İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Aydınlatma ve Enerji Müdürlüğü Bozdoğan Kemerini aydınlatınca, İstanbul’un gece siluetine bir gerdanlık kazandırmış oldu.

İstanbul Şehir Aydınlatma ve Enerji Müdürlüğü konu ile ilgili olarak tasarım teması oluşturmak amacı ile ilk iş olarak eserin tarihi, konumu ve şehir insanına hissettirdikleri üzerine bir araştırma gerçekleştirdi.




Tamamlanışının 4. yüzyılın ikinci yarısında İmparator Valens’in hükümdarlığı dönemine denk geldiği sanılsa da yapım tarihi kesin olarak belirlenemeyen Bozdoğan Kemeri İstanbul surları içindeki bölgede günümüze kalan en eski yapılardan birisidir. Roma ve erken Bizans döneminde hizmet veren yapı, İstanbul’un Fethi'nden önceki yıllar eski işlevini yerine getiremez durumdayken, Fetih’den sonra Fatih Sultan Mehmed tarafından onartılıp şehre tekrar su taşır hale getirilmiştir.

Bu onarımlara ve eklemelere II. Bayezid ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde de devam edildi.

Çeşitli dönemlerin, kültürlerin ve mimarların izlerini taşımakta olan bu eserden günümüze 800 metreye yakın hatırı sayılır bir kısım kaldı.






Tasarım teması oluşturulurken eserin diğer kentsel değerler içinde nasıl konumlandırılacağı ve ileriki yıllarda oluşturulabilecek bir İstanbul Aydınlatma Master Planı’na uyumu ön plana çıktı. Böylece, gündüzleri kendisini açıkça hissettiren tarihsel dokunun, mimari sadelik ve ihtişamının, gece görünümüne de taşınmasının gerekliliğine karar verildi. Bunun yanında su çağrışımları göz ardı edilmemesi; ancak mekânda araç trafiğinin sürekli aktığı düşünülerek dikkat dağıtmayacak yorumlar üzerinde durulması ve kentin birçok yerinden gözlemlenecek yapının kent siluetini bozmadan görünür kılınması yönünde fikir birliğine varıldı.




“Haliç’in siluetinde bir gerdanlık” ifadesi tasarım temasının özetini ortaya koydu. İki tepeyi birbirine bağlayan konumu, tarihsel değeri ve mimari işçiliği ile paha biçilmez bir gerdanlığa benzetilen kemerin dış sathının bu üç unsuru yansıtacak sarımsı-turuncu renkle aydınlatılmasına karar verildi. Büyüklüğünün ve uzunluğunun vurgulanması ve ihtişamlı bir giriş kapısı izleniminin kuvvetlendirilmesi için bu sıcak ışık rengi kemerin iki cephesinde de boydan boya kullanıldı.




Yapılandırma süreci: İlk iş olarak daha önce tema çalışması için çekilen görüntülerden bir 3D model kuruldu. Çalışma tamamlandıktan sonra ortaya çıkacak görünümü yansıtacak benzeşim modelleri yine şehrin çeşitli yerlerinden çekilmiş görüntülerden yararlanılarak oluşturuldu.

Tema ölçütleri doğrultusunda model üzerinden içeriği sayısal olarak da doğrulayacak ışık kaynakları, reflektör özellikleri, konumlandırmaları ve ışık değerleri bilgisayar ortamında noktasal olarak çalışıldı. Yapılan hesaplar sonucu belirlenen ışık kaynakları gece yerinde yakılarak farklı zaman dilimlerinde aşamalı olarak test edildi.

Yapılan uzun testlerin sonucunda özellikle ön cephe için kamaşmaya, şiddete, suya ve tasarım ölçütlerine cevap verebilecek kent mobilyası niteliğinde özel bir kasa tasarlandı ve projektörlerin içine gizlenmesi öngörüldü. Bu tasarım aynı zamanda cephenin önündeki direk kirliliğini ortadan kaldırdı. Kemerlerin iç kısımları için yüksek ulaşım araç geçişlerinde bile kamaşmaya neden olmayan ve düzgün ışık dağılımını sağlayan konumlar yerinde tespit edilerek kemerlerin boyutlarına göre tek tek ayarlandı.






Bozdoğan Kemeri’nin Yeni Yüzü, Effect Aydınlatma Tasarım ve Danışmanlık tarafından gerçekleştirilen uzun, zorlu titizlikle yürütülen bu çalışmanın sonucunda, 3D'lu benzeşim çalışmalarına çok yakın bir sonuç ile elde edildi. Topkapı Sarayı’ndan, Kariye Camii’ne kadar olan dilim içerisinde, aydınlatılmış camilerle çevrelenmiş kemer artık bir gerdanlık gibi değerini ortaya koymaktadır. Haliç’in gece siluetinde belirgin ve aydınlık bir iz görünmektedir. Eserin aydınlatılması ile birlikte çevresinin, ailelerin geç saatlere kadar güvenle zaman geçirebildiği, çocukların oynayabildiği alanlara dönüşmesi de sevindirici başka bir sonuç oldu.




Kullanılan zaman saati ile gece saat 01.30'da aydınlatma kapatılarak önemli miktarda elektrik tasarrufu gerçekleştiriliyor ve temiz çevre olgusuna katkı sağlanıyor.




İstanbul'un sistemli bir aydınlatma ile eşsiz gündüz görüntüsünün geceleri de ortaya çıkartılıp değerinin vurgulanması, içinde yaşayanlara birçok yönden güvenlik, mutluluk ve sahiplenme duygusu getirirken yaşanılası ortamlar sunacağı gibi, turizm açısından da ülkemize artı değerler kazandıracaktır. Kuşkusuz, bu doğrultuda yapılacak her çalışma 2010 yılına hazırlık niteliği taşıyacak ve aynı zamanda İstanbul Aydınlatma Master Planı’nın kaçınılmaz bir parçası olacaktır.




Kaynak: İstanbul Büyükşehir Belediyesi
 
Top