Polis Günü Gelirken..

10 Nisan Polis Bayramı, Polis Günü ve etkinliklerle sürdürülen Polis haftası.

Birkaç gün sonra hazırlıkların sona ermesiyle kutlanmaya başlayacak.

Öncelikle Nice Yıllar dileriz.

Emniyet Teşkilatını, gecesi gündüzü bir, fedakâr, cefakâr, sabırlı, korkusuz polis teşkilatının her ferdinin bu bayramını şimdiden kutlarız.

Vatandaş olarak sürekli hedefte tutulan, her olayda sorumlu olarak hedefe tutulan kardeşlerimizin hakkını nasıl öderiz şahsen bilmiyorum.

“Önce insan, önce hizmet” diyerek can ve mal güvenliğimizin yegâne bekçileri olan Polis Teşkilatının varlığının daha da güçlenerek sürmesini diliyoruz.

Bu yılda polis bayramı birçok ilde alışılagelmiş, standardın dışına çıkılmadan kutlanacak.

Bugünlerde Emniyet Müdürlükleri bunun için plan ve hazırlıklara devam ediyor. Kusursuz bir bayramı daha yaşamanın heyecanı içinde..

Dıştan görünen resim böyle…

Madalyonun arka tarafı düşündürücü..

Bir araştırma yapayım diyerek internet arşivini karıştırırken 10 Nisan Polis Bayramının polislerin bayramı olarak kutlanmadığı dikkatimi çekti.

Polis Bayramı, nedense polislerin uzak durmak istediği bir kavram olarak arşivlerde duruyormuş.

Her yıl kutlanan bayram ardında birçok şikâyet, birçok düzeltme, ilgisizlikten iptal edilen uygulamalarla dolu.

Polislerin de şikâyetleri bir hayli fazla.

“Aşırı yorgunluk ve stresin bayram diye kutlandığı bu günlerde bayram yerine denetleme havasında olduğumuzu hissediyoruz” diyorlar.

Polisler “bu bayram ise bayramı biz kutlayalım” diyorlar.

1930’lardan kalan Polis salahiyetleri kanunu başta olmak üzere, özlük haklarının iyileşmesini, maaşlarının, bugün emekli olmuşların 800/900 TL ile emekli maaşı almalarının üzüntüleri ile yaşadıklarını söylüyorlar.

Emir verilerek gittikleri görevlerde ortam gereği istem dışı yapılan hatalarından dolayı suçlanmamak, bireysel olarak hedefe oturtulmamanın, üstlerinin arkalarında durmalarını, emirden doğan sorumluluğun emredenden sorulmasını, ezilmekten uzak tutulmak istediklerinin gerçekleştiği anda “Bayram” edeceklerini söylüyorlar.

Her seçim arefesinde gözlerini boyayan, vaatlerini bol kepçe dağıtan siyasetçilerin sözlerinde durmaları halinde bayram edeceklerini söylüyorlar.

Biraz daha araştırıyorum .Bakıyorum bir çok forum köşesine, sosyal paylaşım sitelerine..

Hiç bu günden mutlu olmuş bir polis yazılarına denk gelmedim.

Mesela bir polis bu gün için bakın ne diyor…

“Tıp bayramı olur, fonda birikmiş bizden kesilen paralarla tek tek doktorları ziyaret eder çiçek veya başka hediyeler veririz, öğretmen günü aynı durum öğretmenler için yapılır. Polis bayramı olur, bize kimse hediye veya çiçek getirmez, yine elimizde çiçekler aynı kurumlara gider bayramımızı zorla kutlatırız. Çok komik değil mi. düşünüyorum da ezik miyiz acaba”

Burada duralım.

Neden Polis kendi Bayramını kutlamak için resmi kurumlara şeker, çikolata, çiçek götürsün ki…

Ya da davetiye?

Bu yıl ve gelecek yıllarda bir değişiklik yapılmalı.

Sadece basın açıklamasıyla, eposta yoluyla ve sosyal paylaşım siteleri ve kendi sitelerinden bu bayram duyurulsun.

Memurlar kapı kapı gönderilmesin.

Kimler kutlama mesajı gönderecek, kimler çiçek gönderecek, kimler bu günün önemini vurgulayacak.

Hangi medya organı bu halka hizmeti misyon edinmiş teşkilata geniş geniş yer ayıracak.

Hangi siyasetçi sözünde durup vaatlerini gerçekleşmesini sağlayacak.

Kimlerin desteğiyle Tüm polisler bu bayramı sevdikleriyle kutlamanın sevinicini yaşayacak.

Bu gün vesilesiyle ek ikramiyelerle, başarı belgeleriyle, sıkıntıların giderilmeleriyle sevindirilecek.

Bakalım…

Devam ediyoruz, sosyal paylaşım sitelerindeki seslere…

Bir memur şunları ifade ediyor.

“şimdi eli ayağı düzgün birkaç tane bayan polis bulunur, bir kaç tanede erkek.. Başlarında bir tane müdür, birde kameraman... otobüs duraklarında karanfil verecek üniversite öğrencisi ararız.. Yine eli ayağı düzgün bir kaç tane bayan polisin eline bir tepsi içinde şeker falan koyarız, trafikte sürücülere şeker kolonya falan ikram ederiz... bu ne ya.. benim özel günümde ben birilerine çiçek veriyorum”

Yorum yapmıyoruz.

Ehli vicdanlara yansıtıyoruz...

Son olarak haber sitelerinden birinde bir haber dikkatimizi çekiyor.

“Yeni İstanbul Emniyet Müdürü’nün aldığı bir kararı yayınlamış.

Sanırım bu karara polislerimiz çok sevinecek.

İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok, 10 gün süren etkinlikleri 1 güne düşürmüş. Alınan kararda, polislerden gelen "Çok yoruluyoruz" şikâyetleri ve yapılan harcamaların etkili olduğu belirtilmiş.

Bu yıl, Türk Polis Teşkilatı'nın 169'uncu yılı kutlaması çerçevesinde, 10 Nisan'da, Taksim Atatürk Anıtı'na çelenk koyma ve akşam da polis resepsiyonu gerçekleşecekmiş.

Gün içinde şehit ailelerine yemek verilip, şehitlik ziyareti de yapılacakmış.

İsabetli olur herhalde…

Bir de resepsiyona gelen davetlilere halı yolu boyunca çiçek/şeker/şemsiye tutan polisler tahsis edilmesin.

Polisler komi ya da vale değil.. Biraz ayıp olacak spor takımlarının amigo kızları hiç değil..

Gelenler onlara en üstten en alt rütbedeki polise saygı, sevgi duyarak gelmeli..

Polisin saygınlığı polise kendi içinde duyulan ve topluma duyurulan saygınlıkla başlar..

Her polis Türkiye Cumhuriyetinin Asil bir temsilcisidir.

Nice onurlu Polis Günlerine…

Hepinizi seviyoruz.

Erol Kara - 01 Nisan 2014
 
Top