-- --
Borca batık bir mirastan kurtulmanın tek yolu var; “mirasın reddi” ya da “reddi miras”…

MİRASIN REDDİ

•Murisin(miras bırakan ölen kişi demektir), mirasından daha fazla borcu olması halinde; mirasçıların miras bırakanın borçlarından sorumlu olmamak için mirası reddetme hakları vardır.
• Bu husus Medeni kanunun 605 maddesinde düzenlenmiştir. Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ayrıca murisin öldüğü tarihte ödemeden aciz ve borca batık olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, mirasçılar mirası reddetmiş sayılır.

MİRASIN REDDİ SÜRESİ

•Eğer murisin(Muris miras bırakan ölen kişi demektir) öldüğü tarihte ödemeden aciz ve borca batık olduğu açıkça belli değilse veya resmen tespit edilmiş ise miras, üç ay içinde ret olunabilir.( Mirasın Reddi Davası ölenin enson ikamet ettiği yer, Sulh Hukuk Mahkemesinde acılır)
• Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe murisin ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için murisin tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.
• Ancak tedbir olarak terekenin yazımını gerektiren hallerde, yazım sürecinin zaman alacağı dikkate alınarak; mirası ret süresi, yasal ve atanmış mirasçılar için yazım işleminin sona erdiğinin sulh hakimince taraflara bildirilmesiyle başlar.
• Önemli sebeplerin varlığı halinde sulh hakimi, yasal ve atanmış mirasçılara tanınmış olan ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir

MİRASCININ MİRASI REDDETMEDEN ÖLÜMÜ HALİNDE MİRASIN REDDİ

•Bir kişi kendisine kalan mirası reddetmeden ölecek olursa, mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer.
• Bu mirasçılar için ret süresi, kendilerinin murisine mirasın geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar. Ancak bu süre, kendilerinin murisinden geçen mirasın reddi için mirasçıya tanınan süre dolmadıkça da sona ermez.
• Ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayanlara geçerse; bunlar için ret süresi, önceki mirasçılar tarafından mirasın reddedildiğini öğrendikleri tarihten işlemeye başlar.

:arrow: MİRASIN REDDİ ŞEKLİ

>Mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır, reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekmektedir.
> Sulh Mahkemesi hakimi, sözlü veya yazılı ret beyanını bir tutanakla tespit eder. Süresi içinde yapılmış olan ret beyanı, mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğüne yazılır ve reddeden mirasçı isterse kendisine reddi gösteren bir belge verilir. Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur.
>Mirasçı ile murisin ayrı şehirlerde olduğu ve mirasçının bulunduğu yerdeki SHM'den talep ettiğinizde mirasın reddi dilekçeniz, sorunsuz kabul görecektir.
"Mirasın reddinin tescili (TMK m.609-VVMTüz. m.39)isteklerinde yetki söz konusu değildir ve bu halde TMK m.576 ile HMK m.11 hükümleri uygulanmaz(Prof. Dr. Baki KURU/Ramazan Arslan/Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 2011 Ankara)". Ayrıca talebimiz HMK m.382/2-c/7'de "çekişmesiz yargı" işlerinden sayılmıştır. Bu sebeple talebimizi 4721 S.K. m.609 muvacehesinde Sayın Mahkemenizden talep etmekteyiz."Şeklinde talepte bulunula bilinir

MİRASI REDDEDEMEYECEK KİŞİLER

• Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan(mirasın paylaşma işlemlerine), terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya murisin işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke(miras) mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez.

RET EDİLEN MİRASIN TASFİYESİ

•Zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebri icra takibi yapılması da, ret hakkını ortadan kaldırmaz.
• Yasal yada atanmış mirasçının mirası reddetmesi halinde; yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer.
• Mirası reddeden atanmış mirasçının payı ise; murisin ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, murisin en yakın yasal mirasçılarına kalır.
• Yasal mirasçıların tamamı tarafından ret olunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve miras bırakanın borçları ödenir, arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.
• Mirasçılar, mirası reddederken, kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilirler, bu durumda sulh hakimi tarafından daha sonra gelen mirasçılara mirasın ret edildiği bildirilir; eğer sonraki mirasçılar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse reddetmiş sayılırlar. Bunun üzerine miras, iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve tasfiye sonunda arta kalan değerler, önce gelen mirasçılara verilir.
• Malvarlığı borcuna yetmeyen bir mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir, tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir.
• Ödemeden aciz bir murisin mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar. Olağan eğitim ve öğrenim giderleriyle adet üzere verilen çeyiz, bu sorumluluğun dışındadır. İyi niyetli mirasçılar, ancak geri verme zamanındaki zenginleşmeleri ölçüsünde sorumlu olurlar.

MİRASIN REDDEDİLMESİNİN SONUÇLARI İLE İLGİLİ BİR ÖRNEKLER.
Mirasın reddi halinde, mirası reddeden mirasçının mirasçılık hakları sona erer. Mirasın reddedilmesi sadece mirası reddeden kişiye yönelik sonuç ortaya çıkartır. Mirasın reddi halinde, reddeden kişinin yasal mirasçı veya atanmış mirasçı olması, reddeden mirasçıların sayısı gibi durumlara göre farklı sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Aşağıda bu durumlara değinilmektedir.
Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığında kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer. Örneğin, murisin 240.000 TL değerindeki mirası için kanuni mirasçıları eşi (E) ve 4 çocuğu (A, B, C, D) olsun. Miras reddedilmediğinde eş mirasın 1/4'ü olan 60.000 TL'yi alacak; çocuklar ise kalan 180.000 TL'yi 45.000 TL'lik paylar halinde alacaktır. Çocuklardan (D) mirası reddederse, mirası (D)'nin mirasçılarına geçecektir. (D) evli ve çocukluysa (D)'nin miras payı olan 45.000 TL (D)'nin eşiyle çocukları arasında paylaştırılacaktır (eşe 1/4'ü, kalan çocuklara). (D) evli ve çocuğu yoksa (D)'nin miras payı (D)'nin eşiyle (D)'nin üstsoyu arasında paylaştırılacaktır (eşe 1/2'si kalan (D)'nin annesine). Eğer (D) bekarsa, payının tamamı annesine geçecektir.
Mirası atanmış mirasçı reddederse; murisin aksi yönde iradesi olduğu anlaşılmadığı takdirde, mirası reddeden atanmış mirasçının payı murisin en yakın yasal mirasçılarına kalır.

Kararara.com
 
Top