-- --
Giderek yaygınlaşan taksitli satışlar uygulamada sorun yaratır hale gelmiştir. Özellikle orta ve alt gelir gruplarında taksitli satış ayrı bir önem arz etmektedir.

Çünkü bu gruplarda yer alan tüketicilerin satın alma güçleri sınırlı olduğundan, taksitli satış işlemleri bu kesimin çoğunlukla başvurduğu mal edinim veyahut da hizmetten yararlanma yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Taksitli satış tanımı "Tüketicinin Korunması hakkında" ki Yasanın 6/A maddesinde yer almaktadır. Bu tanımlamaya göre "Taksitli satış, satım bedelinin en az iki taksitte ödendiği ve malın veya hizmetin sözleşmenin düzenlendiği anda teslim veya ifa edindiği satım türüdür."

Bilhassa varoşlarda yaygın bir şekilde çoğalan perakende satış mağazaları ya da aynı firmanın zincir mağazalar yoluyla taksitle satış yapmalarının altında tüketiciyi zor durumda bırakacak sözleşmeler düzenlenmektedir.

Bilhassa peşin alım gücü olmayan dar gelirli vatandaşların yerleştiği semtlerde konuşlanan taksitle mobilya, beyaz eşya, giyim ve ev eşyaları satan mağazalar zinciri Sanayi ve Ticaret Bakanlığının yetersiz denetimleri yüzünden istedikleri gibi at oynatmaya başladı.

Peşin alışveriş edecek müşterileri sevmeyen ya da kredi kartlarıyla alış veriş yapan müşterilerden kaçınan taksitle ürün satan mağazalar yaptıkları senet sözleşmeleri ile tüketicileri peşin alışveriş eder duruma düşürmektedirler.

Tüketici yasasına aykırı olacak şekilde düzenlen sözleşmelerde uzayan vadelere göre senet düzenlenmesi gerekirken müşterinin bir ay içerisinde borcunu ödeyecek şekilde senetler tanzim edilmektedir.

Ayrıca sözleşme şartları en az 12 punto büyüklüğünde yazılması gerekirken 1 punto denilecek şekilde yazılan sözleşme şartlarında borcun son ödeme gününden en fazla 3 gün içinde ödenmesi gerektiği belirtilmekte ve ödenmediği takdirde tüm masraflar, avukatlık ücreti , %35–40 lara kadar varan faiz oranları vs müşteriden alınacağı belirtiliyor. Gayet haklı oldukları görülen bu maddenin ardından malı beğenerek aldıkları iade şanslarının bulunmadığı ve ürünü mağazanın geri almama hakkına sahip olduğunu belirten maddeler sözleşmenin okunamayacak kadar küçük yazılar şeklinde bulunmaktadır.

Bunların dışında her taksit için ayrı ayrı senet düzenlenmesi gerekirken tek senet düzenlenerek gerektiğinde tüketicinin ödediği aidatları göz ardı edecek, inkâr edecek makbuzlar düzenlenmektedir.

Mesela müşterinin 10 taksitle mal aldığını düşünün. Müşteri düzenlenecek 10 senede imza atması gerekirken mağazalar tek senet yapmaktadır. Siz 7 senedi ödediniz. 8 ya da sonrası senetleri bir nedenden dolayı ödemediğinizde mağaza tek senedi hukuk servisine vererek icra takibine geçmekte ve müşteri önce ödediklerini ispat edememektedir. Ellerindeki makbuzlarda zaman zaman hangi senede ve sözleşmeye ait olduklarını belirten bir bilgi bulunmadığından art niyetli olanlar vurgunu vurmaktadırlar. Hatta birçok mağaza da elektrik kesildi, sistemler çalışmıyor diyerek bahane süren elemanlarının da yol açtıkları mazeretlerle ödeme yapan müşterilerine makbuz vermemektedir. Hatta bir çok firmada elemanların sıkça değiştiği göz önüne alındığında zimmetine para geçiren elemanların aldıkları paraları sistemde göstermemeleri yüzünde bu tür açık ödeme yapanlar da zor durumda kalmaktadır. Parayı veren müşteri daha sonra makbuzu almadığından zamanla bu ödemesini ispat edememektedir.

Tüm bunların yanı sıra bazı mağazalarda uygulanan bir yöntemle müşteri sanki en fazla bir ay sonra ödeme şartıyla mal almış şekilde senetler düzenlenmektedir. Bu tür mağazalarda düzenlenen sözleşmelerde kesinlike müşteri taksitle mal almış görünmemektedir. Müşterilerin farkına varmaması ve itiraz etmemesi için de sözleşmenin en altında yer alan boş bölümde ise taksitlerin dökümü yapılmaktadır. Bu dökümün aldığı ürünün taksit dağılımı olduğuna dair bir bilgi dahi bulunmamaktadır.

Bunun için de şu örneği verebiliriz.

Mağazaya gittiniz. Aldığınız ürün 10 taksitle olsun. Diyelim ki tarih 10 Şubat 2008. 10 taksitle aldığınız ürün 1000 YTL olsun. Mağaza önceden hazırladığı matbu, en altında senet olan sözleşmeyi bilgisayarda yazdırarak çıkartıyor. Siz 10 ay sonra yani Aralık 2008 de bu ödemenin biteceği şekilde senedin düzenlendiğini sanacaksınız. Ancak işin aslı ne yazık ki böyle olmuyor. Senedin son ödeme tarihi sizin ilk senedinizi ödeyeceğiniz 10 Mart 2008 günü olarak düzenlenmiş. Tabi siz yeni bir malı alma sevinci ile biraz da loş bir ortamda tam okuyamadığınız sözleşmeye imza atıyorsunuz. Eve döndükten sonra bunun farkına varsınız da bunun artık bir önemi yok. Çünkü ne senedi iptal ettirme şansınız ne de mal iade etme şansınız kalmamaktadır.

Hatta bunun için sizi tartaklayarak mağazadan atma gibi bir olaya da muhatap olursunuz

Tabi daha fazla inat edildiğinde mağaza 10 taksitle aldığınız ancak bir ay sonra tamamını ödemek zorunda kalacağınız şekilde düzenlenen senedi hukuki işlemlere başlatmayacağı ya da üçüncü kişilere verilmeyeceği konusunda da kesinlikle bir itiraz hakkınız bulunmamaktadır.

Yasal düzenleme gereği sözleşmede bulunması gereken asgari unsurlar şunlardır;

- Tüketicinin ve satıcı veya sağlayıcının isim, unvan, açık adresleri varsa erişim bilgileri,

- Malın veya hizmetin Türk Lirası olarak vergileri dahil peşin fiyatı,

- Vadeye göre faiz ile birlikte ödenecek Türk Lirası olarak toplam satış fiyatı,

- Faiz miktarı, faizin hesaplandığı yıllık oran ve sözleşmede belirlenen faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere gecikme faizi oranı,

- Peşinat tutarı,

- Ödeme planı,

-Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları,

Taksitli satış sözleşmesinin yukarıda da belirtildiği üzere asgari bilgileri içermesi gerekmektedir.

Satıcı veya sağlayıcı, bu bilgilerin sözleşmede yer almasını sağlamak ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin bir örneğini tüketiciye vermekle yükümlüdür.

Eğer sözleşmeden ayrı olarak satıcı ile tüketici arasında taksitlerin ödenmesine yönelik olarak senet düzenlenecek ise bu takdirde senetler her taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde ve sadece nama yazılı olarak düzenlenebilecektir. Bir başka anlatımla taksitli satışlarda düzenlenecek senetler hamiline yazılı olmayacaktır. Bu koşullar çerçevesinde düzenlenmeyen senetler geçersizdir.

Tüketici; borçlandığı daha açıkça takside bağladığı toplam miktarı önceden ödeme hakkına sahiptir. Bir başka anlatımla tüketici vadesi gelmemiş borç taksitlerini önceden ödeyebilir. Bu bağlamda tüketici bir taksitten az olmamak koşuluyla bir veya birden fazla taksit ödemesinde de bulunabilir.

Yukarıda belirtilen hallerin varlığında satıcı ödenen miktara göre gerekli faiz indirimini yapmakla yükümlü tutulmuştur.

Satıcı veya sağlayıcı, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını yani ödenmesini talep etme hakkını sözleşme üzerinde saklı tutmuş bulunuyorsa, bu hak, ancak satıcının veya sağlayıcının bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi ve ödenmeyen taksit toplamının satış bedelinin en az onda biri olması halinde kullanabilir. Buna göre eğer ödenmeyen taksit miktarı toplam borcun onda birinden az bir miktarı ifade ediyorsa bu takdirde satıcı geriye kalan borçların tamamının ödenmesini isteyemeyecektir.

Diğer yandan eğer ödenmeyen borç miktarı toplam borcun yüzde onunu aşıyorsa bu takdirde satıcının veya sağlayıcının geriye kalan borcun tamamını isteyebilmesi için tüketiciye en az bir hafta süre vermesi ve bu bağlamda da "muaceliyet" uyarında bulunması gerekmektedir.

Sözleşme şartları koşullar ne olursa olsun tüketici aleyhine değiştirilemez.

Taksitli satış sözleşmelerinin iki örnek olarak düzenlenmesi taraflarda birer örnek sözleşmenin bulunması gerekmektedir. Çünkü ileride ortaya çıkacak uyuşmazlıklarda taraflar haklarını mevcut sözleşme hükümlerine göre arayacaklardır.

SENET DÜZENLERKEN TEDBİRİNİZİ ALIN

* Rakamla ve yazıyla değer gösteren bölümlerine meblağ yazıldıktan sonra bu bölümlere İlave yapılmasını engellemek için bitişik bir şekilde kapatma çizgilerini kapatmalısınız,

* Verilen senetlerin bir fotokopisini muhafaza ediniz,

* Tamamen pul üzerine denk gelecek şekilde imza atmayınız. (imzanızı pul üzerinden belge üzerine taşırın.)

* İmzalı boş senet vermeyiniz,

* Doldururken hem rakamla hem de yazıyla değer gösteren bölümleri doldurunuz,

* Senet muhtevasındaki yazılan mümkünse borçluya yazdırınız.

* Ödenmiş senetlerin üzerine ödendiğine dair şerh düşürüp tahrif etmeden saklayınız,

* Borcunuzu ödedikten sonra aldığınız senetteki imzaların size ait olup olmadığını kont­rol ediniz,

* Tanımadığınız kişilerden ciro yoluyla senet almayınız,

* Senetleri alacaklı ve borçlunun bulunduğu ortamlarda düzenleyiniz.

* Birçok mağazada taksitli alışveriş yapılabilmektedir. Bu mağazalardan taksit kart alabilmek için taksitli borç senetleri düzenlenmektedir. Bu amaçla düzenlenen sözleşme formunun bir bölümü senet niteliğinde olup düzenleme esnasında meblağ kısmı boş bırakılmak suretiyle sadece imza atılmaktadır. Bu tür belgelere imza atıldığı takdirde taksitli alışveriş senedindeki meblağ kısmı doldurulmalıdır. Borç bittikten sonra bu sözleşme tekrar alınmalıdır.

* Taksit ödediğimize dair bilgisayar çıktıları onaylanmadığı taktirde hiçbir hükmü yoktur.

İMZALAR

* En geçerli imza, ad ve soyadın birlikte veya bunlardan birisinin yazılmak suretiyle atılan imzadır. İmza, kişinin kimliğini simgeleyen, kişinin kendine özgü birtakım özelliklerini ihtiva eden özel bir işarettir.

* Bir belgedeki yazılı metin altında atılan imza, o metindeki hususların kabulü anlamına gelir. İnkar edildiğinde ise, uzman incelemesine tabi tutulması ve dolayısıyla adına atılı şahıs elinden çıkıp çıkmadığının tespiti gerekir.

* Bunun nedeni her türlü şekil ve çizgilerin imza olarak kabul oluşturacağı kaçınılmaz bir gerçektir. Her türlü resmi ve hususi belgenin geçerlilik kazanabilmesi İçin, üzerinde bulunması gerekli en önemli hususlardan biri imzadır.İmzasız bir belgenin hiçbir sahsa ne hak ne de borç sağlaması mümkün değildir. Hukuken ancak imzalı belgelerin geçerli olması söz konusudur.

* Basit bir iki çizgiden şekilden müteşekkil imzanın, inkar eden kişi elinden çıkıp çıkmadığı kesin olarak her zaman tespit edilemediğinden, pek çok kişinin bu şekilde dolandırıldığı ve zarara uğradığı görülmüştür. Bunun için imzada ad veya soyadın birlikte veya birisinin mutlaka bulunması yararlı olacaktır.

ÇÖZÜM ORGANLARI

Taksitle yaptığınız alışverişte, sözleşme nedeni ile bir uyuşmazlığınız olursa, örneğin sözleşmede yazılı olandan farklı bir faiz oranı uygulanır, ödeme planınız değiştirilir yada toptan ödeme yaptığınız veya birden fazla taksiti ödediğiniz halde gerekli faiz indirimi yapılmaz ise Tüketici sorunları hakem heyetine başvuracağınızı hatırlatınız.
Buna rağmen sonuç olumsuz olursa, alışveriş yaptığınız yerdeki Tüketici sorunları hakem heyetine Tüketici mahkemelerine şikayet konusunu içeren bir dilekçe ekinde konuya ait belgelerle (fatura, fiş, garanti belgesi, satış sözleşmesi, vs) başvurabilirsiniz.
Dilekçenizin yerine ulaştığına emin olabilmek için özel posta (iadeli taahhütlü) kullanmayı tercih ediniz.
Tüketici ve sağlayıcı arasındaki her türlü anlaşmazlıkta bizzat başvuracağınız yerler 2007 yılı itibariyle 793 YTL’ sini aşmayan tutarlar için illerde Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü bünyesinde yer alan TÜKETİCİ SORUNLARI HAKEM HEYET’İNE ilçelerde ise Kaymakamlıklara.

Bu rakamın üzerinde bir tutarsa TÜKETİCİ MAHKEMELERİ ne başvurabilirsiniz.

Şikâyette Bulunma

Bir firmayla sorununuz olduğunda yetkili kişiye şikayetinizi açıklayan ve ne yapılmasını istediğinizi belirten bir yazıyla başvurunuz.bu yazıyı iadeli taahhütlü olarak gönderiniz ve bir kopyasını saklayınız.

Satıcıyla yaptığınız görüşmeler sonucunda sorununuz çözüme kavuşmamışsa aşağıda açıklanan kurumlara başvurabilirsiniz.

1- Tüketici Sorunları Hakem Heyeti : 80 il merkezinde Sanayi ve Ticaret İI Müdürlükleri ve tüm ilçelerde de kaymakamlıklar bünyesinde faaliyettedir.

2- T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı : Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü

Eskisehir Yolu 7. km ANKARA

Tel : 0 312 286 03 65 Fax : 0 312 285 88 40

3- Sanayi ve Ticaret İI Müdürlükleri

4- Tüketici Sorunlarına Bakmakla Görevli Asliye Ticaret ve Asliye Hukuk Mahkemeleri

5- Bulunduğunuz yerdeki tüketicinin korunmasına yönelik olarak faaliyet gösteren dernek veya vakıflar

ve bir haber


Konya'da taksitle alışveriş yapan 300 öğrencinin evine haciz geldi

Konya'da Lilayda Tekstil isimli giyim mağazasından taksitle alışveriş yapan ve boş senete imza atan 300 üniversite öğrencisinin evine haciz geldi. Taksitlerini ödedikten yaklaşık 7 ay sonra haciz belgesiyle karşı karşıya kalan öğrenciler mahkemeye başvurdu.

Konya'da Lilayda Tekstil isimli giyim mağazasından taksitle alışveriş yapan ve boş senete imza atan 300 üniversite öğrencisinin evine haciz geldi. Taksitlerini ödedikten yaklaşık 7 ay sonra haciz belgesiyle karşı karşıya kalan öğrenciler mahkemeye başvurdu.

Edinilen bilgiye göre, olay Konya'da Zafer Meydanı üzerinde bulunan Lilayda Tekstil'de yaşandı. Tamamı öğrencilerden oluşan müşteriler, evlerine gelen icra makbuzlarıyla sarsıldı. Hemen alışveriş yaptıkları mağazaya giden öğrenciler, taksitle alışveriş yaparken imzaladıkları boş senetlerin çalındığını öğrendi. Ancak, mağaza sahiplerinin hareketlerinden şüphelenen öğrenciler, olayı inceleyince mağaza sahibi Adnan Öztürk' ün "Nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkalı olduğunu ve kısa süre önce iflas ederek 300 bin YTL kaybettiğini öğrendi. 300 öğrencinin hepsine aynı avukattan icra talebi geldiğini öğrenen müşteriler, birleşerek aralarında avukat tuttu.

Konya adliyesi önünde bulunan mağdur öğrencilerden bazıları okulunu bitirip mezun olduğu için bu olay yüzünden Konya'ya dönmek zorunda kaldıklarını söyledi. 30 YTL' lik alışveriş yaptıklarını, ancak imzaladıkları boş senetler nedeniyle evlerine 4 bin YTL' lik haciz geldiğini ifade eden öğrenciler, Lilayda Tekstil'in sahibi Adnan Öztürk ve Avukat Süleyman Kurnaz'ın organize suç örgütü olduğunu iddia etti. Konuşmak için işyerine gittiklerini söyleyen öğrenciler kovulduklarını söyleyerek muhatap olacak kimse bulamamaktan yakınıyor.

Selçuk Üniversitesi muhasebe bölümü son sınıfta okuyan Ramazan Bildirir isimli öğrenci, yaklaşan sınavlar öncesinde bu olay nedeniyle strese girdiğini aktardı. Bildirir, "Lilayda Tekstil'den 4 taksitle alışveriş yapmıştım ve borcumu ödemiştim. Ancak işyeri senetlerimizi vermedi ve 6 ay sonra evimize icra geldi. 130 YTL' lik alışveriş yapmıştım 6 ay sonra evime 2 bin 760 YTL icra geldi" dedi.

Şule Küçükali isimli öğrenci de geçen yıl Ocak ayında mağazadan aldığı kazak nedeniyle dolandırıldığını söyleyerek, olayın bir şebeke işi olduğunu savundu. Bu olayın içinde avukat dahil bir çok kişinin bulunduğunu iddia eden Küçükali; "Kazağın taksitlerini ödediğim halde senetlerimiz geri verilmedi. Ödediğime dair bilgisayar çıktısı aldım. Sadece 5 Ocak 'ta bana icra belgesi geldi, ben kesinlikle bu borcu kabul etmiyorum. Bu dolandırıcılıktır. Bu işin içinde avukat da var" diye konuştu.

Alışveriş yapan arkadaşına kefil olan 21 yaşındaki Rabia Şakar ise şöyle dedi: "Ben arkadaşıma kefil oldum, sonra birlikte gidip borcumuzu ödedik ve borcumuzu ödediğimize dair belge aldık. ancak bizden alışveriş yaparsın, senetlerin bizde kalsın diyerek senetleri geri vermediler. Ben kefil olduğum için bana da tebligat geldi. Mağaza sahibi imzanın kendine ait olmadığını senetlerin çalındığı iddia etti."

Bazı öğrenci velileri ise bu olay nedeniyle başka illerden Konya'ya geldiklerini anlatarak, Mevlana şehrine bu tür olayların yakışmadığını ifade etti. Daha sonra bir araya gelen öğrenciler ve veliler, beraberindeki basın mensupları ile birlikte mağazaya gitti. Mağazaya gelen müşterileri kovan görevliler müşterileri tehdit etti, basın mensuplarına da saldırdı.

(Cihan Haber Ajansı) 10.01.2008 12:02 http://www.haberler.com/konya-da-taksitle-alisveris-yapan-300-ogrencinin-haberi/

EROL KARA
 
Top