.

.
.

Kısa Kısa

Devlet, Ev Hanımlarına Düşman mıdır ?

Devletin cari açığı negatif yönde fark yapmaya kalksa da hükümet her fırsatta vatandaşına para dağıtmaya , desteklemeye formüller bulmaya çalışıyor. Herkese hatta mültecilere bile para dağıtıyor. Bu para ağlayan, sızlayan, hülle yapan, hileye başvuran, parti yanlısı, arkası olan, taraflı herkese rahatlıkla ulaşırken ağırbaşlı, sessiz, yol yordam bilmeyen, bir yerlerde üye olmayan, namusu ile geçinenlere ulaşamıyor.

Elin mültecisi sığındığı ülke vatandaşından daha iyi imkanlara sahip olurken, bu ülkenin vatandaşı nereye para yetiştireceğini bilemiyor.

Adam elini kolunu sallaya salaya işyeri açarken, ödemeyeceği kredilere imza atarken, istediği yerde istediğine kavuşurken devlet desteği karşısında nankörlük edeceği belli iken bu ülkenin vatandaşı bir işyeri açmak için 40 takla atıp binbir vergi ödüyor. Bir de bir ruhsat almak için kuruma her istenilen ücreti öderken işyerine gelen kontrolörü de ayrıca görmek zorunda kalıyor.

Son olarak değerli devletimiz 'Çalışan annelere bakıcı desteği' sunmaya başladı. Çalışan kadınlara evlenme izni, hamilelik izni, doğum izni, süt izni, aşırı stres ve yorgunluktan dolayı çokça doktor rapor izni, senelik, mazeret ve nakillerde yol izni; evlerdeki bakıcılar için sigorta-prim giderleri, iş yerlerindeki kreş masrafları, servis, yemek harcamalarını ve arkasından bebek-çocuk bakan yaşlı büyükannelere de ücret vermeye başlayacak.

Kime verecek çalışan annelere..

Ya çalışmayan anneler. Kocalarının getirdiği ortalama 1500 TL ile geçinmeye çalışan evinin kadını olanlara hiç bir şey.

Sosyal adalet bunun neresinde..

Sonra inançlı hükümetimiz kadını neden evden dışarıya çıkmaya zorluyor. Evinde yetiştireceği evladı vatan için bir değer , toplum için saygın bir insan, aile ve toplumda nasıl terbiye içinde davranması gerektiğini öğrenen bir vatandaşı yetiştirecek olan evdeki anne, evdeki kadın, evdeki eş bu ülkede değersiz midir.

Evde bir annenin ne yapabildiğini bilmeyen yoktur. Sabahın köründen akşamın geç vaktine kadar eşi ve çocukları için çırpınan kadın yok demek midir.

Biz çalışanlara destek olunmasına karşı değiliz. Ancak evde çocuğunu yetiştirmeye çalışan kadına destek verilse de kadının sokaktan evine dönmesine gayret etsek. Hem en az 3 çocuk isteyipte hem de dışarıda çalıştırmanın mantığı nerede. Çocuğu doğur, sen işe git, çocuğu kreşe ver. Orada hangi inanca, hangi ahlaka, hangi duyguya sahip bilmem kime teslim et. Anne ve baba, yuva ve aile sevgisinden mahrum avrupaivari çocuk yetiştirilsin sonra sevgisiz çocuklar ona buna saldırıp terörist olsun. Yol yordam bilmesin. Bu çocuklar neden azgınlaşıyor, sevgi saygı bilmiyor diye tezler hazırla.

Şimdi eşi çalışmayan kocaya iş bul, destek çık. Evdeki kadına maddi ve manevi destek sağla. Vergileri azalt, üretimi artıracak yatırımlar yap, millete balık tutmayı öğret bak bakalım işsiz erkek kalır mı ? Bu destekler evinde kendi çocuğuna bakan anneye verilse, yüzlerce iş bulamadığından evlenemeyen genç erkek evlenip bunlar da iş ve eş sahibi olsa daha mantıklı olmaz mı?

Avrupa Birliği ile Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortaklaşa finanse edilen, SGK tarafından yürütülen "Evde Çocuk Bakım Hizmetleri Yoluyla Kayıtlı Kadın İstihdamın Desteklenmesi Projesi"nim arkasında yatan gerçek Müslüman Türk kadının sokağa çıkartılması, ailenin yıkılması demektir.

Haydi hanım, git iş bul, çocuğu kreşe ya da sokağa at, devletimiz bize destek olsun amacı bu ülkenin geleceğine vurulan en büyük darbedir.

Bir zamanlar amerikan mandası olmuş bu ülke Avrupa'nın elma şekerlerinden kurtulmalıdır. Bu projeden sıyrılıp üretken erkek çocuk yetiştiren annelere ihityiaç vardır.

Kariye sahibi olmuş, tıp, mühendislik, hukuk gibi üst düzey mesleklerde yetişen kadınlara ihtiyacımız var. Saygın meslek sahibi kadınlara ihtiyacımız var. Bunlardan asla söz etmiyoruz. Ancak merdiven altı firmalarda üretenden ziyade değersiz işlere koşturulan,alelade işler yapacak kadınlara bu ülkenin ihtiyacı yoktur.

Bizlere insanı eğiten, öğreten yetiştiren kadın lazım. Anne lazım. Anneye destek lazım.

Ne demek o "sen çalış ben sana destek olayım, sen evinde oturuyorsun, kocan işsiz de olsa beni ilgilendirmez, ne halin var" dersen bu ülkenin boşanma sayısı da, huzursuzluk sayısı da, geçimsizlik sayısı da, şiddet sayısı da artar.

Vicdanımız sizi bu kararlarınızla mahkum etmektedir.

Erol Kara - 11.02.2017

Hiç yorum yok