-- --
Giyimde edebi kaybedeli kaç yıl oldu bilmem ama Tanzimat’tan bu yana İslam’dan uzaklaşmanın en berbat değişimlerinden biri Müslümanların giyimleri konusunda olmuştur.

Televizyonun odalarımıza girmesiyle birlikte ahlak erozyonuna uğrayan Müslüman toplumu giyinik çıplak gezmenin yanı sıra namus anlayışlarında da büyük bir devrime uğrayarak zinayı mubah, teşhiri çağdaşlık sanma gaflet ve zavallılığında görmeye başlamıştır.

Daha geçen yıl Amerika’nın birçok eyaletinde yasaklanan tayt denilen bizde elbisenin içinde giyilen uzun don denilen giysi sokaklarda vücut teşhirinin zirvesine oturmuştur.

Rengi genelde siyah olarak tercih edilmesine rağmen değişik renklerde kabul gören taytların giyilmesine müsaade eden veya göz yuman yetişkinlerin ahlak zafiyeti çocuklarında “yakışmış haspaya” örneğini hatırlatacak kadar iğrenç olmuştur.

Dardan öte vücudu sımsıkı saran tayt denilen nesnede vücudun rengi bir yana sidik torbalarının şekline hatta kullandıkları pedin etiketinin görülmesine kadar vücutlarını teşhir edilmesinden rahatsız duymayanların ahlaki düşünceleri sizleri bilmem ama beni çıldırtıyor.
Hıristiyan âleminin inançlarına düşkün mezheplerinden Katoliklerin giyilmesine karşı geldiği bilhassa karma eğitim gören okullarda resmen yasak edilen taytlar bizim orta ve liselerde rahatça giyilmektedir.

Okul kıyafetlerinin serbest bırakılması ve ergenlik çağına yeni girmiş – giren öğrencilerin kullanmasına dahi göz yumulan bu uzun donların kadın cinselliğini nasıl öne çıkarttığından haberi olmayan yoktur herhalde.
.
Mide bulandıran, vicdanları sızlatan bu giysileri bu amaçla yapıp satan ne kadar kesim varsa bunların evlatlarına, karılarına, eşlerine giydiren sapıkların da bu ahlaki erozyondaki katkıları da lağımlara düşmüşlerden daha aşağılık olduğunu net olarak ifade edebilirim.
Sidik torbasının teşhirinden hayâ etmeyen ey sözde Müslümanlar utanın, hayalarınızı teşhirden hâya edin ve kendinize gelin.

Bu kıyafetlerle sokaklarda dolaşırken ar damarınızı yoklayın. İnsanların gözlerini üzerinize diktiğinde duygularınızı tartın.

Hayâsızlığınız yüzünden günaha soktuğunuz insanların, size hayâsızca bakan gözlerin sorumluluğunu nasıl üzerinizden atacaksınız. Düşünün.

İlla yasak getirilmez. Herkesin jandarması, ahlak polisi kendisidir.

Giymeyin şu şerefsiz haysiyetiniz, namusunuzu beş para eden giysiyi.

Giyecekseniz nenelerinizin giydiği gibi elbiselerinizin çok altında soğuktan koruyan, vücudunuzu saklayan bir giysi olarak kullanın.

Hayâsı olmayan imanı, imanı olmayanın ahlakı olmaz.

Erol Kara – 26.03.2016

 
Top