0
-- --
T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2016/8706
KARAR NO:2016/9374
KARAR TARİHİ.16.06.2016

AVUKATIN İŞ YERİ ADRESİ YERİNE İKAMET ADRESİNE YAPILAN TEBLİGATIN USULSÜZ OLDUĞU.

ÖZET: Tebligatın muhatabı olan avukatın iş yeri adresi yerine ikamet adresinde yapılan tebligatın usulsüz olduğu …avukatın, bürosundan taşındığı için bila tebliğ iade gelen tebligat üzerine muhatabın (taraf vekili avukatın) yeni iş yeri (büro) adresi araştırılmaksızın “ikamet adresinde “ Tebligat Kanunu 21. Madde hükümlerine göre tebligat yapılan tebliğin usulsüz olduğu ,

Davacı ... ile davalılar ..., ... ve ... aralarındaki tapu iptal tescil-alacak davasına dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27.05.2014 günlü ve ... sayılı hükmün düzeltilerek onanması hakkında dairece verilen 16.11.2015 günlü ve .... sayılı ilama karşı davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.

Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR

Dosyanın incelenmesinden; Dairemizin 16.11.2015 günlü ve .... sayılı ilamının davalı ... vekili Av. ...'a 15.03.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesini 25/04/2016 tarihinde sunduğu ve mahkemenin 27/05/2014 tarihli ek kararı ile davalının karar düzeltme başvurusunun 15 günlük yasal süre içinde olmadığından bahisle karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Karar düzeltme yolu, Yargıtay’ın temyiz incelemesi sırasında vermiş olduğu (bazı) kararlarına karşı tanınmış olan (kendine özgü) bir kanun yoludur. Kanun yolu denince, kural olarak bir kararın üst mahkeme tarafından incelenmesi anlaşılır; mesela temyiz yolunda olduğu gibi. Oysa karar düzeltme yolunda, karar düzeltme talebi bu kararı vermiş olan Yargıtay dairesinde (veya aleyhine karar düzeltme yoluna başvurulan karar HGK kararı ise HGK’ da) incelenip karara bağlanır. Bu nedenle karar düzeltme yolu, (temyiz yolunun devamı niteliğinde) kendine özgü bir kanun yoludur

Buna göre; karar düzeltme dilekçesinin inceleme görevi mahalli mahkemeye değil Yargıtay’ın ilgili dairesine ait bulunmaktadır.

Tebligat Kanununun 17. maddesi ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddesi gereğince belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Bu şekilde yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için muhatabın o yerde bulunmadığının tebliğ evrakına yazılması gerekir.

Somut olayda, dairemizin 16.11.2015 günlü ve ...sayılı ilamının tebliği için davalı ... vekili Av. ... adına çıkarılan tebligat evrakının, muhatabın iş yeri (büro) adresinde tebliğe çıkarıldığı ancak muhatabın bu adresten taşınması sebebi ile bu tebligatın sonuçsuz kalması üzerine muhatabın yeni iş yeri (büro) adresi araştırılmaksızın ikamet adresinde Tebligat Kanunu 21. Madde hükümlerine göre tebligat yapıldığı anlaşılmaktadır. Tebligatın muhatabı olan avukatın iş yeri adresi yerine ikamet adresinde yapılan tebligatın usulsüz olduğu açıktır.
Bu itibarla, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminin süresi içinde olduğu anlaşılmakla,...Hukuk Mahkemesinin 27.05.2014 (sehven 2014 yazıldığı anlaşılan) günlü ve ... Karar sayılı ek kararın kaldırılmasına karar verilerek işin esası incelendi.
Düzeltilmesi istenilen Yargıtay ilamı 16.11.2015 tarihli olup, 5219 sayılı Kanunun 2.maddesi uyarınca 01.01.2015 tarihinden itibaren karar düzeltmeye konu miktar 12.690 TL'den az olduğu için HUMK.nun 440.maddesinin lll/1.fıkrası uyarınca karar düzeltme yoluna gidilemeyeceğinden dilekçenin REDDİNE, 16.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararara.com desteğiyle

Yorum Gönder

 
Top