-- --
  Fatih İskenderpaşa Mahallesinde bulunan Sofular Molla Hüsrev Camii her an yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Vakıflar Duyarsız…

1999 Depreminden sonra çatlamaya başlayan Sofular Molla Hüsrev Camii’ni bugün görenler hayretlerini gizleyememektedir. “ Bu camiinin yıkılıp tekrar yapılması için deprem mi bekleniyor” dedirten sözleri camii duvarlarındaki derin yarıkları görenler tarafından söylenmektedir.

Camiinin giriş holü durumundaki ön cemaat yeri ve aynı zamanda tuvalet girişinin bulunduğu alandaki duvarlar derin yarıklardan adeta “yıkılmak üzereyim” dedirtirken iç kısımlardaki çatlakların boya ve badanalarla örtünmeye çalışıldığı gözden kaçmamaktadır.

Camiinin iç duvarları derin çatlaklarla dolu olduğu halde namaz kılmaya gelen cemaat “ her geliş gidişimiz tam bir korku içerisinde olmaktadır. Bizim bildiğimiz Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün burayı yıkıp tekrar yapacağı şeklindedir. Her yıl Vakıflardan birkaç kişi gelerek fotoğraf çekiyor, nedenini sorduğumuzda ise yaptırılacak denilmektedir. Oysa 1999 depreminin üzerinden 12 yıl geçti, ne gelen oldu ne de vakıflardan bir olumlu girişim görüldü” demektedirler.

Cemaat tedirgin..

Vakıflar Genel Müdürlüğü 1999 depreminden bu yana giderek büyüyen çatlaklara sahip bulunan camii için 13 Mart 2008 tarihinde “Camii ve İhata Duvarları 2008 Yılı Proje Çizimi” ni ihaleye vermiş olduğu öğrenilirken bu ihalenin de kesinleşip kesinleşmediği konusunda bir sonuç elde edilmediğini belirten semt sakinleri “ Bizleri oyalamayı bıraksınlar. Bu camii bir tarihtir. Yıllar önce de Trabzonlu bir bayan tarafından harap vaziyette iken yapılmıştı. Eğer Vakıflar bu camiyi tekrar yapamayacaksa bıraksınlar bu millet yapar. Korkarak namaz mı kılınır. Çocuklarımız ders almaya geliyorlar. Bir vakitte 40–50 kişi namaz kılıyor Cuma Günleri ise içerisi bir yana dışarıdaki sokak bile cemaatle doluyor. Allah Korusun depremin ne zaman geleceği belli değil ya bir deprem anında yıkılacak ya da bu yüke dayanamayacak ansızın başımıza yıkılacaktır. Bunun sonucuna Vakıflar katlanabilir mi? “ diyerek haklı tepkilerini göstermektedirler. Cemaat ayrıca, yabancı turistlerin yoldan geçerken camiinin çatlakları ile daha fazla ilgilenmelerinden, fotoğraflarının çekilmesinden de rahatsızlık duyduklarını belirtirken bir Müslüman mabedinin bu şekilde vurdumduymaz halde bırakılmış olmasının da yüreklerini de acıttığını dile getirmektedirler.

Ansiklopedik bilgi

TARİHİ

Fatih, İskenderpaşa Mahallesi Sofular Caddesi ile Molla Hüsrev Sokağının kesiştiği köşede , Ekmel Tekkesi’nin karşısında ve Sofular Hamamının yanındadır. H.865/M.1460 tarihinde Şeyhül’islam Molla Hüsrev Efendi tarafından İstanbul’da kendi adına yaptırılan üç camiden biridir. Molla Hüsrev Bursa’daki medresesinin haziresinde medfundur.
MİMARİ YAPISI.
Cami, içten 17,65 m. genişliğinde olup mihrabın geniş bir çıkıntısı vardır. Mihrap sofasında ve mihrabın duvarındaki alt pencereler sadedir.Yanlar da ise beşerden on adet üstlük bunmaktadır.Bunun bir benzeri yoktur.Kadınlar mahfili Sultan Mahmud Devrinde ve empire üslubundadır.İçerisinde kayda değer önemli bir özellik yoktur. Minberini, Defderdar iken üç tuğla çerağ olan ve IV.Mehmed Devri devlet adamlarından Ahmet Paşa’nın oğlu Mehmed Bey Girit Valisi iken koydurmuştur ki , kürsüsü ve kadınlar mahfili gibi o da ahşaptır. Çatısı ise, çatılı camiler içersinde en geniş çatıyı teşkil etmektedir. Caminin önüne eklenen çarpık son cemaat yeri, bu tarihi binayı ev mi, cami mi ayrılmaz hale sokmuş ve tuğladan inşa edilmiş tek şerefeli minaresini de ortada bırakmıştır. Bugün Kur’an Kursu olarak kullanılan, karşısındaki Ekmel Tekkesi, tek katlı, ahşap , kare planlı ve ahşap çatılıdır. Kabristanı da mevcuttur. Yanındaki Sofular Hamamı , ayan ve eşraf hamamı olup II.Bayezıd Devrinde yapılmış ve halen faal durumdadır. H.870/M.1465 tarihini taşıyan caminin vakfiyesi ise, Molla Hüsrev’in Vefa’daki camiinde geçmektedir.

Halen mevcut olan şekli ile cami, Trabzonlu hayırsever bir kadın tarafından 1920’den sonra yaptırılmıştır. Resul-i Ekrem Efendimiz rüyasında kadın’a , “Kızım İstanbul’da Sofular semtinde Molla Hüsrev’e ait bir cami var. Harap durumdadır. Git onu ihya et” diye emredince o da bu emri yerine getirmek üzere mahallenin 40 senelik muhtarı Kemahlı Ahmed Efendi’yi bulmuş, vakıflardan gerekli müsaadeyi alarak, hiç kimseden bir kuruş dahi yardım almamak koşulu ile camiyi yeniden yaptırmıştır.

DİĞER BİLGİLER:

Bir imam-hatip ve bir müezzin-kayyımın görev yaptığı bu mescidin imam-hatip meşrutası, Ragıp- bey Sokak 34 numarada bulunmaktadır. Tuvalet ve abdest alma yerleri yetersizdir. Vakit namazlarında 80–100, Cuma namazlarında 400 civarında cemaati vardır.

EROL KARA

BU HABERİMİZ MEDYADA













 
Top