0
-- --
Bankalara elinin veren kurtulamıyor. Her geçen gün banka tuzağına düşen binlerce mağdur haciz kıskacı altında inleyip duruyor. Ahlar, beddualar ayyuka çıkıyor ancak ne kadar önlem alınsa da bankalar bir yolunu bulup kaz yolma oyunlarından vaz geçmiyor.

Devlet banka mağdurlarının azalması için ne yaparsa yapsın şeytanın aklına gelmeyen taktiklerle bankalar yine de mağdur avından kendisini alamıyor.

İcra daireleri banka alacaklıları yüzünden gece gündüz haftanın yedi günü çalışsa da her gün dolapları taşıran dosya sayısına yetişemezken her gün bir yenisi eklenen kurum dosyalarını tahsil eden hukuk bürolarının da alacakları tahsil etme yarışları ve rekabet koşusu da hızla artıyor.

Bu sefer yazımıza konu olan yıllarca kamu bankası mı devlet bankası mı diye tartışmalara neden olan İş Bankası.

Hani, Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre, 2014 verilerine göre, ortaklık yapısı İş Bankası Munzam Sandık Vakfı: % 40.25 Atatürk Hisseleri (Cumhuriyet Halk Partisi)*: % 28,09 Halka açık pay: % 31.66 *Atatürk'ün vasiyeti çerçevesinde mülkiyeti Cumhuriyet Halk Partisi'ne ait olan söz konusu hisselere ilişkin temettü geliri, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'na bırakılan İş Bankası

İşte bu İş Bankası sadece iki sinema bileti vererek üniversitede okuyan gençleri haciz tuzağına düşürmeye çalışıyor.

Geçtiğimiz yaz aylarında maxmimum karta sahipleirne "1 Mayıs– 30 Haziran 2016 tarihleri arasında Maximum Kart'ınız ile toplamda gerçekleştirilecek 2.500 TL harcamaya 2 adet Cinemaximum sinema bileti hediye" çağrısı yapan İş Bankası aylık 1300 TL olan asgari ücretle geçinmeye çalışanları dahi tuzağa düşürdüğü vatandaşları iki ay içerisinde 2500 TL harcamaya teşvik edip, ödeyemeyenleri haciz takibine koyması yetmemiş gibi aynı kampanyayı kış aylarından da devam ettiren İşbankası bu kez ebeveynlerinden aldıkları harçlıklarla geçinmeye çalışan üniversite öğrencisi gençleri de bu tuzağın içine çekmeye çalışmaktadır.

"İş’te Üniversiteli kredi kartı, harcadıkça kazandıran, sunduğu maksimum kolaylık ve ayrıcalıklarla alışverişi keyifli hale getiren bir kredi kartı" deyip veya "01-30 Kasım 2016 tarihleri arasında Mars Cinema Club üyesi tüm öğrencileri sinema biletlerinde %25 indirim fırsatı bekliyor." gibi indirim, puan vaadleriyle daha fazla harcamaya itmeye çalışmaktadır.


"İş’te Üniversiteli kredi kartınla alışveriş yaparken MaxiPuan kazanır, puanlarını istersen biriktirebilir, istersen Maximum üye kuruluşlarında anında para yerine harcayabilirsin." diyerek şahsi gelirleri sadece ebeveynlerinden aldıkları harçlık olan, eğitim için alması gereken kitap ve ders malzemelerine dahi para bulmakta zorlanan öğrencileri bu tür kampanyaya çekerek mağdur olmalarına sebep olunması bir kamu bankasına asla ve asla yakışmamaktadır.

Hiç bir geliri olmayan, belli bir şirkette SGK'lı çalışması olmayan hatta GSS borcu yüzünden tedavi olmaları bile imkansız hale gelen gençleri kredi kartı vererek ve tahsili mümkün olmayan harcamalara çekerek mağdur etmenin sonunda bankaya değil devlete zarar vereceği de bilinmektedir.

Yıl sonunda "tahsil edemedim" diyerek zarar gösterip vergiden düşerek kendi parasını kurtaran bankalar tahsil edemeyeceği apaçık belli olan krediler dağıtıp, buna henüz neyin ne olduğunu bilmeyen öğrencileri de tuzağa çekmesinin gerçekçi bir açıklaması olması lazımdır.

Sadece bu oyunu İş Bankası mı yapmaktadır. Tabii ki hayır.. Adı Banka olan ne kadar şirket varsa kamu ya da özel, devlet ya de değil bankaların hepsi yapmaktadır.

Tamam, banka para satmak zorunda. Parayı satmak için de her şey mübahtır diyen de banka. Demek zorunda. Hal böyle olunca bu tür oyunları hepsi yapıyor.

Bankalar parayı satacak birilerini mutlaka bulmalı. Ancak şeytani oyunlarla, kandırarak ve tahsili şüpheli alacaklar olacağı ta baştan belli olan kredi vermelere dikkat etmek zorunda olmalı değil midir.

Sen kalk, henüz 18 yaşına girmiş, hiç bir geliri olmayan, öğrenimi için zorunlu harcamaya dahi para bulamayan babasının, annesinin ya da bir başka yakınının desteğiyle okuyan, belki gurbette olan öğrenciye kredi kartı ver, ihtiyaç kredisi var ve sonra ödeyemiyor diye hacize ver. Mağdur et, ödemezse hapse at. Yine mağdur et.

El insaf.. El vicdan..

Son olarak gençler akıllı olun. İki sinema biletine, bir davul tozu, bir minare gölgesi, bir elma şekeri diyerek bankalar tarafından aldatılmamaya çalışın.Aklınızı kullanın. Sonunda ne olurum deyin.

Kredi kartlarından ve kredilerden uzak ama çok uzak durun.  O kartı size verirken tüm sevimliliklerini kullanan bankacılar inanın sonunda ailenizi dahi çıldırtacak, onları dahi mahvolmasına sebep olacak, anne babanın ayrılıklarına neden olacak ve bunu da yasaları kullanarak yapacak kadar zalim olabilmektedirler.

Erol Kara - 15.11.2016

Yorum Gönder

 
Top