-- --

Bir banka ticari kredi kullanan ve daha sonra ödeme acziyetine düşlen müşterisine sanki hiç ödeme yapmamış gibi teminat senedinin tamamına takip uygulamasına Yargıtay "dur dedi.

2001 Yılında bankadan kredi çeken vatandaş bankaya boş olarak bir teminat senedi vermiş, krediye karşılık 45.000 Tl ödedikten sonra ödeme acziyetine düşmüş.

Banka bu durum karşısında noterden 79 Bin TL lik ihtardan sonra yine ödeme yapmayan borçlunun teminat senedine 125.000 TL yazarak icra takibine başlayınca temyiz aşamasında Yargıtay bankanın kötüniyetli olduğuna hükmederek inkar tazminatı ödemesine karar verdi.

İşte o karar

YARGITAY 19. Hukuk Dairesi
ESAS: 2013/11921
KARAR: 2013/16585

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, müvekkilinin 2001 yılında davalı bankadan ticari kredi kullandığını, kredi sözleşmesi imzalanırken davalı banka tarafından müvekkiline bir adet boş senet imzalatıldığını, müvekkilinin kredi borcunu ödeyememesi üzerine kredi hesabının kat edildiğini, davalı tarafından gönderilen 12.01.2012 tarihli kat ihtarında müvekkilinin borcunun 79.872,51 TL olarak belirtildiğini, ancak davalının bu tutarı istemek yerine boş senedin üzerine 125.000 TL yazarak müvekkili aleyhine takibe geçtiğini, davalının ayrıca tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla da ilamsız takip başlattığını, bahse konu senedin nakden kaydını içerdiğini, davalının nakit para verdiğini yazıl delille ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin kat ihtarında belirtilen miktarda borcu bulunduğunu belirterek müvekkilinin talep edilen 125.000 TL ve ferileri yönünden 45.000 TL’lik kısmı için borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının davasının kısmen kabulüne, ...1. İcra Müdürlüğünün 2012/829 sayılı dosyasında davacının takip tarihi itibariyle 43.549,30 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı bankanın kötüniyetli takip yapmadığı anlaşılmakla kötüniyet tazminatının şartları oluşmadığından; ayrıca davacının tazminat talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davalı banka, davacıya ...2. Noterliği aracılığıyla keşide ettiği 12 Ocak 2012 tarihli ihtarnamesinde borcun 79.872,51 TL olduğunu ve (5) gün içinde ödenmesini istemiştir. Davalı banka, bu ihtardan sonra, iş bu davaya konu takibinde kredinin teminatı olarak verilen 125.000 TL’lik bononun tamamı üzerinden takibe geçmiştir. Davacı, iş bu davasında 45.000 TL’den borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkemece 43.549,30 TL üzerinden menfi tespit hükmü kurulmuş ise de davacıdan alacağı tutarı bilebilecek ve hesaplama imkanı olan ve kat ihtarında borç tutarını gösteren davalı bankanın tüm bono tutarı üzerinden takibe geçmesinde haksız ve kötüniyetli olduğunun kabulüyle kabul edilen tutar üzerinden davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu kalem istemin reddinde isabet görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Özel haber : icrada.net


 
Top