0
-- --
İşyerinde, iş ile alakalı vb. durumlarda meydana gelen kazalar her zaman iş kazası niteliği taşımamaktadır. Nitekim uygulamada ve öğretide hangi tür kazaların iş kazası olabileceği listelenmiş ve bazı kurallara bağlanmıştır. Birçok kurum iş kazasını tanımlamış ve hangi kazaların iş kazası sayıldığını belirtmiştir.

SSK uygulamasına göre iş kazasının tanımı şu şekildedir : ‘Aşağıda belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olay, iş kazasıdır :

Sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada
Sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısı ile
Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında

İş Kazasının Şartları
Bazı hallerde geçirilen kaza iş kazası niteliği taşımayabilir. İşbu nedenle hangi hallerde meydana gelen kazanın iş kazası sayılacağını tespit önem taşımaktadır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesi iş kazasının tanımını yapmış ve iş kazası sayılabilmenin şartlarını düzenlemiştir. Buna göre bir kazanın iş kazası sayılabilmesi için ;

Kazaya uğrayanın sigortalı olması
Olayın 5510 sayılı kanunun 13. maddesinde belirtilen hallerden birinde meydana gelmesi
Sigortalının kaza nedeniyle hemen veya sonrasında zarara uğramış olması
Zarar ile kaza arasında illiyet bağı olması gerekmektedir.
Bu şartların sağlanması halinde bir iş kazasının varlığından söz etmek yerinde olacaktır.

İŞ KAZASI SAYILAN HALLER

Uygulamada ve sigortalı çalışanlar arasında hangi kazaların iş kazası sayılıp sayılmayacağı sorun teşkil etmektedir. Aslında özünde iş kazası teşkil eden fakat uygulamada pek bilinmeyen kaza türlerine burada değineceğiz.

Kalp Krizi İş Kazası Mıdır ?

Uygulamada kalp krizi geçiren bir işçinin, iş kazası geçirmediği kabul edilmekte idi. Fakat Yargıtay, geçirilen kalp krizinin iş ile alakalı olması halinde kazanın iş kazası niteliği taşıdığına hükmederek uygulamada ezberleri bozmuştur. Örneğin ; iş esnasında işvereni veya iş arkadaşları ile tartışan sigortalı işçinin kalp krizi geçirmesi iş kazası sayılmaktadır. Bununla birlikte Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2004 yılında vermiş olduğu bir kararla artık işyerinde meydana gelen kalp krizlerini iş kazası saymış ve bu husus uygulamaya da yerleşmiştir. Yüksek Mahkemenin vermiş olduğu karar şu şekildedir :

‘… Dava, zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası sayılması gerektiğinin tesbiti istemine ilişkin olup, olayın iş yerinde oluştuğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık davacı murisinin kalp krizi sonucu ölümünün iş kazası sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır… Dava konusu olay davacının elektrikçi olarak görevini yürüttüğü ve işyerinde bulunduğu sırada meydana gelmiştir. Davacı işyerine ait lokalde elektrik arızasını gidermek için görevli olarak bulunduğu sırada kalp krizi neticesinde ölmüştür. Bu durumda meydana gelen olayın iş klazası sayılmasında yasal zorunluluk olduğu açık iken, mahkemece davanın reddine karar verilmesi usül ve yasaya aykırı olup bozma nedendir … ’  (Yargıtay HGK. 2004/21-529 E. , 2004/527 K.)

İntihar Etmek İş Kazası Mıdır ?

Sigortalı olarak çalışan işçinin, işyerinde intihar etmesi hukukumuzda iş kazası sayılmaktadır. Nitekim SGK ve Yargı kararları ışığında bu tür olayların intihar sayıldığı açıktır. Burada işçinin kendi isteği ile kasten canına kıyması, daha sağlıklı bir ifade ile kendi isteği ile yaşamına son vermemesi önem taşımamakta, olayın işyerinde meydana gelmesi nedeniyle iş kazası sayılmaktadır. İntiharın iş kazası sayılmasında aranan kriterler arasında, intiharın iş nedeniyle gerçekleşmesi de önemli değildir. Burada salt intihardan bahsedilmekte, intihar nedeni araştırılmamaktadır. Yargıtay da kararlarında işyerinde intihar etmenin iş kazası sayıldığını açıkça ve istikrarlı bir şekilde kabul etmektedir.  Nitekim vermiş olduğu kararlarda da bu istikrarını sürdürmektedir. Yargıtay’ın vermiş olduğu 1979 tarihli kararın özeti şu şekildedir :

‘… Sigortalının işyerinde intihar etmesi hali de iş kazası sayılacaktır. Esasen, bu konuda oluşabilecek mantıksal kuşkuları ilgili yasa kesin biçimde ortadan kaldırmaktadır. İntihar kişinin sonucunu amaçlayarak ve bilerek, kendi hayatını sona erdirmesidir ve kendisine karşı, kasten eylemde bulunmasıdır. Kastı yüzünden iş kazasına uğrayan sigortalıya geçici işgöremezlik ödeneği ve sürekli iş göremezlik geliri verilmez. Sigortalıya yalnız gerekli sağlık yardımları yapılır. Sadece sigortalıyı amaçlayan bazı kısıtlamalar getirilmiştir. Bu durumda, olay intihar olarak kabul edilse dahi iş kazası sayılacaktır…’

Yine Yargıtay’ın vermiş olduğu 2004 tarihli bir karar da şu şekildedir :

‘… Dava, Kurum sigortalısı F.K. ‘nın işyerinde çalışırken bunalıma girerek mesai saati bitimine yakın işini bırakarak işyerinin çatı katında ikametine tahsis edilen işçi yatakhanesinde kendisini asmak suretiyle gerçekleşen böylece iş kazası olduğu iddia edilen sigorta olayından kaynaklanmaktadır. … O nedenle işverenin sorumluluğu altında çalıştırdığı sigortalının güvenliği beden ve ruh sağlığı için gerekli tedbirleri almak yükümü var ise de bu hal her zaman için zorunlu değildir. Belirtelim ki böyle bir ilgi ve ilişki söz konusu olmadığı hal ve durumlardan birinde dahi meydana gelen bir olayın da iş kazası sayılması mümkündür. Sözgelimi intihar eylemi eğer iş yerinde gerçekleşmiş ise, olayın salt işyerinde meydana gelmesi durumunda bile, intihar eden sigortalının gördüğü işle ilgili ve işverenin kusurundan kaynaklanmamış olmasına rağmen 506 sayılı yasanın 110 maddesi açıklığı gereği olay yine de iş kazasıdır. Ancak bu durumda olaylarla iş ve işveren arasında nedensellik bağı bulunamayacağı için işveren ve onun halefi olanlar Kuruma karşı sorumlu tutulamaz …’

Servis Aracında Vukuu Bulan Kazalar İş Kazası Mıdır ?

Bugün birçok firma kendilerine ait servislerle sigortalı çalışanlarını ev ve işyeri arasında taşımaktadır. Bu noktada, sigortalı işçiler servis aracı ile kaza geçirebilir, servis aracı içerisinde kalp krizi geçirebilir veya herhangi bir kazaya maruz kalabilirler. Bunun yanı sıra servis aracından inip evine yürüyen sigortalı çalışan da kazaya karışabilir ve bunun gibi birçok kaza vukuu bulabilir. Yine işçi, işyeri dışında başka bir yere görevli olarak gönderilebilir ve asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda kaza geçirebilir. Bu hallerde de somut olayın durumuna göre iş kazasından bahsetmek yerinde olacaktır. Nitekim işçinin geçirmiş olduğu kaza işi ile alakalı olsun veya olmasın belirli sınırlarda ise iş kazası niteliği taşımaktadır. Yüksek Mahkemenin vermiş olduğu kararlar da bu doğrultuda olup aşağıda detaylıca izah edeceğiz :

* Yargıtay vermiş olduğu 1996 tarihli bir kararda işveren tarafından işçilerin taşınması için tahsis edilen bir araçta meydana gelen kazalar iş kazası niteliği taşımaktadır. Karar metni ise şu şekildedir : ‘ … Zararlandırıcı sigorta olayının, sigortalının işveren tarafından belirlenen yerde, servisi aracını beklerken oluştuğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, sigortalının işe gitmek için işveren tarafından belirlenen durakta servis aracını beklerken üçüncü şahsa ait aracın çarpması sonucu oluşan zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır. … Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülmesi sırasında, başka bir anlatımla, servis aracına binmek üzere işveren tarafından belirlenen yerde beklediği sırada oluştuğuna göre, sigorta olayının iş kazası sayılması gerektiği hukuksal gerçeği ortadadır …’

* Yargıtay yine vermiş olduğu 2004 tarihli bir kararında ; işverence sağlanan hususi bir araçla kaza geçiren işçinin iş kazası geçirdiğine karar vermiştir. Karar metni ise şu şekildedir : ‘ … 506 sayılı Kanunun 11/A-e maddesindeki amacın sigortalı işverenin aracıyla iş getirilip götürülürken uğradığı olayları iş kazası saymak olmasına, yasa koyucunun işverenin aracıyla iş getirtilip götürülenlere güvence sağlamayı düşünmesine, bu konuda toplu ve münferit taşımalar arasında bir ayrım gözetilmeyeceğine ve böyle bir ayrımın yasa koyucunun amacı ve sosyal güvenlik ilkelerine ters düşeceğine, toplu taşımaya güvence sağlanırken, münferit taşımaları dışlamanın lojik olamayacağı gibi, çoğun içinde azın da bulunacağı kuralıyla da bağdaşmayacağının kabulü gerekir … ’

Görüldüğü üzere günlük yaşantıda birçok kaza iş kazası niteliği taşıyabilmekte ve kazaya uğrayan işçilerin hakları doğabilmektedir. İşbu nedenlerle iş ve işin yapıldığı esnada veya işyerinde meydana gelen kazaların ne tür bir kaza sistematiği içerisine alınacağının tespiti önem taşımaktadır. Bu nedenlerle kaza geçiren işçilerin bu hususları tespit etmesi, tespit hususunda da biz profesyonellerden yardım almaları gerekmektedir.

http://www.emreulusoy.av.tr/is-kazasi-sayilan-haller

Yorum Gönder

 
Top