0
-- --
1990-2000’li yıllara kadar teknolojinin bu kadar gelişmiş olmadığı yıllarda kırsaldaki köy muhtarlıklarında bulunan karar defterleri ve ihtiyar heyeti tarafından herhangi bir konuda alınan kararın o deftere işlenmesi ve o kararın en az o yıl saklanmasının gereksinimi çok önemliydi.

Şimdi bu konuda bildiklerimi ve kararların nasıl ve kimler tarafından alındığını anlatmaya çalışacağım.

Gerek ilerlemiş yaşımın verdiği gerekse 1970’li yıllarda köyümüzün muhtarlık idaresinde özellikle kâtip olarak uzun yıllar görev yapmam hesabıyla daha çok benim görevimle ilgili karar defterine karar almaların öneminden. Ve ufak tefek halk tabiri ile fındıkkabuğunu doldurmaz olayların mahkemelere intikal etmeden köy idarecileri ve köyün ileri gelen bilirkişilerinin de katılımı ile alınan kararlarının ne kadar sağlıklı ne kadar kabul görmesi öneminden bahsedecek olursak.

Örneğin iki komşu köy arasında gerek hudut anlaşmazlığı gerekse arazi anlaşmazlıklarında bu köylerin idare heyeti muhtar. Yoksa vekili azaları, köyden bilirkişiler hep birlikte ihlalin bulunduğu mevkide kararlaştırılan gün ve saate toplanılır büyüklerin ve bilenlerin izahatı ve geçmişte bu köy hududu için alınmış kararlar var ise o defterdeki yazılı beyanlar dikkate alınarak anlaşma sağlanırdı. Yok, şahıslar arasında vukua gelmiş tarla bahçe anlaşmazlığı zuhur etmiş ise özellikle buraların ihtiyar bilen kişiler tarafından verilen ifadeler doğrultusunda karar verilir iş mutlaka kadıya, hâkime, mahkemeye intikal etmeden tatlıya bağlanırdı. Şayet bu köy idarecilerinin verdiği kararı taraflardan biri beğenmez de tekrar mahkemeye başvurursa o mahkeme bölümü hakimi köyde alınan karar defterini ister gerekirse bu kararın alınmasında bulunmuş olanlardan şahitte isterdi ama genellikle eğer çok bariz bir yanlışlık görmez ise kararda. Köylü bilirkişi ve ihtiyar heyetinin kararını uygular hatta köyün kararını kabul etmeyip işi mahkemeye intikal ettiren tarafa caydırıcı ceza verir, ceza bazen mahkeme ve keşif masrafları da olurdu ama köylü için bu masraf bile büyük bir maddi yük idi. Onun için köy insanı genelde bu heyetin kararını benimserdi.

Şimdi zamanımda köy ihtiyar heyeti ile şikayetler üzerine gidilen keşifler ve o iş için yapılan keşif ücretleri keşif anında yapılan konuşmalardan karar defterine geçenleri anlatmaya çalışacağım.

Köy içersinde bir kişi tarafından veya bir başkasının malı tarafından başka bir kişiye kendi köylümüz de olur arazimiz içersinde başkasına ait bir tarla bahçe ekin de olabilir birileri tarafından bir zarar yapılmış ise o tespit edilir zarar gören şahıs veya şahıslar tarafından köy muhtarlığına şikayette bulunulur. Zarar verdiği anlaşılan şahıs ihtiyar heyeti tarafından köy bekçisi vasıtası ile muhtarlığa çağrılır. Muhtarlık şahsa zarar verdiği kişi tarafından yapılan şikayet anlatılıp “aranızda anlaşırsanız anlaşın, yok anlaşamazsanız biz keşif gideceğiz ve zarar tespiti yapacağız” diye söylenir taraflar aralarında anlaşırlarsa başka bir işleme tabi tutulmadan iş tatlıya bağlanır. Yani ne ördek kalkmış ne de göl ığranmış (dalgalanmış) olur. Yok, şahıslar aralarında anlaşma sağlayamazlar ise o zaman köy ihtiyar heyeti olaya el koyar ve muhtar (yoksa vekili) iki aza bir de köyden bilirkişi olarak keşif heyeti seçilir. Bilirkişi taraflardan birinin akrabası yakını olmamasına dikkat edilir. Zarar gördüğünü iddia eden şahıs kişi başı tespit edilen keşif parasını muhtarlığa yatırır keşif yapılacak yerin uzak veya yakınlığı keşif parasının tespitinde önemli rol oynar.

Keşfe gidilir keşifte örneğin buğday veya arpa tahıl cinsinden ise karşılığı buğday arpa nohut mercimek cinsinden bedeli biçilip 3 teneke nohut, beş teneke buğday gibi verilen kararı yanlarında bulunan suçlunun yüzüne söylenir ve en kısa zamanda ödemesi mecbur edilir. Suçlu olduğu tespitinden sonra keşif parası da suçluya yüklenip hemen o akşam odaya getirmesi emredilir ve muhtarlık tarafından tahsil edilir. Alınan para daha önce keşif için para yatırmış olan zarar gören şahsa önceden ödemiş olduğu para keşif işi yapıldıktan sonra akşam veya ertesi gün geri ödenir.

Şimdi bu keşifler alınan kararlar ve keşif olayına katılanlar köyün görevli kâtibi yoksa muhtar tarafından karar defterine kayıt edilip katılımcılar ve taraflar arsında imzalar atılır.

Kararı yazarlar.

Örneğin, “köyümüz sakinlerinden çiftçilikle uğraşan ya da malcılıkla uğraşan Desteli Osman oğlu İsmail Detseli (köydeki lakabı da yazılır) yine köyümüz sakinlerinden çiftçilikle uğraşan Hatıplardan Ali oğlu Mahmut’un falan mevkiideki 2 dönüm ekinine kendisine ait davar sürüsünün gece arazide yatırken uyuyup kalması neticesinde davarların kalkıp ekini basarak zarar vermesi sonucu telafisi olmayan büyük bir zarara uğratmıştır. Osman oğlu İsmail Detseli’ye keşif heyeti tarafından niçin bu zararı yaptığı sorulduğunda şahıs, komşuya kasti bir garazı olmadığını uykuya daldığı için gece kalkan davarlarının istenmeyen bu zararı yaptığı kabul etmiş. ‘Ne yapalım gomşular işte can alıcı da burada can verici de. Sizler ne mehel münasip ceza layık görürseniz onu ödemeye mecburuz. Malımızın cezası, şeriatin kestiği parmak acımaz. Bana da kıymayın tarla sahibini de mağdur etmeyin. Vicdanınıza galmış ne derseniz kabulüm’ dedi. İki tarafın da rızası ile şu kadar ceza kesildi iş bu heyet kararı sonunda taraflar arsında vuku bulacak itiraza delil olmak üzere keşfe gidenler arasında muhtarın başkanlığında imzalanarak karar altına alındı” diye yazılır.

Bu kararlar uzun yıllar bekletilirdi köy muhtarlıklarında şimdi bunlar var mı yok mu bilmem; ama fındıkkabuğunu doldurmayan lüzumsuz işler için açılan davardan dolayı mahkeme salonları dolup taşıyor, dosyalar raflara sığmıyor. Çünkü işi tatlıya bağlayacak güvenilir adaletli komşular yok derim. Selam ile..

İsmail Detseli - http://www.pusulahaber.com.tr/

Yorum Gönder

 
Top