-- --
Hac aslında gençlerin yapması gereken meşakkatli bir ibadettir. Ama nedense ülkemizde yıllar yılı hep yaşlıların, yaşlanınca gidenlerin ibadeti olmuştur.

İnternette bilgiye kolay ulaşmanın ve medyanın ilgi göstermesi, Diyanet İşleri Başkanlığının ve özel turizm firmalarının son yıllarda yaptığı atılımlarla kolaylaşan, insanların daha rahat şekilde anlamasına ve yapmasına sebep olacak bilgilerin yayılması ile haccın yaşlı değil üzerine farz herkese ait olduğu ortaya çıkınca hacılarımız da gençleşmeye başlamıştır. Bilhassa umre mevsiminde ailecek gidenlerin ve gençlerin daha fazla olduğu dikkatlerden kaçmamıştır.


Durum böyle olunca hac ve umre ibadetinde yaşlıların yeri ve durumları da ortaya çıkmaya başlamıştır. Ve yaşlıların yanında bir yakını olmadan bu ibadet için yola tek başlarına çıkmaması özellikle tercih edilmeye ve hatta zorunlu kılınmaya mecbur hissedilmelidir.

“Hacca ve umreye sadece Allah-u Teâlâ’nın çağırdıkları gider” hadisi şerifine ne kadar inanıyorsak yaşlıların da yanında bir yakını olmadan gitmemeleri gerektiğine o kadar inanıyoruz. Bu yazı işte bu amaçla kaleme alınmıştır

Yakını hacca gidecek olanlara sesleniyoruz. Eğer yakınınız kalp /diyabet hastası ise, yakınınız 60 – 65 yaşından büyük ise, yakınınız yakın zamanlarda büyük bir ameliyat geçirdi ise, yakınınız unutkan ise, kendine sahip olamayacak durumda ise, yalnız bir bayan ise tek başına hacca ve umreye gitmemelidir.

Neden?

Önce Hanefi mezhebine göre bir kadının 90 km öteye tek başına gitmesi haramdır. Gidemez. Bu nedenle hac ve umreye de gidemez. Kadınlar mutlak surette yanlarında bir nikâh düşmeyecek bir erkekle gitmesi gerekir. Tek başına gelen bayanlar hastalanınca erkek görevli nasıl müdahale eder, nasıl hastanede onu bekler. Tek başına giden bir kadın yanında kimse olmadan Haremeyn’de nerelere gider. Gözlerimle şahit olduğum bir olayı anlatayım. Birlikte umre yaptığımız kafilede orta yaşlı bayanlar vardı. Gece yarısı Uhud dağına gitmişler. Veya gece yarısı iki kadın mescitlerden dönüyor. Bunlara art niyetli yaklaşan kimseler olduğunda sorumluluk kimin olur düşünmeniz lazım. Ne birlikte gittiği şirketi ne de bir başkasını suçlayamazsınız.

Alzheimer hastalığı, Kalp ve Diyabet hastası ya da tansiyon sorunu olan veya yakın zamanda ağır ameliyat geçirmiş insan bakıma muhtaçtır. Hiçbir kafile sorumlusu ya da görevli hastabakıcı değildir. Gecenin bir yarısında ağrısı tutan, şekeri anormalleşen, ameliyatı sorun çıkartan tansiyonu düşen birine kim nasıl müdahale eder. Görevliler olaydan haberdar olana kadar hastanın hali nice olur. Ya yolda başına gelirse kim nasıl ilgilenir.
Yaşlı hacıların ibadetlerini eksik yaptığını biliyor musunuz?

Yaşlı hacıların taharetlenmelerini yapamadıklarını, vücut temizliğine gerekli özeni gösteremediklerini, ortak kullanımda olan odalarda eşyalarını nasıl kullanacaklarını bilmediklerini düşünmeniz gerekir.

Otel odasında ya da lobisinden ayrılamadığını biliyor musunuz?

Yaşlı ve hastaların bulundukları gruplara uyum sağlayamayacağını biliyor musunuz?

Gruptan sorumlu olan hacının yaşlı bir hacıyla ilgilenmesi demenin diğer hacıların ilgilenmemesi olacağından onların hakkını yemiş olacağını düşünüyor musunuz?

Hiçbir görevliye kendi sorumluluğunun dışında bir görev yüklenemez. Sizler kendisine sahip olamayan hacınızı gönderdiğinizde görevliye emant etmeniz hiçbir açıdan doğru değildir. Unutulmaması gerekir ki görevliler ne hastabakıcıdır, ne hemşiredir, ne güvenlik görevlisidir, ne detektiftir ve ne de korumadır. Onlar sadece rehberdir. Hac ve umre görevlerini yaptırtmakla yükümlüdür. Havaalanlarında en çok duyduğum ve şaşırdığım sözlerden biri “ hocam, hacımız sana emanettir. Biraz hastadır, biraz unutkandır, kalbi vardır, şusu vardır busu vardır. Aman hacıma dikkat et hocam” deyip içlerinden de “yoksa gösteririm gününü” demeye getirenlerin olmasıdır.

Bugün devlet dairelerinde bir işlem yapabilmesi için şüphe duyulduğu durumlarda 65 yaşından büyük kimselere akli bilinci yerindedir, yasal işlemlerde ehliyet yetkisine sahiptir raporları alınmadan işlem yaptırılmazken böylesine meşakkatli bir yolculuğa çıkartılmaları ne kadar doğrudur. ( istisnalar kaideyi bozmaz )

Birçok yaşlı hac, oda arkadaşlarını kendilerine bakmakla mükellef saymaktadırlar ki en çok yanlış bu düşüncede olmaktadır. Tanımadığınız ya da mecburiyetten aynı odada kaldığınız diğer hacı tanımadığı bir başkasına bakmakla mükellef değildir. Mecburda bırakılamaz. Ama nedense yaşlı hacı gözüne kestirdiği bir başka hacıya adeta yük olmaktadır. O nereye giderse koluna yapışmakta, ibadet için Haremeyn’e gelmiş diğer hacıya adeta ayak bağı olmaktadır. Hatta bizzat yaşadım 85 yaşındaki hacı kendisiyle birlikte hareket etmediğim için açık açık bana beddua etmiştir. İnsanların ne zoru vardır.

Yaşlı ve tek olarak gelen bayan hacılar tam bir sorun olmaktadır. Kaprislerinden, şikâyetlerinden, nazlarından, hoşnutsuzluklarından kafiledeki herkesi etkilemektedirler.
Unutmayın haccın farz olması için mali güçle birlikte sağlığın yerinde olması şartı vardı. Sağlığı yerinde olmayan insanın üzerinden hac görevi düşer. Bir başkasını vekil olarak gönderebilir.

65 yaş ve yukarı Hacı adayı fiziksel ve psikolojik açıdan sağlıklı olduğunu, Diyanet İşleri'ne tam teşekküllü hastaneden alacağı raporla kanıtlamak zorundadır. Bu yaptırımda Diyanet tarafından uygulanmalıdır. Aynı şekilde 50 yaşından büyük görevlileri, belirli bir hastalığı olan görevlileri de DİB ‘in göndermemesi önem arz etmektedir. Diyanet ön hac kaydı yapmadan önce önlemini almalıdır. Hacca gidemeyecek durumda olduğu belirlenen kişi için kurumlara ve şirketlere baskı yapmanın yanlış olduğunu bilmeniz gerekir.

Hacca göndereceğiniz yaşlı yakınınız mutlak surette ruhsal bir muayeneden geçirilmelidir. Unutkan olanların yollarını kaybettiği gün gibi aşikârdır. 


Yaşlı hacınızın kaybolma, kalabalık içinde ezilme, ölüm gibi birçok üzücü olay yaşamasını istemiyorsanız çok iyi düşünün.

Hacda sorun çıkartanların ortalama yaş sınırının 67 olduğu istatistiklerde mevcutken hasta ve yaşlıların yanlarında refakatçi olmadan yola çıkmaları doğru mudur?

Yaşlı ve hasta hacılar evlerine döndüklerinde anlatacak fazla bir şey bulamazlar. Oralarda sefil kaldıklarını, hasta yattıklarını, sokaklarda kaybolduklarını, ibadetlerini yapamadıklarını, turlara katılamadıklarını, yollarda bayılmadıklarını, kavga çıkartmak zorunda kaldıklarını, çevrelerine sıkıntı verdiklerini anlatamazlar. Günerlini layıkıyla geçiremedikleri için döndüklerinde konuşacak söz bulamazlar.

İşte bu nedenlerden dolayı lütfen bu yıl veya gelecek yıllarda hacca ya da umreye gitmeye hazır olan bu tür yakınlarınız varsa lütfen tek göndermeyin. Yanında mutlak surette refakatçi bulundurun ya da beraber gidin. . Bayan hacılarımızın tek başlarına gitmeleri kesinlikle günahtır. Bunları bilmeleri ve mutlak surette idrak etmeleri sağlanmalıdır.

Hac ibadeti edasının zorluğu, kalabalık, havanın aşırı derecede sıcak olması gibi sebepler bu ibadetin genç yaşlarda edâ edilmesini zorunlu hale getirmektedir.

Sizler havaalanında yolcu ettiğiniz hacınızın daha uçağa biner binmez sorun yaşamayacağını nereden biliyorsunuz. Kimlerden şikâyetçi olacaksınız. Tedbir ve tevekkül olayında nasıl hesap verir siniz. Mukadderat, kader böyle imiş deyip sineye mi çekeceksiniz.

Unutmayın. Yaşlınız bu mübarek yolda herhangi bir durum yaşadığında “ölüm” hariçbunun tek sorumlusu ve suçlusu siz olursunuz.

Allahu Teâlâ hacca gidecek olanların haclarını kolay ve kabul eylesin, inşaallah.

EROL KARA

Zaman Gazetesi yaşıların hacca gitmemsi konusunda düşüncelerimize yer verdi.



 
Top