.

.
.

Kısa Kısa

Dikkat! Her Göz Doktoru Kornea Nakli Yapamaz

İstanbul’da göz hekimleri arasında yapılan bir anket çalışmasında, hekimlerin büyük çoğunluğunun hiç kornea nakli yapmadığı görüldü

Göz hekimlerinin yüzde 67’sinin hiç kornea nakli yapmadığı, yüzde 10’unun de 50’nin üzerinde nakil yaptığı belirlendi.

İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsünden Biyolog Ayhan Demircan ve arkadaşları tarafından yapılan “Göz Hekimlerinin Kornea Nakli Sürecinde Karşılaştıkları Tıbbi, Hukuki ve Etik Sorunlara Yaklaşımlarının Değerlendirilmesi” isimli araştırma, Türkiye Klinikleri Tıp Bilimleri dergisinde yayımlandı.

Göz hekimlerinden elde edilen bilgiler doğrultusunda kornea nakli aşamasında ve uygulamasında yaşanan tıbbi, etik ve hukuki sorunları araştırmak ve bu konu ile ilgili yeni öneriler geliştirmek amacıyla yapılan araştırmada, İstanbul’daki 24-54 yaş aralığında, 1-27 yıllık meslek tecrübesi olan 81 göz hekimine anket uygulandı. Çalışmaya katılan hekimlerin yüzde 53’ünün 30 yaş altında, yüzde 26’sının 30-39 yaş aralığında, yüzde 21’inin ise 40 yaş ve üstünde olduğu görüldü.

Araştırma sonuçlarına göre, göz hekimlerinin ortalama yüzde 67’sinin hiç kornea nakli yapmadığı,  yüzde 11’inin 1-10 arasında, yüzde 9’unun 11-20 arasında, yüzde 3’ünün 21-50 arasında ve yüzde 10’unun ise 51 ve daha fazla sayıda kornea nakli yaptığı tespit edildi. Göz hekimlerinin yüzde 22’si, izinsiz kornea alımı suçlamasıyla karşılaştıklarını ve bu hekimlerin yüzde 50’si haklarında disiplin kovuşturması başlatıldığını belirtti.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Etik Kurul görüşüne uyularak, ölü yakınlarına kornea alımına ilişkin soru sorulmasının kornea alımını ciddi şekilde azaltacağı vurgulandı. Ankette yer alan “TTB Etik Kurul görüşüne göre Nasıl bir yol izlenmeli?” sorusunu ise göz hekimlerinin yüzde 74’ü “Aileye sorulmasına gerek yoktur, 14. maddeye göre alınabilir” diye yanıtladı. TTB Etik Kurul’un 2 Ocak 2009 tarihli görüşüne uyularak, donörün ailesine aksi bir beyanlarının olup olmadığının sorulmasının kornea alımını nasıl etkileyeceği sorusuna, göz hekimlerinin yüzde 86’sı kornea alımını ciddi şekilde azaltacağını, yüzde 11’i ise kornea alımında biraz azalmaya yol açacağı şeklinde yanıt verdi.

Ulusal kornea bankası oluşturulmalı


Göz hekimlerinin yüzde 47’si “Hastaların nakil önceliğine göre nakil yapılmalıdır” seçeneğini, yine yüzde 47’si de “Ulusal bekleme listesi oluşturularak o sıraya göre nakil yapılmalıdır” seçeneklerini işaretledi. İki göz hekimi, “Hastaların nakil önceliğine göre nakil yapılmalıdır, hastalara yurt dışındaki göz bankalarından kornea getirtme izni verilmeli ve getirttiği kornea ile nakil yapılmalıdır” seçeneklerini; diğer iki göz hekimi “Ulusal bekleme listesi oluşturularak o sıraya göre nakil yapılmalıdır” seçeneğini; bir göz hekimi ise “Hastalara yurt dışındaki göz bankalarından kornea getirtme izni verilmeli ve getirttiği kornea ile nakil yapılmalıdır” seçeneğini işaretleyerek fikir beyan etti.

Kornea temininde nasıl bir yol izlenmesi gerektiğine ilişkin ise göz hekimlerinin yüzde 49’u ulusal kornea bankası ağı oluşturularak bağış yapan donörlerden korneaların tamamına yakınının alımının sağlanmasını, yüzde 5’i kornea alımının belli merkezler haricinde il ve ilçelerdeki hekimleri eğiterek ve altyapıyı oluşturarak temin sayısının artırılması ve ulusal ağa aktarılmasını, yüzde 46’sı ise her iki seçeneği de işaretleyerek çoğunlukla ulusal kornea bankası ağı oluşturulması gerektiğini bildirdi.

Anket sonuçlarına göre, yapılan kornea nakli sayılarında mesleki tecrübe ve yaş artışıyla birlikte anlamlı bir artış tespit edilirken, tüm yaş gruplarında ankete katılan göz hekimlerinin oldukça büyük bölümünün ulusal kornea bekleme listesi oluşturulmasına karşı oldukları görüldü.
Araştırmada, donör adaylarından diğer organlar kadar kornea alınamamasının nedenlerinden birinin, organ alım ekibinde göz hastalıkları uzmanının olmaması olduğu dile getirildi.
Türkiye’de kornea alım sayılarının arttırılabilmesi için Adli Tıp Kurumu ile yakın iş birliği içerisine girilmesi gerektiği belirtilen araştırmada, “Kornea 24 saate kadar canlılığını sürdüren bir doku olduğundan, Adli Tıp Kurumuna otopsi için gelen bazı vakalar donör kaynağı olarak kullanılabilir. Bunun da kornea alım sayılarında ciddi bir artışa neden olacağı düşünülmektedir” denildi.

Morglar çalışır hale getirilmeli


Araştırmanın sonuç bölümünde şunlar kaydedildi:


Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği hakkında göz hekimlerinin farkındalıklarının araştırıldığı bu anket çalışmasında, başta hekimler olmak üzere tüm sağlık personelinin yapmış olduğu tıbbi müdahaleler bakımından dikkat ve özenle mesleğin gerektirdiği tüm donanıma, yeterliliğe, yükümlülüğüne uygun davranmaları gerekmektedir.
Sonuç olarak, sağlık personelinin gerek kurumsal gerek kişisel ve gerekse hukuksal olarak kendilerini koruyucu altına önlemleri bir an evvel almaları, eğitici faaliyetlere, seminerlere katılmaları ve hatta gerekirse hukuki danışmanlık bürolarından yardım almaları son derece gereklidir. Ülkemizde hastane bünyesinde bulunan kornea merkezlerinin bölgesel hale getirilmesi ve hastaneye bağımlılığının kaldırılması şarttır. Bölge kornea merkezleri oluşturulmalı ve nakil için sıra sistemi uygulanmalıdır. Kornea merkezleri ilgili göz kliniklerinden bağımsız çalışmalıdır. Ayrıca, tüm kornea merkezlerinde bir standardizasyona gidilerek aynı yöntem ve materyal kullanımı sağlanmalıdır. Kornea naklinde öncelik tedaviye yönelik olmalı, kozmetik amaçlı nakiller sona bırakılmalıdır. Hastane morgları çalışır hale getirilmeli, vefat eden hastalar için mutlaka morgdan çıkış yapılması sağlanmalı ve çıkış saatleri de standardize edilmelidir. Gasilhanelerde bulunan morglarda kornea alımı için gerekli fiziki şartların oluşturulması gerekmektedir. Ele aldığımız konular yerine getirildiğinde ülkemizdeki nakil sayılarının artacağını düşünmekteyiz.”
 

Hiç yorum yok