0
-- --
Alacaklı tarafından borçlu çalışanın işyerine gönderilen maaş haczi müzekkeresi ile işçiye tahakkuk edecek kıdem ve
ihbar tazminatlarının haczi, maaş-ücret haciz müzekkeresiyle değil, İİK'nun 89/1. ve devamındaki maddelerde belirtilen prosedür ile mümkün olduğu Yargıtay 12. Hukuk dairesinin kararı ile yeni bir ivme kazandı. Buna göre alacaklılar maaş-ücret haciz müzekkeresiyle borçlu işçinin ikramiye - ihbar ve kıdem tazminatlarını talep edemeyecek.

T.C
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO.2014/25798
KARAR NO.2014/31238
KARAR TARİHİ.23.12.2014
MAHKEMESİ : Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/07/2014
NUMARASI : 2014/490-2014/495


ÖZET: Borçlu işçiye tahakkuk edecek kıdem ve ihbar tazminatlarının haczi, maaş-ücret haciz müzekkeresiyle değil, İİK'nun 89/1. ve devamındaki maddelerde belirtilen prosedür ile mümkün olduğu…
Borçlunun maaş ve ücret haczi İİK'nun 355 ve 356 maddesi gereğince haciz müzekkeresi ile yapılırsa da "emekli ikramiyesi ve tazminatlar" bu madde kapsamında değerlendirilemez… Borçlunun üçüncü kişilerde bulunan alacağının haczi ancak İİK'nun 89/1. ve devamındaki maddelerde belirtilen prosedür ile mümkün olduğundan,
Öncesinde işveren gönderilen haciz müzekkeresine istinaden ,işten çıkan işçiye tahakkuk edecek (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı) gibi tazminatların icra dosyasına gönderilmesinin istenilemeyeceği, bu yöndeki icra işlemi ve muhturanın iptaline karar verileceği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, takibin kesinleşmesi üzerine borçlunun çalışmakta olduğu şirkete 12.09.2012 tarihli maaş haczi müzekkeresi gönderildiği, bu haciz müzekkeresinde, 'borçlunun emekli olması veya işten ayrılması durumunda tazminat alacağının' haczine karar verildiği, alacaklının talebi üzerine yapılan sorgulamada borçlunun çalıştığı işyerinden ayrıldığının tespiti üzerine şikayetçi şirkete gönderilen 16.06.2014 tarihli muhtırada, 'icra dosyasına gönderilmesi gereken tüm tazminatlardan (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı) hiçbiri ödenmediğini gibi işten çıktığı bildirilmediğinden, 7 gün içinde ödeme yapılmaması halinde İİK 356. madde gereği tahsil yoluna gidileceği' hususunun ihtar edildiği, şikayetçinin icra mahkemesine başvurusunda borçluya işten ayrılırken herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını ileri sürerek 12.09.2012 tarihli haciz müzekkeresi ile 16.06.2014 tarihli muhtıranın iptalini talep ettiği, mahkemece, '12.09.2012 tarihli haciz müzekkeresinin yargıtay kararları ve hukuka uygun olduğu, 16.06.2014 tarihli muhtıranın da İİK'nun 355. ve 356. maddelerine uygun olduğu' gerekçeleri ile şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.

Borçlunun maaş ve ücretinin haczi İİK'nun 355 ve devam eden madde hükümlerine göre yapılır. İİK'nun 355.maddesine göre, icra müdürü borçlunun çalıştığı işyerine maaş ve ücretin haczedildiğine dair bir haciz yazısı yazar. Haciz yazısını alan işveren bir hafta içinde haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücretinin miktarını icra dairesine bildirmeye ve borç bitinceye kadar icra dairesinin haciz bildirimine göre haczolunan miktarı borçlunun maaş veya ücretinden keserek hemen icra dairesine yatırmaya mecburdur. Aksi halde İİK'nun 356.maddesi gereğince kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet kalmaksızın icra dairesince maaşlarından ve sair mallarından alınır. Bu durumda, İİK.nun 355.maddesi hükümlerine riayet etmeyenlerin sorumluluğu, İİK.nun 356.maddesine göre, kesinti yapılmayan miktar ile sınırlıdır.

İİK'nun 356. maddesi maaş ve ücretler hakkında olup emekli ikramiyesi ve tazminatlar bu madde kapsmında değerlendirilemez. Borçlunun üçüncü kişilerde bulunan alacağının haczi ancak İİK'nun 89/1. ve devamındaki maddelerde belirtilen prosedür ile mümkündür.

O halde; mahkemece; şikayetin kabulü ile, şikayetçiye gönderilen 12.09.2012 tarihli haciz müzekkeresinin tebliği, tazminat alacağının haczi yönünden, İİK'nun 356. maddesinde yazılı hüküm ve sonuçları doğurmayacağından şikayetçiye gönderilen 16.06.2014 tarihli muhtıranın iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi sabetsizdir.

SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kararara.com desteğiytle

Yorum Gönder

 
Top