0
-- --

Hayatın penceresi olarak tanımlanan göz aynı zamanda savunmasız bir o kadar da önemsemediğimiz en önemli organlarımızdan biridir. Göz doktoru Uzm. Dr. Sezin ÖZDOĞAN ERKUL’un verdiği bilgiye göre katarak deyip geçilmemesi gerektiği ve ameliyat sonrası bunun da sürekli doktor kontrolünde olması gerektiği belirtildi.

Özdoğan, göz yırtılmasına (retina dekolmanına) uğramamak için hastaların dikkat etmesi gerektiğini belirtti.

Onsuz bir şey yapamayacağımız bu en kıymetli organımızda herhangi bir hastalık çıktığında ve bilhassa karanlıklara gömülmeye başlandığında ne yapacağımızı şaşırırız. Piyasada belki diş doktoru kadar göz doktoru vardır. Onları işimiz düşene kadar hiç fark etmeyiz. Ancak sokakta elinizi vurduğunuz her insanda da farkına varsın varmasın bir göz sorunu mutlaka vardır. İnsanlar kendi gözünde sorun oluşmasını kendi elleriyle sağlayabilmektedir. Bunun önüne geçmek için yapabilecek pek çok önlemler varken yılda bir kez bir göz doktoruna müracaat etmesinde bir fayda mutlaka vardır.

İşte bu noktada göz doktorlarına büyük çapta iş düşmektedir. Henüz tıp fakültesinden mezun olup, bir göz kliniğinde asistanlığını tamamlamış bir öğrenci kısa sürede muayene açma hırsı içinde bulunabilmekte ya da bir özel hastanede kapıya takılmış levhada yazılı isminin bulunduğu bir oda hayalini kurmaktadır. Bu türden yeni doktorlara gittiğinizde ileriye dönük oluşabilecek bir göz hastalığından haberiniz olmadan ya gözlük sahibi olarak ya da gözünüz görüyor sorun yok denilerek ayrılabilirsiniz.

İşinin ehli olmadan ve bilhassa devlet hastanelerinde daha sık rastladığımız beş on dakikalık ve asistanlarca yapılan göz muayenesi tekdüze ve dededen gelme yöntemlerle bana göre ilkel bir şekilde yapılmaktadır.

Herkesin bildiği muayene şekli doktorun önünde ilk sorulan soru “niye geldiniz” “gözünüzde ne var” benzeri sorularla başlayıp duvara yansıyan görüntüdeki 3 – 5 harfin okutulmasından başka bir şey değildir.

O harfleri okuyorsanız sorun yok, bir kaçını okuyorsanız bilinen göz rahatsızlıklarından biri ya da bir kaçına bağlı gözlük verilmesinden ibarettir.

Gözü tekdüze muayene eden doktorun bilerek ya da bilmeyerek yaptığı hatalı muayene dışında camları veren gözlükçünün yaptığı hatalarda insana sorun açan diğer bir faktördür. Gözlükçülerin göz rahatsızlıklarına sebep olduğu konuyu bir başka yazımda aktaracağım.

İlk kez yaşı kaç olursa olsun bir göz doktoruna giden hastayı muayene ederken doktorların yapması gereken en önemli muayene şekli “nasıl görüyor” a cevap araması yanında bir organ olarak gözün yapısının incelenmesi, röntgeninin çekilmesi, dip taraması, göz basıncının kontrolü vs mutlaka yapılmalıdır.

Bildiğim pek çok hasta ve aralarında bizzat yaşamış olarak kendimden söz edecek olursam gözümde katarakt oluşmasının farkına 6 yıl sonra farkına varıldı. O da verilen ve sürekli yüksek tutulan miyop gözümle ilgili camların dahi görmeme yetmediğini söylediğimde oldu.

Bir yakınım gözlerinin kum batmasıyla sürekli ağrıdığını söylemiş, birkaç farklı hastanede doktora ilk gidişinde yakın görme gözlüğü verilmiş, hiç kullanmadığını, bir sonraki gidişinde gözlüğe ihtiyacı olmadığı refresh adlı damlayı kullanması, bir diğer doktorun gözünde bir şey yok dediğini ve işinde adeta uzman olan doktorun göz kapağı ile göz arasında boşluk olduğu, bunun da kurumaya sebep olduğu, tedavisinin bulunmadığı, sürekli nemli tutması gerektiği bu şekilde yaşamaya alışması gerektiği söylenince gerçek rahatsızlığını öğrenmiş oldu.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün ama yazımızı uzatmak istemiyorum.

Bilindiği gibi katarakt, göz bebeğinin arkasında bulunan ve görmeyi sağlayan doğal göz merceğinin saydamlığını kaybederek matlaşmasıdır. Başka bir deyişle görüşün, buğulanmış bir camın arkasından bakıyormuşçasına bozulmasıdır.

İşte bunun farkına varılması detaylı bir göz kontrolü sonunda varılmış ve akabinde duyduğum “hemen ameliyat olman lazım” cümlesi, olmuştu. 2000 yılında katarak ameliyatı olmuş ve 30 yıldır kullandığım gözlüklerden de kısmen kurtulmuştum. Kısmen diyorum miyop olduğum için sürekli kullandığım gözlüklerden kurtulup yakın gözlüklerine geçmiş olmamdan kaynaklanıyordu.

Katarakt ameliyatlarının yaşlılarda olduğunu sanıyordum ki bu ameliyat sonrası ve son zamanlardaki haberlere göre orta yaş üstü kişiler dışında, yeni doğan bebeklerde, şeker hastalarında, göze gelen fiziksel darbeler sonrasında, uzun süreli kortizonlu ilaç kullananlarda ve hatta güneş gözlüklerinden de kaynaklanan bir göz hastalığı olduğunu öğrendim.

Yeniden görmenin mutluluğunu yaşamam uzun sürmedi ve bir gün gözümde oluşan ışık çakmalarına da aldırmadan yaşarken yavaş yavaş gözümün sağına ve solunda siyah bir perdenin oluştuğunu ve hatta şekillerin dans ettiğini görmeye başladığımda doktorların zor denilen cerrahi müdahalesiyle ve görme garantisi olmayan bir döneme girmiş oldum. Bununla ilgili retina dekolman ameliyatımı sayfalarda bulabilirsiniz.

Bu yazımda anlatmak istediğim en son ki retina muayenesinde gittiğim İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz kliniği baş asistanlarından göz doktoru Uzm. Dr. Sezin ÖZDOĞAN ERKUL’un çok önemli bir uyarısı oldu.

Dışarıda bekleyen hastaların sırası gelmedikleri halde muayene odasına dalmalarıyla ( hasta mahremiyeti ve kendisinden başkalarına saygısı olmayan ve yaşını başını almış, ancak olgunlaşmamış o insanlara da sitemimi belirtmiş olmamla birlikte ) detayına inemediğim ancak özde çok önemli öğrendiğim bir bilgiyi, insanlara severek aktaracağım önemli bir konuyu burada sizlerle paylaşmak istedim.

Dr. ÖZDOĞAN retina yırtılmasının darbelerin dışında katarakt ameliyatı olanlarda bir süre sonra ortaya çıktığını, göz yırtılmalarının illa bir baskı, şiddet, darbe, göze cisim batmasının dışında kataraktla da olaşabildiğini söylediğinde şunu öğrendim ki katarakt ameliyatının sonucu her zaman mutlu etmeyebilir.

Bu yazımdan önce hazırlık yapmak için sağlıkçılar tarafından yazılmış katarakt konulu yazılara baktığımda reklam kokan, umut vaad eden, madalyonun diğer yüzünü göstermeyen yazıların çokluğu dikkatimi çekti. Hiç birinde katarakt sonrası yaşanabilecek sorunlardan söz etmiyordu.

İşte katarakt ameliyatı olanlara derlediğim faydalı olacak tavsiyeler

· Katarakt sonrası dekolman oluşmaması için cerrahi aşamada mercekler yerleştirilirken göze yapılan baskıya öncelikle dikkat edilmesi bunun için uzmanı olmayan her doktora gidilmemesi gerekir.

· Ameliyat sonrası doktor tavsiyesine muhakkak uyulmalıdır. Uyulmadığı takdirde göz basıncı denilen glokomun oluşmaması için neden aramayınız

· Ameliyat sonrası doktorun yaptığı ilk muayenelerden sonraki ilk yıllar 6 ayda bir sonraki beş yıldan sonra duruma göre yılda bir kez göz muayenesine göz dip kontrolü, retina ve glokom kontrolü yapılmak üzere mutlaka gidilmelidir. Sadece görme fonksiyonu değil organında incelenmesi gerekecektir.

· Ameliyatlarınızı yapacak olan sağlık birimi hakkına detaylı bilgi toplayınız. Bilhassa özel sağlık kurumlarında doktor seçiminde araştırmalar yapınız. Gel hemen ameliyat yapalım diyenlere, sudan ucuz fiyatlara, uzun vadede kurulmamış olanlara itibar etmeyiniz.

· Devlet hastanelerinde doktor seçimi zor bir durumdur. Mümkün olduğunda sizi ameliyat eden doktoru takip ediniz. İçinizdeki şüpheleri azaltmak için ameliyat sonrası branşında ilerlemiş farklı doktorlara görününüz.

· Elde edebilirseniz ameliyat öncesi, ameliyat dönemi ve sonrasında belgelerinizi saklayınız. Dosya oluşturunuz. Gerekirse her kontrole gittiğinizde doktorunuza bunlarla gidiniz.

· Verilen ilaçlara bağlı olarak rahatsızlıklar, tepkileri farklı durumlar oluşursa bunu ilk fırsatta doktorunuza anlatınız

· Başka birisi için reçete edilen bir damlayı kullanmayınız

Erol KARA - 2013

Yorum Gönder

 
Top