.

.
.

Kısa Kısa

İcra Muamelesini Şikayet, vadesi gelmeyen senedin takibe konulması

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi
2016/459 E.
2016/12861 K.

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Alacaklı tarafından 6 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun, icra mahkemesine başvurusunda, takibe konu 13.03.2015 ve 17.04.2015 vade tarihli bonolar dışındaki 4 adet senedin takip tarihi itibariyle henüz muaccel olmadığını ileri sürerek takibin iptali isteğinde bulunduğu, mahkemece, takip tarihinden sonraki vadeyi içeren 4 adet bonodaki alacağın muaccel olmadığı gerekçesiyle anılan senetler yönünden takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.

İİK'nun 168/1. maddesi uyarınca, "İcra memuru, senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir.'' Anılan yasal düzenlemede, icra müdürüne senedi, vade ve kambiyo vasfı hususunda inceleme yetkisi verilmiş olup, icra müdürü, bu iki unsurun varlığı halinde alacaklının takip talebini kabul ederek borçluya kambiyo senetlerine ait ödeme emri gönderir. Aksi durumda ise, senet, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine konulamayacağından, icra müdürü, alacaklının takip talebini reddederek borçluya bu özel yola ilişkin ödeme emri göndermez.

Borçlunun istemi, bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, vadesi gelmeyen senetler hakkında icra takibi yapılmasına ilişkin icra memur muamelesini şikayet niteliğindedir. Anılan şikayetin İİK'nun 168/1. ve 16/1. maddeleri uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılması gerekir.

Somut olayda, borçlu yasal süre içinde icra mahkemesine şikayette bulunmuş olup, mahkeme gerekçesinde de başvurunun şikayet olduğu kabul edilmesine rağmen alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmiştir. İcra İflas Kanunun'un 16. maddesinde tazminat ve para cezası öngörülmediğinden, mahkemece tazminat ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İzmir 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 20/11/2015 tarih ve 2015/425 Esas, 2015/736 Karar sayılı kararının hüküm bölümünün 2. bendinde yer alan; "6.400,00 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ve hükmün 3. bendinde yer alan; "davalı alacaklının 6.400,00 TL asıl alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesine" şeklindeki cümlelerin karar metninden tamamen çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Hiç yorum yok