0
-- --
BOŞANMA DAVASI REDDEDİLENİN FİİLİ AYRILIĞA SEBEP OLDUĞUNDAN KUSURLU OLDUĞU

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2015/19374
KARAR NO. 2016/11734
KARAR TARİHİ. 14.6.2016



>BOŞANMA DAVASI--ERKEĞİN AÇTIĞI BOŞANMA DAVASININ REDDEDİLMESİ SONRASINDA TEKRAR BOŞANMA DAVASI AÇMASI



4721/m. 166, 174

ÖZET : Dava, boşanma davasıdır. Taraflar arasında daha önce görülen ve erkeğin davasına dayanak teşkil eden boşanma davası, "erkeğin davasını ispatlayamadığı" gerekçesiyle reddedilip kesinleşmiştir. Bu tarihten sonra tarafların bir araya gelmediklerinin ve fiili ayrılık döneminde davalı kadına kusur olarak yüklenebilecek bir olayın varlığının da ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Retle sonuçlanan ilk davayı açan, böylelikle fiili ayrılığa sebep olan ve boşanma sebebi yaratan davacı erkeğin boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı erkeğin ağır kusurlu olmadığı gerekçesiyle davalı kadının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi, mahkemece hükmolunan tedbir ve yoksulluk nafakaları yönünden; davalı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, yararına hükmolunan nafakaların miktarları ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

1- )Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin tüm, davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- )Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166/ son maddesine yöneliktir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden, taraflar arasında daha önce görülen ve erkeğin davasına dayanak teşkil eden boşanma davasının, "erkeğin davasını ispatlayamadığı" gerekçesiyle reddedilip kesinleştiğinin, bu tarihten sonra tarafların bir araya gelmediklerinin ve fiili ayrılık döneminde davalı kadına kusur olarak yüklenebilecek bir olayın varlığının da ispatlanamadığının anlaşılmasına göre, Türk Medeni Kanununun 166/ son maddesine dayanak teşkil eden ve retle sonuçlanan ilk davayı açan, böylelikle fiili ayrılığa sebep olan ve boşanma sebebi yaratan davacı erkeğin boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Durum böyleyken; mahkemece "davacı erkeğin ağır kusurlu olmadığı" gerekçesiyle davalı kadının maddi tazminat ( TMK m. 174/1 ) talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarda ( 2. ) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarda ( 1. ) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 136.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istenmesi halinde yatıran davalıya iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Yorum Gönder

 
Top