya olan güveni de sarsmaktadır.

Elbette günümüzde Yargılamayı geciktiren tek neden tebligat konusundaki sıkıntılar değildir ancak en önemli nedenlerden biri de maalesef bu konudaki sıkıntılardır.

Bu nedenle; tebligatların muhataplarına usulüne uygun ve zamanında ulaşması için bu konuyla görevli olanların ellerinden gelenin en iyisini yapması gerekir. Tebligatlardaki bir çok geçersizlik sebebi çok basit hatalardır. Biraz dikkat ve özenle bir çok geçersizlik sebebinin ortadan kaldırılabileceği kanaatindeyim. Hemen aşağıda “UYARILAR” olarak sıraladığım konulardaki basit hatalar bile düzeltilse bana göre önemli bir mesafe alınır.

Ayrıca, Sayın PTT Genel Müdürü ile yaptığım şahsi görüşmede kendilerinin Tebligat Kanununun uygulaması konusundaki sıkıntıların giderilmesinde çok istekli ve gayretli olduklarını gördüm ve bundan çok memnun kaldım. Örneğin, posta dağıtıcıları arasından “adli postaların dağıtımı için özel birim kurulması” ve adli evrakların özel olarak eğitilen bu memurlar vasıtası ile dağıtılması görüşü olduğunu belirtti ki bana göre çok önemli bir adımdır ve bir an önce hayata geçirilmesini temenni ediyorum.

U Y A R I L A R

1-Tebligat parçasındaki yazılar okunaklı değil

2-Dağıtıcı memur, tebligat yapılacak kişiyi tebligat parçasında yazılı adresin dışında başka bir adreste bulup tebliği yapıyor ancak şahsın yeni adresini tebliğ mazbatasına yazmıyor. Bu da daha sonraki tebligatlarda büyük sıkıntılara yol açıyor.

3-Bazı tebliğ mazbatalarında kime tebliğ edildiği yazılı değil sadece dağıtıcı memur dışında birinin imzası olduğu anlaşılan bir imza bulunuyor ve bu durumda tebliğin kime yapıldığı anlaşılamıyor.

4-Bazı tebligatlarda tarih olmuyor. Birçok konuda süre tebliğ tarihinden başladığından tebliğ tarihinin yazılı olmaması da büyük sıkıntılara yol açıyor.

5-Tebliğ zarfındaki imzanın kendisine ait olmadığına dair son zamanlarda sıkça dava gelmeye başladı ve bu gibi davalarda imzalar genellikle çok basit çizik şeklinde oluyor ve bu durum da bu kişilerin özellikle kötü niyetli olarak imza incelemesine konu olamayacak derecede basit imza atarak menfaat temin etmeye çalıştıkları kanaati uyandırıyor. Bunun önüne geçmek için mutlaka tebligat yapılan kişinin kimliği istenip kontrol edilmeli ve ayrıca kişinin kendi adını yazıp imzalaması istenmeli. 2

6-Bazı tebligatlar “adresten ayrılmıştır, taşınmıştır” şeklinde iade ediliyor. Ancak, şahsın yeni adresi ile ilgili hiçbir açıklama olmuyor. Sonradan 35. maddeye göre tebligat yapılabilmesi için 35/2 ye göre tebliğ memurunun şahsın yeni adresini de araştırmalı ve sorduğu kişinin adını ve imzasını almalı örneğin muhtar. Yeni adresi bilinemiyorsa bilinemediğini zapta yazmalı. Biliniyorsa zaten evrak yeni adrese sevk edilir.

7-Posta memuru kimlik kontrolü yapmak zorunda. Ancak, şahıs kimliğini göstermek istemezse posta memuru zorla kimliğine bakamaz. Kötüniyetli bir kimsenin başkasının tebligatını alması ya da kötüniyetli muhatabın kendi yerine başkasına aldırıp sonra da tebliğ zarfındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesi artık günümüzde çok karşılaşılan bir durum haline geldi.Bunun için posta memuru kendisini sağlama almak için tebliğ zarfına “muhatap kendisi olduğunu beyan etti ancak kimlik ibraz etmekten kaçındı” vs. gibi bir açıklama yazarsa iyi olur.Çünkü, tebliğ zarfında “bizzat tebliğ edilmiştir” yazılır ve sonra da zarftaki imza muhatabın olmadığı anlaşılırsa posta memurunun cezai sorumluluktan kurtulması çok zordur.

AÇIKLAMALAR:

1- Posta dağıtıcılarına yönelik bir seminer olduğundan Tebligat Kanunun uygulamaya ilişkin olan maddeleri üzerinde durulmuş ve diğer maddelere değinilmemiştir.

2-Posta dağıtıcılarının işinin kolaylaştırılması, hataların en aza indirilmesi ve ülke genelinde uygulamada birliğin sağlanması için “HER BİR KANUN MADDESİ İÇİN AYNI İÇERİĞE SAHİP KAŞE KULLANILMASININ” çok doğru olacağı kanaatindeyim. Ayrıca, bu konuda yaptığım geniş çaplı araştırmada KAŞE KULLANILMASINI engelleyen ne bir mevzuat ne de bir Yargı Kararı görmedim. Kanun Maddesi ve Tüzüğün maddesi yazıldıktan sonra bu maddeye ilişkin düzenlenebilecek kaşe içeriği de “KAŞE” başlığı altında verilmiştir.

3-Her kanun maddesinin açıklamasından sonra gelen ve “SORU” başlığı altında verilen sorular katılımcıların seminer esnasında sorduğu sorulardır.

T E B L İ G A T K A N U N U

BİLİNEN ADRESTE TEBLİGAT:

KANUN Madde 10 - Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.

TÜZÜK Madde 14 - Bir şahsa, adresinden başka bir yerde tebligat yapılabilmesi, o şahsın kabulüne mütevakkıftır.

Tebliğ yapılacak şahıs, tebliği çıkaran mercie veya PTT merkezine veyahut tebliğ memuruna müracaat ederse kendisine tebligat yapılır.

KAŞE :Kendi isteği ve kabulü ile tebliğ evrakı ………….adresinde muhatabın bizzat kendisine yapıldı

UYARI :1-Bu durumda tebligat SADECE ŞAHSIN KENDİSİNE yapılabilir. Kendisi adına tebligatı almaya 3

yetkili kişilere bu maddeye göre tebligat yapılamaz

2-Bu durumda tebliğ edildiği zaman daha sonraki tebliğlere ışık tutması açısından mutlaka şahsın adresinin mazbataya yazılması gerekir. Kendi beyanı olarak yazılırsa çok iyi olur. Örnek; kaşenin devamına “muhatap tebliğ zarfında yazılı adreste ikamet ettiğini de beyan etti” ya da tebliğ zarfındaki adresten başka bir adreste oturuyor ise “muhatap aşağıdaki adreste oturduğunu beyan etti” deyip şahsın yeni adresinin tebliğ zarfının arka kısmına yazılması çok iyi olur.

HÜKMİ ŞAHISLARA VE TİCARETHANELERE TEBLİGAT:

KANUN Madde 12 - Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır.

Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir.

TÜZÜK Madde 17 - Hükmi şahıslara tebliğ salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır.

Vekaletlerin ve bunların teşkilatının, mülhak ve hususi bütçeli idarelerle belediyelerin, köylerin ve hususi kanunlarına müsteniden kurulmuş olan teşekküllerle, şirketlerin ve cemiyetlerin salahiyetli oldukları mümessilleri tabi kanunlara ve statülerine göre tayin edilir.

Hükmi ve hakiki şahsa ait bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticarethanenin o muamelede salahiyetli ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir

KAŞE :Ticarethane-Şirket Yetkilisi olduğunu beyan eden ehil ve reşit görünümlü………………………..tebliğ edildi.

HÜKMİ ŞAHISLARIN MEMUR VE MÜSTAHDEMLERİNE TEBLİGAT:

KANUN Madde 13 - Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.

TÜZÜK Madde 18 - Yukarıki Madde mucibince tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mütat iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, hükmi şahsın o yerdeki memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.

Şu kadar ki, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, hükmi şahsın yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tebligatın muhatabı olan hükmi şahsın mümessilinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle tavzif edilmiş bir şahıs olması lazımdır.

Bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tesbit edildiği takdirde tebligat, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır.

KAŞE : Dağıtım esnasında yetkili kimse olmadığını ve tüzel kişilikte………………olarak çalıştığını beyan eden…………………den soruldu. Şirketi temsil ve ilzama yetkili olan kişinin…………………….gittiğini, şirket yetkilisinden sonra gelen müdür, evrak müdürü gibi yetkili kimselerin de …………………gitmesi nedeniyle hazır olmadığını beyan etmesi üzerine evrak ehil ve reşit görünümlü şirket çalışanı………………….a teslim edildi ve imzası alındı.

YARGITAY KARARI :Eğer tüzel kişinin yetkili temsilcisi yoksa veya evrakı bizzat alamayacak bir halde ise; görev itibariyle temsilciden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi bu işle görevlendirilmiş bir kişiye, o da yoksa tüzel kişinin o yerdeki memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat tüzel kişinin yetkili temsilcisine yapılmamış ve sıralı kişilere yapılmışsa, bunun nedenlerinin açıkça ve ayrıntılı olarak tebligat mazbatasına yazılması gerekir. HG 00 E: 2007/12-200 K: 2007/187 Tarih: 04.04.2007

ASKERİ ŞAHISLARA TEBLİGAT:

KANUN Madde 14 - Astsubaylar hariç olmak üzere erata yapılacak tebliğler, kıta kumandanı ve müessese amiri gibi en yakın üste yapılır. 4

Yukarıki fıkrada yazılı olanların haricindeki askeri şahıslara birlik veya müessesede tebligat yapılması icabeden ahvalde, tebliğin yapılmasını nöbetçi amiri veya subayı temin eder. Bunlar tarafından muhatabın derhal bulundurulması veya tebliğin temini mümkün olmazsa tebliğ kendilerine yapılır.

ASTSUBAYLAR HARİCİNDEKİ ERATA TEBLİGAT:
<!-- google_ad_client = "pub-3933412175630434"; /* 728x90, oluşturulma 22.10.2010 */ google_ad_slot = "5284301877"; google_ad_width = 728; google_ad_height = 90; http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js<!-- google_ad_client = "ca-pub-3933412175630434"; /* 728x15, oluşturulma 14.11.2010 */ google_ad_slot = "8911197377"; google_ad_width = 728; google_ad_height = 15; http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js

TÜZÜK Madde 19 - Astsubaylar hariç olmak üzere erata yapılacak tebliğler, kıta kumandanı ve müessese amiri gibi en yakın üste yapılır.

Nöbetçi amiri veya subayı, tebliğ memurunun en yakın üste tebligat yapmasını temin eder.

KAŞE :Muhatabın kıta komutanı, müessese amiri olduğunu beyan eden ehil ve reşit görünümlü …………. tebliğ edildi. (Rütbesi ve Görevi Yazılmalı)

UYARI :Kanunda Nöbetçi amiri veya subayı, tebliğ memurunun en yakın üste tebligat yapmasını temin eder denildiği için bu gibi askeri birliklere gidildiğinde ilk önce nöbetçi amiri bulunmalı ve onun yetkili kişiyi temin etmesi sağlanmalı. Nöbetçi amir bu görevini yerine getirmez ise kendi açısından suç işlemiş olur. Bana göre, bu durumda tebliğ memuru nöbetçi amirin görevini yerine getirmediğini (mümkünse nöbetçi amirin kim olduğunu da yazarak ve ya nöbetçi amirin almadığı saati yazarak) belirterek evrak merciine iade edilir.

DİĞER ASKERİ ŞAHISLARA TEBLİGAT:

TÜZÜK Madde 20 - Yukarıki Maddede yazılı olanların haricindeki askeri şahıslara birlik veya müessesede tebligat yapılması icabeden ahvalde, tebliğin yapılmasını nöbetçi amiri veya subayı temin eder. Bunlar tarafından muhatap derhal buldurulamaz veya tebellüğden imtina ederse yahut da diğer bir sebeple tebliğin temini mümkün olmazsa, tebliğ o nöbetçi amiri veya subayına yapılır.

KAŞE 1: Muhatabın bizzat kendisine tebliğ edildi.

2. Dağıtım esnasında Muhatabın …………. olması nedeniyle nöbetçi amiri-nöbetçi subayı tarafından hazır edilemediğinden tebliğ evrakı ehil ve reşit nöbetçi amir-subay……………………teslim edilmiştir.

3- . Dağıtım esnasında hazır olan Muhatabın tebligatı almaktan imtina etmesi üzerine tebliğ evrakı ehil ve reşit nöbetçi amir-subay……………………teslim edilmiştir

UYARI:Bu kişiler hazır olup ta evrakı almaktan kaçınırsa 21. maddeye göre tebligat yapılır.

YARGITAY KARARI :Tebligat yasasının 14, Nizamnamesinin 20. maddesinde; erat dışındaki asker kişilere, birlik veya müessesede tebligat yapılması gereken hallerde, tebligatın yapılmasını nöbetçi amiri veya subayının temin edeceğini, bunlar tarafından muhatabın bulunmasının mümkün olmaması veya tebellüğden imtina etmesi halinde, tebligatın nöbetçi amire veya subaya yapılacağı öngörülmüştür. Davalı Astsubaydır. Dava dilekçesinin tebliği açıklanan kurala uygun olarak yapılmamıştır. Bu usul hatası davalının savunma yapmasını engellemiştir. Mahkemece yapılacak iş, dilekçeyi davalıya yasaya uygun biçimde tebliğ etmek, gösterdiği takdirde delillerini toplamak ve hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Bu yönün gözetilmemesi doğru görülmemiştir. HD 02 E: 1996/10648 K: 1996/11107 Tarih: 01.11.1996

AYNI KONUTTA OTURAN KİŞİLERE VEYA HİZMETÇİYE TEBLİGAT:

KANUN Madde 16 - (Değişik madde: 19/03/2003 - 4829 S.K./2. md.)

Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.

TÜZÜK Madde 22 -

Karı, koca, hısım ve evlatlık gibi birlikte oturan kimseler aynı aile efradından sayılır

Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ, ailesi efradından veya hizmetçi ve uşak gibi müstahdemlerinden birine yapılır.

Ancak muhatap namına kendisine tebligat yapılacak olan aile ferdi veya müstahdemin, muhatapla birlikte oturması şarttır.

KAŞE :Dağıtım esnasında muhatabın ………………gittiğinden evde bulunmadığını ve muhatapla birlikte sürekli oturduğunu ve muhatabın ………….olduğunu beyan eden ehil ve reşit görünümlü………………..tebliğ edilmiştir. 5



AÇIKLAMA 1; seminer esnasında her ne kadar aile efradından birine tebligat yapılırken nereye gittiğinin araştırılmasına gerek yok demiş isek te, bu durumda muhatabın nereye gittiğinin belirtilmesi gereken diğer maddelerle karıştırılması ihtimaline binaen burada da nereye gittiği konusunda kaşeye ekleme yapılmıştır.

2-Bu maddeye ilişkin en çok yapılan hata, muhatabın dağıtım esnasında adreste bulunup bulunmadığı belirtilmeden evde birlikte oturduğu aile efradından birine yapılmasıdır. ( Örnek: Birlikte oturan eşine tebliğ edilmiştir. Gibi) Bu durumda tebligat kesinlikle geçersizdir. Çünkü Kanunda açıkça “kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa…” denildiği için muhatabın o anda adreste bulunup bulunmadığı mutlaka tebliğ mazbatasına yazılmalıdır.

3-Yine bu maddeye ilişkin en çok yapılan hatalardan biri de muhatap yerine tebliğ edilen şahsın “muhatapla birlikte oturup oturduğu” nun tebliğ mazbatasına yazılmamasıdır.

YARGITAY KARARI:7201 Sayılı Tebligat Kanununun 16. maddesinde kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmaz ise tebliğ kendisiyle birlikte oturan aile efradından birine yapılır hükmü bulunmaktadır. Borçlu adına çıkarılan 49 örnek ödeme emri 10.11.2003 tarihinde "babası Kamil Yalçın" imzasına tebliğ edilmiş olup, tebliğ mazbatası üzerinde "birlikte oturduğu" hususu belirtilmemiştir. Yapılan bu tebligat Tebligat Kanununun 16 ve tüzüğün 22. maddesine aykırı olup geçersizdir. (12.HD.05.04.2004 T 2004/2857 E 2004/8209 K)

4-Bu maddeye göre muhatap yerine başka birine tebliğ yapılabilmesi ancak muhatabın adresinde daha doğrusu muhatap ile tebliği alabilecek kişinin birlikte oturduğu adreste yapılabilir. Örneğin, muhatap ile aynı adreste oturan babası başka bir adreste bulunup ta orada tebligat yapılamaz. Posta memuru muhatabın adresine gidecek, muhatabın adreste olmadığını belirlerse ancak orada birlikte oturan kişilere tebligat yapabilir.

YARGITAY KARARI:Muhatap ile birlikte oturanlara, muhatap adına ancak muhatabın adresinde (yani birlikte oturulan adreste) tebligat yapılabilir. (HGK 28.05.2003 T 2003/1-388 E 2003/372 K)

SORU: 1- Aynı evde birlikte oturan öğrencilerden birine gelen tebligatı diğer bir arkadaşına teslim edilirse bu tebliğ geçerli mi?

2-Kişinin gayriresmi eşi olduğunu beyan eden kişiye tebligat yapılır mı?

CEVAP: Bu konuda içtihat bulamadım ancak, kanunun 16.maddesinin yürürlükte olan son halinde “…kendisi ile aynı konutta oturan kişilere…” ibaresi bulunduğundan aynı konutta sürekli birlikte oturan diğer bir kişiye tebliğ edilebilir diye düşünüyorum.

Bu durumda aynı konutta konutta muhatapla birlikte sürekli olarak oturan gayriresmi eşine, öğrenci arkadaşına veya her ne sebeple olursa olsun sürekli birlikte oturan diğer kişilere tebligat yapılır diye düşünüyorum

YARGITAY KARARI: Kendisi ile birlikte oturan aile efradından birisine tebligat yapılması halinde muhatabın adreste bulunmama nedeninin araştırılması gerektiğine dair bir husus yasada yer almamaktadır. Tebligat Kanununun 16. maddesinde ve yönetmelikte kendisi ile birlikte oturan aile efradından birisine tebligat yapılması halinde muhatabın adreste bulunmama nedeninin araştırılacağına dair Tebligat Kanununun 16. maddesinde ve bu madde ile ilgili tüzük hükümlerinde bir açıklık bulunmamasına göre. HG 00 E: 2000/12-1684 K: 2000/1716 Tarih: 22.11.2000

YARGITAY KARARI:7201 Sayılı Kanunun 16. maddesi (Tüzük 22. maddesi) gereğince kendisine tebliğ yapılacak şahıs adreste bulunmazsa, tebliğ kendisiyle birlikte oturan ailesi efradından veya hizmetçilerinden birine yapılır. Bu gibi hallerde HGK.nun 22.11.2000 tarih ve 2000/12-1684 sayılı kararında da benimsendiği üzere adreste olmama sebebinin araştırılmasına gerek yoktur. HD 12 E: 2004/782 K: 2004/5670 Tarih: 12.03.2004

BELLİ BİR YERDE VEYA EVDE MESLEK VE SANAT İCRASI:

KANUN Madde 17 – tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.

TÜZÜK Madde 23 - Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.

Muhatap meslek veya sanatını evinde icra ediyorsa, kendisi bulunmadığı takdirde memur veya müstahdemlerinden birine, bunlardan hiç biri bulunmazsa tebliğ, birlikte oturan yukarıki Maddenin son fıkrasında gösterilen ailesi efradına veya hizmetçilerinden birine yapılır. 6

KAŞE :Dağıtım esnasında muhatabın işyerinde olmadığını …………gittiğini ve kendisinin muhatabın daimi…………………(işçisi, sekreteri, müdürü vs. ne olarak çalışıyor ise) olduğunu beyan eden ehil ve reşit görünümlü …………….tebliğ edilmiştir.

AÇIKLAMA: 1-Bu maddeye göre muhatap yerine başka birine tebliğ yapılabilmesi ancak muhatabın adresinde daha doğrusu muhatap ile tebliği alabilecek kişinin birlikte çalıştığı muhatabın işyeri adresinde yapılabilir. Örneğin, muhatap ile sürekli birlikte çalışan işçisi başka bir adreste bulunup ta orada tebligat yapılamaz. Posta memuru muhatabın adresine gidecek, muhatabın adreste olmadığını belirlerse ancak orada birlikte sürekli çalışan kişilere tebligat yapabilir.

2-Bu maddeye ilişkin en çok yapılan hatalardan biri de, muhatabın dağıtım esnasında adreste bulunup bulunmadığı belirtilmeden birlikte çalışanlardan birine yapılmasıdır. ( Örnek: Sürekli birlikte çalışan işçisi Ahmet…’e tebliğ edilmiştir. Gibi) Bu durumda tebligat kesinlikle geçersizdir. Çünkü Kanunda açıkça ” Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde …” denildiği için muhatabın o anda adreste bulunup bulunmadığı mutlaka tebliğ mazbatasına yazılmalıdır.

UYARI: 1- Muhatabın dağıtım esnasında hazır olmadığı mutlaka tebliğ zarfına yazılacak

2- Tebligat yapılan kişinin de muhatabın daimi işçisi, sekreteri, müdürü vs. olduğu mutlaka yazılacak

SORU:İşyeri sahibi olan muhatap dağıtım esnasında hazır bulunuyor ancak tebliğ evrakını kendisi almıyor ve orada çalışan işçi vs. kişilerden birine yapılmasını istiyor bu durumda ne yapacağız ?

CEVAP: Kanunun 17.maddesinde açıkça “Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine” denilmektedir. Kanun metninden de açıkça anlaşılacağı üzere muhatabın kendisi hazır iken başkasına tebligat yapılamaz. Ayrıca, kanun maddesinde ve tüzükte muhataptan muhatabın imtina etmesi halinde tebliğin “memur ya da müstahdemlerinden birine yapılabileceğine dair” bir düzenleme yoktur. Bu durumda muhatabın kendisi almaz ise “imtina nedeniyle” 21.maddeye göre tebliğ edilmesi gerekir.

OTEL, HASTANE, FABRİKA VE MEKTEP GİBİ YERLERDE TEBLİGAT:

KANUN Madde 18 Tebliğ yapılacak şahıs otel, hastane, tedavi veya istirahat evi, fabrika, mektep, talebe yurdu gibi içine serbestçe girilemiyen veya arananın kolayca bulunması mümkün olmıyan bir yerde bulunuyorsa, tebliğin yapılmasını o yeri idare eden veya muhatabın bulunduğu kısmın amiri temin eder. Bunlar tarafından muhatabın derhal buldurulması veya tebliğin temini mümkün olmazsa, tebliğ kendilerine yapılır.

TÜZÜK Madde 24 - Tebliğ yapılacak şahıs otel, pansiyon, hastahane, tedavi veya istirahat evi, fabrika, mektep, talebe yurdu, resmi veya hususi daire veya müessese gibi içine serbestçe girilmeyen veya arananın kolayca bulunması mümkün olmayan bir yerde bulunuyorsa, tebliğin yapılmasını o yeri idare eden veya muhatabın bulunduğu kısmın amiri temin eder.

Bunlar tarafından muhatap derhal buldurulamaz veya tebellüğden imtina ederse yahut da diğer bir sebeple tebliğin temini mümkün olmazsa tebliğ o yeri idare eden veya muhatabın bulunduğu kısmın amirine yapılır

KAŞE 1: MUHATAP HAZIR AMA ALMAKTAN İMTİNA EDERSE

. Dağıtım esnasında hazır olan Muhatabın tebligatı almaktan imtina etmesi üzerine tebliğ evrakı ehil ve reşit yönetici……………………teslim edilmiştir

KAŞE 2:MUHATAP HAZIR DEĞİLSE

Dağıtım esnasında Muhatabın …………. olması nedeniyle idareci tarafından hazır edilemediğinden tebliğ evrakı ehil ve reşit yönetici (yöneticinin görevi yazılacak)……………………teslim edilmiştir.

KAŞE 3:MUHATAP HAZIR DEĞİL VE YÖNETİCİ DE ALMAKTAN İMTİNA EDERSE

Dağıtım esnasında muhatabın………………olması nedeniyle tebligat kendisine yapılamadığından ve hazır olan yönetici de (yöneticinin görevi yazılacak) almaktan imtina ettiğinden tebliğ imkansızlığı nedeniyle T.K.nun 21. ve T.Tüzüğünün 28.maddesi gereğince tebliğ evrakı …………..mahallesi muhtarı…………………na imza karşılığında teslim edildi. 2 nolu haber evrakı muhatabın adresinin kapısına yapıştırıldı. İsim ve imza vermek istemeyen komşusu…………………ye haber verildi. 7

UYARI:1-Tebliğ yapılacak şahıs otel, pansiyon, hastahane, tedavi veya istirahat evi, fabrika, mektep, talebe yurdu, resmi veya hususi daire veya müessese gibi içine serbestçe girilmeyen veya arananın kolayca bulunması mümkün olmayan bir yerde bulunuyorsa dağıtım esnasında bu yerin idarecilerine gidilir ve muhatabın hazır edilmesi istenir. Bu kişi, o yerin tamamının amiri olabileceği gibi muhatabın çalıştığı kısmın amiri de olabilir. Hazır edilemiyorsa amirin kendisine tebliğ edilir. Bu amirin tebliği almaktan imtina etmesi mümkün değildir. Kanunda açıkça “amirine yapılır” deniyor ve emredicidir. Amir almazsa suç işler. Bu durumda posta memurunun yapması gereken “amirin tebligatı almaktan imtina ettiğini zapta yazıp 21.maddeye göre yapmaktır.

2-En çok yapılan hatalardan biri de, muhatabın yukarıda sayılı işyerlerine gönderilen tebligatlarda, tebliğ evrakı şahsın iş arkadaşına veya evrak memuru denilen bir kişiye yapılıyor. Oysa, kanundan ve tüzükten de anlaşılacağı üzere bu yerlerdeki tebligatlar muhatap o anda bulunamazsa mutlaka o yerin amirine ya da kişinin çalıştığı kısmın amirine teslim edilmesi gerekiyor.

YARGITAY KARARLARI:1-Borçlunun iş yeri adresine ödeme emri tebligatı çıkarılmış "birlikte muhaberat memuruna" tebligat yapılmıştır. Bu şekildeki tebligat, Tebligat Kanununun 18. maddesine aykırıdır.HD 12 E: 2002/10064 K: 2002/11472 Tarih: 30.05.2002

2-Borçlunun takip talepnamesinde gösterilen (Bedesten Otel İçkale/Alanya) adresine gönderilen ödeme emrinin (resepsiyon görevlisi Hüseyin Tombuloğlu) imzasına tebliğ edildiği görülmektedir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunun 18. maddesi gereğince otel adresinde tebliğin yapılmasını o yeri idare eden veya muhatabın bulunduğu kısmın amiri temin eder. Bunlar tarafından muhatabın derhal bulundurulması veya tebliğ temini mümkün olmazsa, tebliğ kendilerine yapılır. Somut olayda, resepsiyon memuruna muhatap adına tebligat yapılırken yukarıda açıklanan kurala uyulmamış ve muhatabın otelde bulunup bulunmadığı, kendisine tebligat yapılan kişinin o yeri idare eden veya muhatabın amiri olup olmadığı araştırılmamıştır. Bu durumda tebliğ işlemi usule aykırıdır. HD 12 E: 2003/9089 K: 2003/12031 Tarih: 26.05.2003

3-Öğretmen olan muteriz borçluya ödeme emri çalıştığı okulda "birlikte sakin öğretmen Cemile İpek'e" tebliğ edilmiştir. Tebligat Kanununun 18. maddesi gereğince okulda yapılacak tebligatların muhatap bulunmadığı takdirde o yerin idare edenine veya muhatabın bulunduğu kısmın amirine yapılır. Muteriz borçluya tebligat bu koşullara uygun biçimde yapılmadığından tebligat usulüne uygun değildir. HD 12 E: 1997/7925 K: 1997/8209 Tarih: 08.07.1997

4-davalının iş adresine çıkartılan tebligat ise "birlikte çalışan polis memuru Ahmet D." şerhiyle tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu tebligatın, Tebligat Kanununun 18 ve tüzüğün 24.maddesine göre usulüne uygun olarak yapıldığı söylenemez. HD 06 E: 2004/676 K: 2004/806 Tarih: 17.02.2004

MEVKUF VE MAHKÜMLARA TEBLİGAT:

KANUN Madde 19 - Mevkuf ve mahkümlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder.

TÜZÜK Madde 25 - Mevkuf ve mahkumlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdürü, müdür yoksa orayı idare eden memur temin eder.

Bir sene veya daha ziyade hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkum olanlara ait tebligat 16 ncı Madde mucibince yapılır. Mahkuma tebligat yapılamazsa, tebliğ mazbatasına, müdür veya memur tarafından sebebi gösterilmek suretiyle şerh verilir.

Mevkuf veya mahkumun hastahanede bulunması halinde dahi tebligat, yukarıki fıkralar hükümlerine göre yapılır.

KAŞE: Muhatabın bizzat kendisine

YARGITAY KARARI:Tebligat Kanunun 19 ve Tüzüğün 25. maddesine göre tutuklu ve hükümlülere tebligat muhataba bizzat, cezaevi müdürü veya müdür yoksa orayı idare eden memur tarafından yapılır. HD 04 E: 2003/16476 K: 2004/6015 Tarih: 05.05.2004

SORU: 1-Cezaevinde tutuklu ya da hükümlü olan şahıs hazır edilip te kendisi almaktan imtina ederse ne yapılır ?

CEVAP: Bu konuda kanunda ve tüzükte bir düzenleme yok. Bu nedenle de bu konuda boşluk var, yeni kanun çalışmaları var ve bu konu düzeltilir diye düşünüyorum. 8

Bu durumda, posta memuru “muhatabın imtina ettiğini” belirterek merciine iade etmesi gerektiğini düşünüyorum.

SORU 2-Cezaevi müdürü ya da gardiyanlar muhatabı hazır etmiyor, evrakları alıp kendisi içeri gidip şahıslara kendisi tebliğ ediyor bu geçerli mi ?

CEVAP: (Her ne kadar kurs esnasında bu işlemin yanlış olduğunu belirtmiş isem de) Bu işlem doğrudur. Çünkü yukarıdaki Yargıtay Kararında açıkça “Tebligat Kanunun 19 ve Tüzüğün 25. maddesine göre tutuklu ve hükümlülere tebligat muhataba bizzat, cezaevi müdürü veya müdür yoksa orayı idare eden memur tarafından yapılır.” Denilmektedir. Tebliği cezaevi görevlisi yaparsa ve posta memuru tebliği kimin aldığını görmezse ve evrak ta iyiniyetli ya da kötüniyetli bir başkası tarafından imzalanırsa evrakı alan kişi de sonradan tebligattaki imza bana ait değil derse ve bu da ispatlanırsa tebliği cezaevi yönetimi yaptığından posta memurunun bu durumda bir sorumluluğu yoktur.

MUHATABIN MUVAKKATEN BAŞKA YERE GİTMESİ:

KANUN Madde 20 - (Değişik madde: 06/06/1985 - 3220/6 md.)

13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21 inci maddeye göre yapılır.

(Değişik cümle: 19/03/2003 - 4829 S.K./4. md.) Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ, tebliğ evrakının 13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı kişilere verildiği tarihte veya ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren onbeş gün sonra yapılmış sayılır.

Adreste Birilerinin Bulunması Halinde

KAŞE: 1-Dağıtım esnasında muhatabın adreste bulunmadığını geçici olarak…………….için ………………gittiğini ne zaman döneceğini bilmediğini beyan eden ve adreste bulunan ve muhatabın…………..olduğunu eden ……………….tebliğ edilmiştir.

Adreste Birilerinin Bulunup ta evrakı almaktan imtina etmesi Halinde

KAŞE: 2-Dağıtım esnasında muhatabın adreste bulunmadığını geçici olarak…………….için ………………gittiğini beyan eden ve adreste bulunan ve muhatabın…………..olduğunu eden ……………….evrakı almaktan imtina etmesi üzerine tebliğ imkansızlığı nedeniyle T.K.nun 21. ve T.Tüzüğünün 28.maddesi gereğince tebliğ evrakı …………..mahallesi muhtarı…………………na imza karşılığında teslim edildi. 2 nolu haber evrakı muhatabın adresinin kapısına yapıştırıldı. İsim ve imza vermek istemeyen komşusu…………………ye haber verildi.

AÇIKLAMA:1-Ben bu madde ile 21. madde arasındaki farkın bu maddede “muvakkaten başka yere gittiğinden” bahsedildiği için günlük işe, pazara, komşuya vs. gitmek değil birkaç günlüğüne uzak bir yere gitme olarak anlıyorum. Bu nedenle, muhatabın şehir dışına vs. gittiği belirtilirse ne için gittiği ve ne zaman döneceği sorulup zapta yazılabilir.

YARGITAY KARARI Tebligat Yasası’nın 20, 21 ve özellikle Tüzüğün 28. maddesi uyarınca, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu tebliğ tutanağına yazıp imzalaması gerekir. Gösterilen şekil geçerlik koşuludur.

Olayımızda muhatabın ne sebeple adreste bulunmadığı tevsik edilmemiştir. Bu hali ile direnme kararının tebliğine ilişkin davalıya yapılan tebligat geçersizdir. HG 00 E: 1999/16-869 K: 1999/793 Tarih: 06.10.1999

YARGITAY KARARI Borçluya "Örnek 51 ödeme emri ve kira akdi fotokopisinin" tebliğine ilişkin işlemin bu kurallara uygun bulunmadığı açıktır. Zira, bu tebligattaki tebliğ şerhinde aynen: " Muhatabın adresi geçici kapalı olup, nereye Çarşı'ya gittiği komşusu… öğrenildi. Tebligat Kanunu 21. maddesi gereği Sümer Mahalle/köy 9

muhtarına tebliğ edilip, adresin kapısına 2.nolu örnek yapıştırılarak komşusu ….. haber verildi. İsim vermekten kaçınmıştır. 03.10.2003" açıklamasına yer verilmiş olup; muhtara isim, mühür ve imzasıyla teslim edilen evrak tebliğ memurunun imzası ile tevsik edilmişse de, yukarıda açıklandığı biçimde borçlunun çarşıya gittiğinin kimden soruşturularak tespit edildiği ve bu kişinin açık kimliğinin ne olduğu tebliğ mazbatasında açıklanmamıştır. Yine adı geçenin bunu onaylayan imzası da alınmamıştır. Böylece bu yönler onamsız kalmıştır. Dolayısıyla, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği ve fakat bulamadığı belgelenmemiş, yapılan işlem tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kalmıştır. HG 00 E: 2004/12-765 K: 2004/730 Tarih: 22.12.2004

TEBLİĞ İMKANSIZLIĞI VE TEBELLÜĞDEN İMTİNA:

KANUN Madde 21 - (Değişik madde: 06/06/1985 - 3220/7 md.)

Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halindetebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

(Ek fıkra: 19/03/2003 - 4829 S.K./5. md.) Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkra uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.

TEBLİĞ İMKANSIZLIĞI

TÜZÜK Madde 28 - (Değişik fıkra: 05/10/1987 - 87/12170 K.) Muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiç biri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.

(Değişik fıkra: 05/10/1987 - 87/12170 K.) Muhatap ölmüşse veya gösterilen adresten devamlı olarak ayrılmış ve yeni adresi de tebliğ memurunca tespit edilmemişse, tebliğ evrakı, çıkaran mercie geri gönderilir.

Yeni adres tebliğ memuru tarafından tesbit edilmiş ise bu adres tebliğ mazbatasındaki mahsus yerine ve tebliğ evrakındaki adresin bulunduğu tarafa yazılır.

Bu halde;

A) Yeni adres, tebliğ memurunun tevzi bölgesi dahilinde bulunduğu takdirde tebligat o adrese yapılır.

B) Yeni adres, aynı PTT merkezinin diğer bir tevzi bölgesinde veya başka bir PTT merkezinin mıntıkası içinde bulunursa, tebliğ evrakı yeni adreste tebliğinin temini için tebliğ memuru tarafından bağlı olduğu merkeze iade olunur.

Tebligat evrakında yazılı tarihe kadar 12 nci Maddede gösterilen müddetlerden daha az bir zaman kalmış veya yeni adres yabancı bir memlekete ait ise PTT merkezi tebliğ evrakını tebligatı çıkaran mercie geri gönderir.

Muhatap ve onun yerine tebligat yapılacak kimseler, o adreste bulundukları halde tebliğin yapılacağı sırada orada mevcut değillerse 30 uncu Maddeye göre muamele yapılır.

TEBELLÜĞDEN İMTİNA:

TÜZÜK Madde 29 - Kendisine tebliğ yapılacak kimse veya yukarıki Maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimseler tebellüğden imtina ederlerse 30 uncu Maddeye göre muamele yapılır.

TEBLİĞ İMKANSIZLIĞI VE TEBELLÜĞDEN İMTİNA HALİNDE YAPILACAK MUAMELE: 10

TÜZÜK Madde 30 - 28 inci Maddenin son fıkrasında ve 29 uncu Maddede zikredilen ahvalde tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi azasından birine veyahut zabıta amir, veya memuruna imza mukabilinde teslim eder.

(Değişik fıkra: 05/10/1987 - 87/12170 K.) Tebliğ memuru, Tüzüğe ekli 2 numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi, gösterilen adresteki kapıya yapıştırır. Durumu, muhataba duyurmasını mümkünse en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir.

İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

KAŞE: (ADRESTE KİMSE YOKSA)

Dağıtım esnasında adres kapalı olduğundan muhatabın nerede olduğu komşu-yönetici-kapıcı……………………..dan soruldu. Verilen beyanda Muhatabın …………………için …………….gittiğini beyan etmesi üzerine tebliğ imkansızlığı nedeniyle T.K.nun 21. ve T.Tüzüğünün 28.maddesi gereğince tebliğ evrakı …………..mahallesi muhtarı…………………na imza karşılığında teslim edildi. 2 nolu haber evrakı muhatabın adresinin kapısına yapıştırıldı. İmza vermek istemeyen komşusu…………………ye haber verildi.

KAŞE: (MUHATAP ALMAKTAN İMTİNA EDERSE)

Muhatap………………….tebellüğden imtina ettiğinden tebliğ zarfı…………………………..muhtarına teslim edilmiş ve 2 numaralı haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır.

UYARILAR: (En çok sıkıntı yaşanılan maddelerden biri bu madde.)

1- Posta memuru adresin kapalı olduğunu ve adreste kimse bulunmadığını anlayınca, öncelikle, muhatabın adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden ve yahut zabıta amir veya memurlarından soruşturarak, vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazacak ve beyanda bulunanın imzasını alacak.

2-Bundan sonra, 2 nolu haber evrakını muhatabın adresinin kapısına yapıştırır.

3-Adreste bulunmama halinde ise, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir.

4-Bilgi alınan komşu vs. kişinin mutlaka ismi ve imzası alınması gerekir. Bu kişi imza vermek istemiyorsa imza vermek istemedi diye tebliğ zaptına yazılır.

5-Bazen komşu bulunamıyor, bu durumda şahsın nereye gittiği muhtardan, ihtiyar kurulu üyelerinden, zabıta amir ve memurlarından da sorulabilir. Bu kişiler de bilmiyorsa, durum tebliğ zarfına yazılarak 21.maddenin şartları yerine getirilir.

6-Bazen de komşunun kapısı çalınıyor ve komşu şahsın nereye gittiğini bilmediğini beyan ediyor ve kendi ismini de vermiyor. Bu durumda posta memurunun komşunun yakasına yapışıp ismini alması mümkün değildir. Bu durumda yapılması gereken sorulabilecek bir başka komşuya sorulur ve ondan bilgi almaya çalışılır. Bu da mümkün değilse posta memuru kapısını çaldığı ve ancak bilgi alamadığı komşunun kapı numarasını tebliğ zarfına yazar ve yine tebliği 21.maddeye göre tebliğ eder. Tebliğin geçerli olup olmadığı artık yargının işidir. Posta memurunun bundan fazla yapacağı bir şey yoktur.

7-Muhtar veya ihtiyar heyeti ile zabıta amir ve memurları tebliğ evrakını almaya mecburdur. Almazsa tebliğ memuru bunu tebliğ zarfına yazar ve evrakı merciine iade eder. Almayan kişi suç işlemiş olur.

YARGITAY KARARI :Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinin 1.fıkrasında da açıkça tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden ve yahut zabıta amir veya memurlarından soruşturarak, vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması gerektiği, ifade edilmiştir. Bu yön Tebligat Kanunu'nun 23 ve Tüzüğün 33. maddelerinde de ayrıca vurgulanmıştır.

Borçluya "Örnek 51 ödeme emri ve kira akdi fotokopisinin" tebliğine ilişkin işlemin bu kurallara uygun bulunmadığı açıktır. Zira, bu tebligattaki tebliğ şerhinde aynen: " Muhatabın adresi geçici kapalı olup, nereye Çarşı'ya gittiği komşusu… öğrenildi. Tebligat Kanunu 21. maddesi gereği Sümer Mahalle/köy muhtarına tebliğ edilip, adresin kapısına 2.nolu örnek yapıştırılarak komşusu ….. haber verildi. İsim vermekten kaçınmıştır. 03.10.2003" açıklamasına yer verilmiş olup; muhtara isim, mühür ve imzasıyla teslim edilen evrak tebliğ memurunun imzası ile tevsik edilmişse de, yukarıda açıklandığı biçimde borçlunun çarşıya gittiğinin kimden soruşturularak tespit edildiği ve bu kişinin açık kimliğinin ne olduğu tebliğ mazbatasında açıklanmamıştır. Yine adı geçenin bunu onaylayan imzası da alınmamıştır. Böylece bu yönler onamsız kalmıştır. Dolayısıyla, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği ve fakat bulamadığı belgelenmemiş, yapılan işlem tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kalmıştır.

Bu durumda, borçlu adresine çıkarılan ödeme emrinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olduğunun kabulüne olanak yoktur HG 00 E: 2004/12-765 K: 2004/730 Tarih: 22.12.2004 11

YAŞ VE EHLİYET ŞARTI:

KANUN Madde 22 - Muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran onsekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması lazımdır.

TÜZÜK Madde 32 - Muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran 15 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması lazımdır.

Akıl hastalığı, akıl zayıflığı veya diğer bir hastalık, sağırlık, körlük ve dilsizlik gibi sebeplerden biri ile kendisi ile anlaşma imkanı olmayan kimse, ehliyetsiz sayılır.

Muhatap namına kendisine tebligat yapılacak olan, görünüşüne nazaran 15 yaşından aşağı veya bariz bir surette ehliyetsiz olur ve o adreste muhatap yerine tebligat yapılacak başka bir kimse de bulunmazsa, 28 ve 30 uncu Maddeler hükümlerine göre muamele yapılır.

UYARI: Bu maddeler gereğince tebliğ evrakı muhatap dışında muhatap adına almaya yetkili bir kişiye teslim edildiğinde mutlaka tebliğ zarfına “ehil ve reşit görünen” ibaresi yazılmalıdır. Kanun ve tüzük burada dış görünüşü esas alıyor bu nedenle illaki kimlik sorup ona göre tebliğ etmeye gerek yok.

İMZA EDEMİYECEK DURUMDA OLMAK:

KANUN Madde 24 - Kendisine tebliğ yapılacak kimse imza edecek kadar yazı bilmez veya imza edemiyecek durumda bulunursa, komşularından bir kişi huzurunda sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ yapılır.

Sol elinin baş parmağı bulunmıyan kimsenin, aynı elinin diğer bir parmağı ve sol eli yoksa sağ elinin baş parmağı ve bu da mevcut değilse diğer parmaklarından biri bastırılır.

Tebliğ yapılacak kimsenin iki eli de yoksa tebliğ evrakı kendisine verilir.

Yukardaki fıkralarda yazılı hallerde keyfiyet, tebliğ mazbatasında tasrih edilir ve hazır bulunan şahsa da imza ettirilir.

Okur yazar bir komşu bulunmaz veya bulunan komşu imzadan imtina ederse, tebliğ memuru o mahalle veya köyün muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birini veyahut bir zabıta memurunu, tebliğ sırasında hazır bulunmak üzere davet eder ve tebligat bunların huzurunda yapılır.

TÜZÜK Madde 35 - Kendisine tebliğ yapılacak kimse, imza edecek kadar yazı bilmez veya körlük, hastalık yaralı olmak vesair sebeplerle imza edemiyecek durumda bulunursa, komşulardan bir kimse, okur yazar bir komşu bulunmaz veya bulunan komşu imzadan imtina ederse, tebliğ memurunun daveti üzerine gelecek olan o mahalle veya köyün muhtar veya ihtiyar heyeti veyahut meclisi azasından biri yahutta bir zabıta memuru huzurunda aşağıdaki fıkra hükümleri dairesinde tebligat yapılır.

Bu halde kendisine tebliğ yapılan kimsenin sol elinin baş parmağı, sol elinin baş parmağı bulunmayan kimsenin, aynı elin diğer bir parmağı ve sol eli yoksa sağ elinin baş parmağı ve buda mevcut değilse diğer parmaklarından biri bastırılır.

Tebliğ yapılacak kimsenin iki eli de yoksa tebliğ evrakı kendisine verilir.

Tebliğ mazbatasında hangi elin hangi parmağının bastırıldığı ve sebebi, tebliğ yapılacak kimsenin iki eli de yoksa evrakın kendisine verildiği ve huzurunda tebligat yapılan şahsın hüviyeti yazılarak, hazır bulunan şahsa da imza ettirilir.

UYARI: 1- Buradaki komşu mutlaka okur-yazar olmalı

2-Şahsın hangi parmak izinin alındığı mutlaka yazılmalı

3-hazır bulunan komşu, muhtar vs. in mutlaka ismi ve imzası alınmalıdır.

YARGITAY KARARI;Hükmü temyiz eden davalı, temyiz dilekçesinde okuma-yazma bilmediğini, sağır-dilsiz olduğunu belirtip, kendisine dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiğini söyleyerek, özrüne ilişkin belgeleri temyiz dilekçesine eklemiştir.

Davalının belirttiği özürlerinin mevcudiyetinin saptanması halinde, kendisine 7201 sayılı Kanunun 24. maddesi ve ilgili tüzüğün 32. maddesi kapsamında tebligat yapılması gerekir HD 01 E: 2005/13994 K: 2006/901 Tarih: 08.02.2006

RESMİ VE ADLİ TATİL GÜNLERİNDE TEBLİGAT:

KANUN Madde 33 - (Değişik madde: 06/06/1985 - 3220/11 md.)

Resmi ve adli tatil günlerinde de tebligat caizdir.

ADRES DEĞİŞTİRMENİN BİLDİRİLMESİ MECBURİYETİ: 12

KANUN Madde 35 - Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.

(Değişik fıkra: 19/03/2003 - 4829 S.K./11. md.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır.

(Değişik fıkra: 19/03/2003 - 4829 S.K./11. md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.

(Ek fıkra: 06/06/1985 - 3220/12 md.) Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.

TÜZÜK Madde 55 - Muhataba veya adresinde bu Tüzüğün gösterdiği usullere göre onun yerine tebellüğ edebilecek birine veya 30 uncu Madde mucibince tebligat yapılmış ve fakat muhatap sonradan adresini değiştirmiş, olursa yeni adresini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.

Adresini değiştiren kimse yenisini alakalı mercie bildirmez ve fakat çıkarılan tebligat üzerine tebliğ memuru 28 inci Maddenin ilk fıkrasındaki usule göre yeni adresi tesbit ederse aynı Maddenin üç ve dördüncü fıkraları mucibince ve son fıkrasındaki hal vaki ise 30 uncu Maddeye tevfikan muamele yapar.

Tebliğ memuru bu suretle muhatabın yeni adresini tesbit edemezse, tebliğ evrakı, çıkaran mercie iade edilir.

Bu mercie muhatabın yeni adresi bir diğer alakalı tarafından bildirilirse, tebliğ evrakı o adrese gönderilir.

( Bu Maddede posta memurunu ilgilendiren bölüm) Aksi takdirde mercice tahkik muamelelerine tevessül olunmayarak bu Tüzüğe ekli 6 numaralı örneğe göre düzenlenecek tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait kapıya talik ettirilir. Eski adresin kapısına talik tarihi, tebliğ tarihi sayılır.

YARGITAY KARARI:Muhatabın, yeni adresini bildirmemiş olması halinde ise; tebliğ memuru, muhatabın yeni adresini tespit edemezse tebliğ evrakını bunu çıkaran mercie iade eder. Bu mercie muhatabın yeni adresi bir diğer ilgili tarafından bildirilirse, tebliğ evrakı bu bildirilen yeni adrese gönderilir. Tebliğ evrakı kendisine iade edilen mercie muhatabın yeni adresinin kimse tarafından bildirilmemesi halinde, bu merci, ayrıca soruşturma yapmaksızın, tebliğ olunacak evrakın özel örneğe göre düzenlenecek bir nüshasını (Teb. Niz. 6 nolu örnek) eski adrese ait kapıya diğer nüshasını da kendi divanhanesine astırır. Muhatabın eski adresinin kapısına asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır. HG 00 E: 2006/12-481 K: 2006/482 Tarih: 28.06.2006

UYARI:Burada önemli olan Teb.Niz.6 nolu örneğin kapıya yapıştırılmasıdır.

TEBELLÜĞ EDECEK ŞAHSIN HASIM OLMASI: (POSTA MEMURU BİLEMEZ)

Madde 39 - Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz.

TEBLİGATIN USULSÜZ YAPILMASINDA TEBLİĞ MEMURUNUN CEZAİ SORUMLULUĞU

CEZA KANUNU Madde 257 - (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 13

(3) İrtikap suçunu oluşturmadığı takdirde, görevinin gereklerine uygun davranması için veya bu nedenle kişilerden kendisine veya bir başkasına çıkar sağlayan kamu görevlisi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

UYARI: 1-yanlış yapılan tebligatlar nedeniyle 2. fıkra gereğince posta memurunun ceza alması kaçınılmaz.

2- Ayrıca, bir de hukuki yönü var ve usulsüz tebliğ nedeniyle zarar uğrayan kişi posta idaresine ve posta memuruna karşı tazminat davası açar ve kazanır. Bu durumda posta idaresi tazminatı öder ve hatalı tebligat yapan posta memurundan da ödediği miktarı tahsil eder.

SEMİNER ESNASINDA SORULAN SORULAR VE CEVAPLARI

SORU: Aynı konutta birlikte oturan öğrenciye ve gayriresmi eşe yapılan tebligat geçerli mi ?

CEVAP: 16. maddenin yeni halinde “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” denilmektedir. Buna göre, muhatap ile aynı konutta sürekli oturan kişilere tebligat yapılabilir. Yalnız burada önemli olan tebliğ evrakını alan kişinin muhatapla aynı konutta sürekli ve birlikte oturuyor olmasıdır.

SORU: Muhatabın babası eski eşi olan muhatabın annesinden boşanmış ve yeniden evlenmiş ve muhatapla aynı evde oturuyorlar bu durumda muhatabın üvey annesine tebligat yapılabilir mi ?

CEVAP: 16. maddenin yeni halinde “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” denilmektedir. Buna göre, muhatap ile aynı konutta sürekli oturan kişilere tebligat yapılabilir. Burada tebliğ evrakını alan üvey anne muhatapla aynı konutta sürekli ve birlikte oturuyor olduğundan tebligat geçerlidir.

SORU: Tebligat zarfında yazılı olan adres yetersiz olursa tebligatın iadesi için muhtardan sormaya gerek var mı ?

CEVAP: Posta memuru tarafından adresin yetersiz olduğu KESİN OLARAK BİLİNİYOR ise gerek yok ancak posta memuru hata yapıp tebligat zarfındaki adres yetersiz diye iade eder ve bu adres te tebligat için yeterli bir adres olduğu anlaşılırsa posta memurunun sorumluluğu doğar bu nedenle de adres yetersizliği durumlarında MUHTARDAN SORDUKTAN SONRA İADE EDİLMESİ POSTA MEMURU İÇİN EN DOĞRU YÖNTEMDİR.

SORU: Bazı tebligatların üzerinde “21.maddeye göre tebliğ edilecektir” diye yazılı olarak geliyor bu durumda ne yapacağız ?

CEVAP: Kanunda çıkaran merciin tebligatın hangi maddeye göre yapılacağını belirtme yetkisi sadece 35.maddede düzenlenmiştir. 35. maddeye göre yapılacak tebligatlar da zaten çıkaran mercii tarafından 6 numaralı örnek doldurularak gönderiliyor ve buna tebliğ ediliyor. 35.madde dışındaki maddeler için böyle bir kanun maddesi yok. Dolayısıyla çıkaran merciin “21.maddeye veya başka bir göre tebliğ edilecek” şeklinde bir talimat vermesi geçerli değildir. Bu durumda yapılması gereken, posta 14

memurunun bu talimat hiç yazılmamış gibi normal tebligat işlemlerini yapmaktır. Eğer muhatap tanınmıyorsa gerekli araştırmanın yapıldığı belirtilerek evrak merciine iade edilmelidir.

Yani sonuç olarak; tebligat zarfı üzerindeki bu gibi yazıların hiçbir önemi yoktur ve posta memuru normal tebligat usullerine göre işlem yapacaktır.

SORU: Bir yıldan fazla ceza almış Hükümlüye tebligat yaparken ne yapacağız ? Vasisini araştıracak mıyız ?

CEVAP: Cezaevinde bulunanlara tebligat cezaevi görevlilerince temin edileceğinden önce cezaevi müdürüne o yoksa müdür yardımcısına gidilir. Cezaevi görevlisi muhatabın dosyasına bakıp 1 yıldan fazla ceza ile mahkum olduğunu bildirirse ve bu kişiye vasi tayin edildiğini bildirip vasinin adresini verirse tebligat zarfı üzerine bu açıklama yazılarak evrak vasinin adresine sevk edilir. Muhataba vasi atanmamış ise cezaevi görevlisinin beyanı ve imzası alınarak hatta şahsın mahkumiyet kararının mahkemesi esas ve karar numarası yazılarak merciine iade edilir. (Bu şekilde yapılacak işlem tebligatı çıkaran merciin de işini çok kolaylaştırır.)

SORU: 1-Cezaevinde tutuklu ya da hükümlü olan şahıs hazır edilip te kendisi almaktan imtina ederse ne yapılır ?

CEVAP: 19.maddenin açıklamasını yaparken de belirtildiği üzere bu durumu düzenleyen bir kanun ve tüzük maddesi yoktur ve burada bir mevzuat boşluğu bulunmaktadır. Ancak, Tebligat Kanunun bazı maddelerinde ve Tebligat Tüzüğünde değişiklik çalışmaları olduğunu biliyorum ve yeni düzenlemelerde bu boşluğu doldurulacağını bekliyorum. Bazı arkadaşlar T.K.nun 21. maddesi uygulanabilir mi diye sordular ancak bana göre 21.maddenin burada uygulanması mümkün değildir çünkü 21.maddeye göre muhtara bırakılan bir evrakın cezaevinde bulunan muhatap tarafından alınma imkanı yoktur.

Burada benim önerim;tutuklu ya da hükümlü olan muhatap tebligatı almaktan imtina ederse “tebliğ evrakının muhatabın koğuşuna asılmasının” önünü açacak bir düzenlemedir.

SORU: Aynı yerde birlikte çalışan avukata tebligat geçerli mi ?

CEVAP: Aşağıdaki Yargıtay Kararından da açıkça anlaşıldığı “muhatabın iş ortağına veya muhatabın iş arkadaşına” tebligat yapılamaz. Avukatın ortağına da tebligat yapılamaz.

Bu durumda yapılması gereken muhatap avukatın katibi, sekreteri vs. varsa tebliğin ona yapılması, bunlar yoksa ortak olan avukatın beyanı zapta yazılarak 21.maddeye göre tebliğ edilmelidir. Beyanda bulunan ve muhatabın ortağı olan avukatın da imzası alınmalı imza vermez ise imtina ettiği de mutlaka zapta yazılmalıdır.

YARGITAY KARARI:Belirli bir yerde mesleğini icra edenlere tebligatın nasıl yapılacağına, Tebligat Yasasının 17 ve Nizamnamesinin 23. maddesinde gösterilmiştir. Gerek satış ilanı, gerekse 103 davetiye ve kıymet takdir tutanağı borçluya "muhatabın iş ortağı Davut E.'e" ve "muhatabın daimi iş arkadaşı İbrahim E.'e" tebliğ edildiği meşruhatı ile adı geçenlere tebliğ olunmuştur. Borçlunun daimi memur ve müstahdemleri dışındaki şahıslara yapılan tebligat Tebligat Kanununa aykırı olup usulsüzdür.(12 HD. 01.02.1994 Tarih 1994/927-1206)

SORU: Belediye adına gönderilen bir tebligat küçük belde belediyelerinde başkan, başkan yrd. Gibi kimse bulunamayınca sorun oluyor kime tebliğ edeceğiz ?

CEVAP: Belediye bir tüzel kişiliktir. Bu nedenle kanunun 13.maddesine göre yapmak gerekir. Yani, tebligatı almaya yetkili başkan, başkan yardımcısı, yazı işleri müdürü gibi kimselerin bulunmadığı ayrıntılı olarak belirtilerek belediyede hazır olan işçi, kapıcı vs. kişilere de yapılabilir. 15

SORU: 35. maddeye göre yapılan tebligatlarda komşu, yönetici, kapıcı vs. kişilere haber verilecek mi ?

CEVAP : Kanunda, tüzükte ve Yargıtay kararlarında ben böyle bir şey bulamadım. Ancak, PTT Gen Md.lüğünün kitabının 84. sayfasında böyle denilmiş. Fakat ben bu görüşü katılmıyorum ve bana göre bu kişilere haber verilmesine gerek yoktur. Çünkü, haber vermeyi gerektirecek bir düzenleme mevcut değildir.

SORU: Şirket yetkilisi hazır ve imtina ediyor. 21. maddeye göre yapmak için muhtara gidiyoruz muhtar bizde şirketin kaydı yok diye tebligatı almıyor. Ne yapacağız ?

CEVAP:Kanunda ve tüzükte muhtara teslim edilebilmesi için muhatabın muhtarlıkta kayıtlı olması gerektiğine dair herhangi bir düzenleme yok. Buna göre muhtar almamazlık edemez.

Peki muhtar bu gerekçe ile almazsa ne yapılabilir ? 21. maddede “zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder” denildiği için posta memuru muhtar almazsa son olarak zabıtaya (polis-jandarma) gider ve onlara imza mukabilinde teslim eder. Ancak, onlar da almazsa bütün bu işlemleri yaptığını ve muhtar ile zabıtanın da evrakı almadığını (zabıta görevlisinin ismi, ünvanı vs. yazılırsa çok iyi olur) bu nedenle de tebligat yapılamadığını yazarak evrakı merciine iade eder. Bu durumda posta memuru görevini tam olarak yapmış olur. Evrakı almayan muhtar ve zabıta görevlileri sorumlu olur.

SORU: Avukata gönderilen tebligatı avukat “ben o kişinin vekilliğinden çekildim” diyerek almamazlık edebilir mi ?

CEVAP: Avukatlık Kanunun 41.maddesinde “Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumu müvekkiline tebliğinden itibaren onbeş gün süre ile devam eder.” Denilmektedir. Bu 15 günlük süre de avukatın çekildiğinin asile bildirilmesinden itibaren işlemeye başlar. Buna göre, posta memuru vekillikten çekilmenin asile bildirilip bildirilmediğini ve avukatın vekilliğinin hangi tarihte sona ereceğini bilebilecek durumda değildir. Bu nedenle bu durumda “avukat vekillikten çekildiğini beyan etse” dahi posta memuru tebligatı avukata yapmalıdır. Avukat almaktan imtina ederse avukatın “vekillikten çekildiğini beyan ederek evrakı almaktan imtina ettiğini belirterek” tebliğ 21.maddeye göre yapılır. Bu tebligatın geçerli olup olmadığına çıkaran mercii karar verir. Böyle yapması halinde posta memurunun da sorumluluğu olmaz.

Ancak, bu durumda mutlaka “avukatın vekillikten çekildiğini beyan ederek evrakı almaktan imtina ettiğini” tebliğ zarfına yazalım ki çıkaran merci bu yönden inceleme yapabilsin.

YARGITAY KARARLARI

1- Davalı vekili son oturumdan iki gün önce 11.6.2003 tarihinde vekillik görevinden çekildiğini dilekçe ile bildirerek durumun davalıya bildirilmesini istemiştir. Avukatlık Kanunun 41. maddesinde belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın, o işe ait görevinin durumun müvekkiline tebliğinden itibaren onbeş gün süre ile devam edeceği öngörülmüştür. Hukuk Genel Kurulun 30.12.1931 gün 82/81 sayılı kararında da belirtildiği üzere vekilinin istifa ettiği davalı tarafa bildirilmeli ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu yönde işlem yapılmadan yokluğunda duruşmaya devamla yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. HD 14 E: 2003/7742 K: 2003/7985 Tarih: 11.11.2003
<!-- google_ad_client = "pub-3933412175630434"; /* 728x90, oluşturulma 22.10.2010 */ google_ad_slot = "5284301877"; google_ad_width = 728; google_ad_height = 90; http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js<!-- google_ad_client = "ca-pub-3933412175630434"; /* 728x15, oluşturulma 14.11.2010 */ google_ad_slot = "8911197377"; google_ad_width = 728; google_ad_height = 15; http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js

2- 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi gereğince vekil sıfatıyla takip edilen işlerde tüm tebligatların vekile yapılması zorunlu bulunmaktadır. Ayrıca, HUMK.nun 62. maddesine göre de vekalet, hükmün icra işlemlerinin tamamlanmasına kadar devam eder. Somut olayda, ilamlı takibin devamı sırasında tüm tebliğ işlemlerinin vekile yapılmış olması yukarıda anılan Yasa hükümlerine uygundur. Avukatlık Kanunu'nun 41/1. maddesinde ise "belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumun müvekkiline tebliğinden itibaren 15 gün süreyle devam edeceği ..." hükmü yer almaktadır. Bu nedenle satış ilanının şikayetçi vekiline tebliğ edilmesi 16

ve Avukatlık Kanunu'nun 41. maddesinde yer alan asıla tebliğ işlemi yerine getirilmeden önce yapılan tebligata göre satışın sürdürülüp sonuçlandırılmasında Yasaya aykırılık yoktur. HD 12 E: 2003/3673 K: 2003/6132 Tarih: 24.03.2003

3-Avukatlık Yasasının 41. maddesi hükmünce; vekilin, vekaletten çekilmesini bildirmesi halinde vekil edene, çekilmenin açık bir biçimde masrafı vekile ait olmak üzere mahkemece tebliği gerekir. Vekil edene, vekilinin çekildiğine dair dilekçesi tebliğ edilmedikçe de vekalet devam eder. Ve bu durumda, tüm tebliğlerin vekile yapılması zorunludur (7201 s. K. m. 11). HD 20 E: 1994/3269 K: 1994/4437 Tarih: 20.04.1994

SORU: Hasım olan kişilerin tebligatlarında nasıl hareket edeceğiz ?

CEVAP:Dağıtım esnasında Muhatap adreste yoksa ve evrakı almak isteyen kişinin de muhatap ile hasım olduğu tebligat evrakı üzerinden açıkça anlaşılıyor ise (Ör: davacı muhatap, davalı da almak isteyen kişi ise, ya da davacı almak isteyen kişi davalı da muhatap ise) hasım konumunda olan hazır kişiye tebligat yapılmaz.

Peki bu durumda ne yapılabilir ? Bu konuda bir içtihat bulamadım ancak bana göre, posta memuru hazır olup ta tebligatı almaya yetkili olan kişinin hasım olduğunu anlarsa bu durumda hazır olan kişinin nerede olduğunu bu hazır olandan sorar ve muhatabın geçici olarak bir yere gittiğini tespit ederse “hazır olan kişinin muhatapla hasım olması nedeniyle tebliğ evrakının bu kişiye teslim edilmediği belirtilerek tebligat 20. veya 21.maddeye göre yapılmalıdır. Eğer, hazır olan kişi muhatabın artık bu adreste kalmadığını beyan ederse, bu durumda posta memuru muhatabın yeni adresini bu kişiden sorar, yeni adres bildirirse evrakı yeni adrese sevkeder. Hazır olan kişi yeni adresi bilmediğini beyan ederse posta memuru bir de bilebilecek durumda olan komşu, kapıcı, yönetici, muhtar vs. kişilerden sorar ve adresi tespit etmeye çalışır, yeni adresi tespit ederse evrakı sevkeder yeni adresi tespit edemezse bütün bunları tebliğ zarfına yazarak evrakı merciine iade eder.

MALATYA 2.İCRA MAHKEMESİ HAKİMİ BAYRAM DEMİRCİ’NİN
MALATYA’DAKİ POSTA DAĞITICILARINA TEBLİGAT KANUNUNUN UYGULANMASINA YÖNELİK 19.04.2008 TARİHLİ SEMİNERE AİT NOTLARIMDAN

Hiç yorum yok