-- --
Yıllarca savaşını verdik, kimseye sesimizi duyuramadık.
Duydular da...
Onlar, o kadar inandırıcılardı ki kendileri din düşmanı oldukları halde bizi din düşmanı ilan ettiler.


15 Temmuz Kurtuluş Savaşımız bu millete büyük bir ders verdi.
Her sakallıya ( o hain hiç sakal bırakmadı) inanmamak gerektiğini bize acı bir şekilde anlattı.
Anlattı da ders alır mıyız.
Ben inanmıyorum.
Zira sokaklar unutkandır.
Gün gelecek unutulacak gidecek, bir masal gibi anlatılacak.
Diziler çekilecek, filmler oynayacak ve gelecek nesil bir öncekileri belki de aptallıkla suçlayacak.
Kanımızın dolaştığı damarlara değil hücrelere bile yuva yapan fetö vakası günümüzde acı bir iz olarak kalsa da gelecekte tatlı bir ninni gibi gelecek.
O yüzden
Geleceğin de aynı acı ve derdi sahiplenmesi gerekir.
Bu dindar gözüküp PKK itleri gibi altlarımıza tünel kazan bu eşkiya yahudi uşağının gelecekte de başka cemaat bozuntuları tarafından bir daha yaşattırılmaması için bugünden çok pekiştirici faaliyetler yapılmalı.
Cumhurbaşkanımız Diyanete kitap yazmasını emretmiş.
Yazılsın.
Yeter mi.. Asla..
Diyanet üzerindeki ataleti atıp var gücüyle çalışmalı.
Bu sütü bozuk vaizin damarlarımıza nakşettiği zehiri temizlemesi için cami imamlarını, müezzinlerini iyiden iyiye bir fıkıh bilgisi içine sokmalı. Tekrar imtihan etmeli. Bilhassa lise mezunu imam - müezzin almaktan vaz geçmeli.
Ve cami imamlarına fetva yetkisi vermemeli. Hiç bir imam fıkıh makamı olmadığını bilmeli vatandaşı müftülük makamına yöneltmeli. Halen aralarda bulunan ilkokul ve ortaokullu bir yana yeni yetme lise mezunu imamın fıkıh bilgisi dine zarar verir haldedir.
Cami çalışanlarının görev ve yetkileri tekrardan güncellenmeli.
Vaizler ya aktif olup irşad işlerinde çok başarılı olmalı ya da bu zümre de ortadan kaldırılmalı.
Ne iş yapıyorlar.Kimsenin umurunda değil. "Haydi hep beraber eşhedü" diyelim, "tevbe edelim", "haydi yallah haydi vallah " demekle vaizlik olmaz.
Abdest ve namazın şartları 6 dır deyip yıllarca aynı nakaratla kürsü işgalinden vaz geçmeli.
Namaz hocası kitabını zaten cami görevlileri okuyor.
Onlar damardan girecek işin manevi boyunun insana nakşedecek şekilde vazifelendirilmeli.
Ses getiren kaç vaiziniz var.
Ya da bu halkın tanıdığı kaç vaiziniz var.
Geçtik.
Geçen yıllarda hal hatır, akraba-ı taalluk, hısım mısım demeden diyanet çalışanı yakınlarının sorgusuz sualsiz alındığı Kuran-ı kerim öğreticiliği iyice tekrar elden geçirilmeli.
İlk ve ortaokul mezunları lağv edilmeli. Binlerce ilahiyat mezunu varken cahil cühela ile öğreticilik olmaz.
Lise mezunları tekrar sınava alınmalı bu arada secerelerine iyi bakılmalı.
Kayırmalı olanlar, cahiller güzelce temizlenmeli.
Mele ya da molla ne derseniz deyin. hangi cemaatin adamı. Kimin borusunu Diyanetten maaş alırken öttürüyor. Gözden geçirilmeli.
Meleler arasında doğuda, güneydoğuda PKK hainlerinin borazanı olan yok muydu.
İki Milyon Diyanet çalışanından 1000 kişi mi hain fetöcü.
Buna kargalar biler güler. zaten açığa alınanlardan da bir çoğu geri dönecek. Somut bir deilil yok.
Hatta açığa alınanlardan bir kısmı meçhul telefon ve epostalar sayesinde müfterilerin kurbanı.
Sinsi fetöcüler maskelerini takarak Diyanette yerini korurken mazlumların, işlerine gelmeyenlerin kurban olarak sunulduğu hiç te kulak arkası edilecek bilgi değil.
Ve gelelim yerden biter gibi biten merdivenaltı cemaatlerle işi babadan oğluna, kayınpederden damada postu teslim edilen adeta rant haline gelmiş cemaat denilen üzerlerinde devletin hakimiyeti ve denetimi olmayan topluluklara..
Bir cemaatle uğraşırken diğerinin palazlanmasına izin vermeyin.
Sıkı durun.
Dim dik durun.
Mükemmel bir cumhurbaşkanımız var.
Diyanet kitap hazırlarken bir yandan bu 40 yılın pisliğini temizleyecek dev adımlar atmalı.
Bunu bugün yaparsınız. Yarın geç olabilir.
Mazlumlara, dürüstlere dikkat ederek Dine Diyanete zarar verenler iyice bir temizlemeli.
Din insanın hamurudur. Hamuru doğru işlerseniz mayayı iyi verirseniz tadında yersiniz.
Her popüler olanın sözü doğru değildir.
Yıllarca o hain akbabaya eyvallah dediniz, camilerde, okullarda, onun kitaplarını tavsiye eden o Diyanet bugün aynı yerde hizmet veren Diyanetten farklı değil.
Hepimiz aldatıldık.
Kimse inkar edemez.
Hepimiz o aşağılık çetenin kurbanı olduk.
Ama temizlenirken kendi pisliğimizi başkalarına sıçratmadan çok büyük bir dezenfekte yapmalıyız.
Bunu kurum olarak önce Diyanet ardından MEB yapmalı

Erol KARA - 05.08.2016

 
Top