-- --


4 Temmuz 2011

Medine’deki günlerimizden bir önceki gün daha önce söylendiği halde inşaat çalışmaları var, müzenin gidiş yolu kapatılmış gerekçesiyle gidemediğim Medine Müzesine öyle ya da böyle gidebilmek için kahvaltı sonrası otelden dışarıya çıktım. İlk işim otelin altında bulunan esnafa Medine Müzesi’nin nerede olduğunu sordum. Sağ olsun, takı ve koku satan delikanlı bana tarif etti.

Tarife göre müze benim 2006 umresinde internet ihtiyacım için gitmiş olduğum çarşının oradaymış. Kolaylıkla bulacağım ümit ederek yola koyuldum. Tahminimde yanılmamıştım. Müzeyi elimle koymuş gibi buldum. Etrafında söylendiği gibi ne bir inşaat, ne bir barikat ve ne de bir moloz yığını vardı.


Müzenin kapısından içeriye, aşağıya indim. Müzenin girişinde hiç kimse yoktu. Ne bir ücret alan, ne bilet kesen ne de bir güvenlik elemanı ve ne de güvenlik cihazları. İlk bölüme girdiğimde beni dev bir Kâbe maketi karşıladı. Tam onu inceliyordum ki yanıma yaklaşan biri bana bir başka odayı gösterdi. “hacı film, film” diyerek gösterdiği odanın kapısında gösterim odası diye tabela vardı. Kapalı kapıdan girdiğimde içerisi karanlıktı. Göz gözü görmüyordu. Tam karşımdaki yerde ise film oynuyordu. Film Türkçe olarak seslendirilmişti. Kabe’nin ilk halinin ardından bir adam görüntüsü çıktı. Salona yayılan ışığın yardımıyla ve el yordamıyla oturacak bir yer buldum. Oturdum.

15 dakika sonra film bitti. Işıklar yandı. İçerisi kadınlı erkekli bir grupla dolu idi. Bunlar Türk umrecilerdi. Aralarına karıştığımda Ensar Turizm adlı firmayla gelmiş olduklarını gördüm. Müzeyi gezdiren kişi her standın, her bölümün arkasından bilgi veriyordu. Önce müze görevlisi sandığım kişide turizm firmasını rehberi Mücahid Seven adlı bir genç kardeşimiz idi.





Medine tarihinin tanıtımının yapıldığı, geçmişi hakkında çeşitli doküman ve fotoğraf ve maketlerin yer aldığı Medine Müzesi çok büyük bir alana sahip değildi. Medine Müzesi ziyaretimde Ravza , Mescidi Nebevi, Uhud ve daha bir çok yer hakkında farklı bilgileri maketler üzerindeki incelemelerimizle öğrendik. Hz. Peygamber'in eşlerinin evlerinin bir kısmının tek sıra halinde olmadığını öğrendik. Hatta Kabri şerifin, hücrei saadetin ne şekilde olduğunu da maketler üzerinde öğrenmiş oldum.

Hendek ve Uhut savaşının minyatür şeklinde sunumunu rehber kardeşimiz o kadar güzel anlattı ki, doğma büyüme Medine’li gibi anlatıyordu. Çok harika bir gezinin içinde idim. Burada eski Medine’nin küçültülmüş halini aynen seyrettik. Sahabe evleri, Osmanlı kışla ve eserleri, Medine kalesi, o günkü Medine’deki medreseler aynen yansıtılmıştı. Mücahid Seven kardeşim beni dışlamadan bilgiler vermeye devam ediyordu Aralarından biriymişim gibi sorularıma dahi cevap vermişti. Her stand, her maket, her resim çok farklı konular içeriyordu. Rehber kardeşimiz o kadar güzel bilgiler veriyor, o kadar güzel anlatıyordu ki vaktin nasıl geçtiğini, öğle vaktinin nasıl geldiğini anlamamıştım.

Müzede Medine ile ilgili hatıra eşya, albüm, kitap ve cd alabileceğiniz küçük bir dükkânda bulunmaktadır.

Buradan bir kez daha müze için emeği geçenlere ve müze de neyin ne olduğunu mükemmel bir şekilde anlatan rehber kardeşimiz Mücahid Seven’e buradan teşekkürler.


Birkaç fotoğraf alarak öğle namazına yetişmek üzere müzeden ayrıldım. Unutmadan söyleyeyim, bir başka Medine ile ilgili müzemsi bir yer daha var. Birkaç Suriyeli tarafından yapılan müze Cezire Alışveriş merkezinde, Baki Kabristanın kuzeyine yakın yerde, meşhur Al-Baik Tavuk lokantasının bulunduğu binadadır.

Not : Günümüzde bu müze artık faaliyette değildir
 
Top