.

.
.

Kısa Kısa

Vekil olarak atananların izin hakları

Danıştay, vekil olarak atananların, memurlara tanınan sosyal haklardan yararlanabileceklerine ilişkin açık bir hükmün var olmaması nedeniyle, açıktan vekil olarak atananların, memurlar için öngörülen izinlerden,  yıllık izin, mazeret izni, doğum izni, hastalık izni ve aylıksız izin haklarından faydalanabilmesine hukuken imkan bulunmadığı yönünde karar verdi

İşte Danıştay 5. Daire Başkanlığının kararı

Danıştay 5. Daire Başkanlığı
Esas No : 2013/1070
Karar No : 2016/107

İsteğin Özeti : Ankara 16. İdare Mahkemesince verilen 20/06/2012 günlü, E:2011/1863; K:2012/1028 sayılı kararın; dilekçede yazılı nedenlerle, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Cevabın Özeti : Cevap verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hâkimi Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

Dava, Ankara İli, Nallıhan İlçesi, Eymir Sağlık Evinde vekil ebe olarak görev yapan davacının, yıllık izin, mazeret izni, doğum izni, hastalık izni ve aylıksız izin haklarından yararlandırılması isteğiyle yaptığı 06.07.2011 tarihli başvurusunun reddine ilişkin 'nin 03.08.2011 günlü, 114176 sayılı işlemine ekli Personel Genel Müdürlüğü'nün 25.07.2011 günlü, 169918 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

Temyizi istenen kararla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 175. maddesinde, vekil ebe ve hemşirelerin bu Kanunda Devlet memurlarına tanınan sosyal haklardan faydalanabileceklerinin öngörülmesinin, aynı Kanunda genel haklar arasında yer verilmiş olan izin hakkından faydalanamayacakları anlamına gelmediği; açıktan atanarak asli ve sürekli kamu hizmeti gördürülen vekil ebe ve hemşirelere memurlara yüklenen sorumlulukların yüklenmesi karşısında, memurlar için öngörülen izinlerden faydalanamayacaklarının kabulüne imkan bulunmadığı; dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle işlemin iptaline hükmedilmiştir.
Davalı idareler, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu ileri sürmekte ve Mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedirler.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86. maddesinin birinci fıkrasında, memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabileceği; üçüncü fıkrasında ise, ancak, ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, köy ve beldelerdeki ebelik ve hemşirelik, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, vaizlik, Kur'an kursu öğreticiliği, imam-hatiplik ve müezzin-kayyımlığa ait boş kadrolara Maliye Bakanlığının izni (mahallî idarelerde izin şartı aranmaz) ile açıktan vekil atanabileceği; aynı Kanunun 175. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, açıktan vekil olarak atananların, bu Kanunla memurlara tanınan sosyal haklardan yararlanacakları belirtilmiştir.

Memurlara tanınan sosyal haklar, 657 sayılı Kanunun "Sosyal Haklar ve Yardımlar" başlıklı VI. kısmında, 187 ile 213. maddeleri arasında düzenlenmiş; 657 sayılı Kanunun "Genel Hükümler" başlıklı 1. kısmının "Genel Haklar" başlıklı 3. bölümünde yer alan "İzin" başlıklı 23. maddesinde, Devlet memurlarının, bu kanunda gösterilen süre ve şartlarla izin hakkına sahip oldukları belirtilmiş; 102. maddesinde, yılık izin, 104. maddesinde, mazeret izni, 105. maddesinde, hastalık izni, 108. maddesinde ise, aylıksız izin ile ilgili hükümler yer almıştır.

Dosyanın incelenmesinden, açıktan atanarak vekil ebe olarak görev yapmakta olan davacının, 657 sayılı Kanunda Devlet memurları için öngörülen izin haklarından yararlandırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddedildiği anlaşılmıştır.

657 sayılı Kanunda, açıktan vekil olarak atananların, bu Kanunla memurlara tanınan sosyal haklardan yararlanabileceklerinin öngörülmüş olması ve genel haklar arasında yer alan izin haklarından yararlanabileceklerine ilişkin açık bir hükmün var olmaması nedeniyle, açıktan vekil olarak atananların, memurlar için öngörülen izinlerden faydalanabilmesine hukuken imkan bulunmamaktadır.

Bu durumda, vekil ebe olan davacının, yıllık izin, mazeret izni, doğum izni, hastalık izni ve aylıksız izin haklarından yararlandırılması isteğiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüyle, Ankara 16. İdare Mahkemesince verilen 20/06/2012 günlü, E:2011/1863; K:2012/1028 sayılı kararın; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına; aynı maddenin 3622 sayılı Kanun'la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 20/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Hiç yorum yok