-- --
Yaz aylarında milyonları aşan bir talep gören Kuran kursları kışın sessizliğe bürünüyor. Öğrenci azalıyor, talep edilmiyor denilebilinir.
Yaz aylarında herkesin gözünü diktiği Kuran Kurslarında kışın derin bir sessizlik hakim.. İlgi yok, herkes okula gidiyor, günler kısa, sınıflar soğuk gibi nedenler öne sürülüyor.
Başta İstanbul olmak üzere Kocaeli, Sivas, Trabzon, Ordu, İzmir, Elazığ, Diyarbakır, Van, Kütahya, Eskişehir ve daha bir çok ilde ortama öylesine baktığımızda bir takım gariplikler var. Kuran öğrenmeye çok hevesli yerlerde birden durgunluk yaşanıyor
Sokağa çıktığımızda bir takım duyumlar ve can sıkıntısı söylemler kış aylarında rahatsız edici boyutta oluyor.
Kış Kuran Kurslarında randıman, öğrenci sayısı, çalışma saatleri ve programları olmayan düzensizlik ve daha niceleri.
Kur'an öğrenmek için kapıya varıp da kapıdan dönmeler ve nedeninin açıklanmadığı mantıksız cevaplar..
Öğreticiler "öğrenci yok" , sokaktaki insan "kontenjan dolmuş" diyor.
Bir çok kadrolu öğretici öğrencisizlikten yakınırken, öğrenci olmak isteyen vatandaşlar müftülüklere, derneklere öğretici bulamadıklarından yakınıyor.
İki taraftan biri yalan söylüyor.
Kış uykusuna yatan Kuran Kurslarında görev yapan bazı kadrolu öğreticiler "salla başını al maaşını" düzeni içinde her ay ATM önlerine canlı canlı koşarken, nazlana nazlana geldiği görev yerlerinde durmamak için ne bahane üreteceğinin fikri içerisinde aldığı paranın helal yüzünü düşünmüyor bile..
Raporlar, hatırlı izinler, ailevi kadrolaşmalar, göz yummalar vs tarzı arayışlarla görevde olmamak birinci vazife sayılıyor
Vatandaş hararetle "bunlar hoca iş yapmadan aldıkları maaşı nasıl yiyorlar" diye tepki gösterirken öğreticiler "talebe var da biz mi okutmadık, bu paralar anamızın ak sütü gibi helal. Gelen yok İftira atmasınlar. geldiler de biz mi okutmadık" diye küplere biniyor.
Son Fahri Kuran Kursu öğretici alınlarında iller bazında müftülüklerden aldığımız bilgilerde kişi sayısı o il ya da ilçeye baktığımızda komik sayı oluyor. Kadrolu öğreticiye baktığınızda da..
Hatta bir duyum var ki, insanın tüylerini ürpertiyor.
Sayıları ne kadar bilinmez ama bazı Kuran Kursunda kış aylarında okutulduğu belirtilen öğrencilerin "Eğitim Hizmetleri Yönetim Sistemi (EHYS) sistemine hayali olarak yazıldığı belirtiliyor.
Yaz aylarında TC ve Ad Soyadları tespit edilmiş bazı vatandaşlar kışın da kursa devam ediyormuş gibi kayıt altına alınmış. Öğretici de derse girip çıkıyor görünüyor. Bazı yerlerde de fahri öğretici olarak kadroya alınmış kişi de ders saati üzerinden ücretini alıyor. Öğrenci hayali, ücretler gerçek..
Buna çözümün her öğrencinin derse katılımında yoklama defterine imza atmalarıyla bir yere kadar önlenebileceği söyleniyorsa da" minareyi çalan kılıfını hazırlar" da deniliyor.
Bu son iddianın kanıtı yok.. İspat için kamera ve sıkı denetim, ani baskın olması lazım deniyor. Şimdilik bu bir dedikodu olarak kalsın hafızalarda deniliyor, İnşaallah gerçek değildir. Söyleyenin boynuna..
Bazı ilçelerde ise farklı uygulama var. Kuran Kursları amacının dışında.. Ne için kullandıklarına bakmak lazım.
Bazı yerlerde de sınıf mevcudu yaz mevcuduna göre çok çok az olmasına rağmen aynı kadrolu öğretici kışın fazla öğrenci almak istemiyor, "3 - 5 kişiyle idare edip geleni kapıdan çeviriyor" diyorlar.
Sitemiz misafir yazarlarından Oral Kaya " Kur'an Kursu Öğreticileri Allak Bullak " başlıklı yazısında "Bakırköy ve Zeytinburnu'nda ihtiyaç belirtilmeyen, Üsküdar, Fatih, Gaziosmanpaşa, Pendik, Sultangazi, Beykoz, Trabzon, Ordu, Konya gibi ihtiyaçtan çok az talep edilen öğreticilik için müftülüklerde... " araştırılma yapılmasını önermiş..
Hatta "Öğreticiler İstanbul müftülüğünün açıkladığı sınav sonuçlarından sonra yedek olanların dahi müftülüklere giderek kayıt yaptırmalarını isterken ilçe müftülükleri gelenleri " siz neden geldiniz, size görev hayatta gelmez" diyerek "kovmaktan beter ettiklerini" yazıyor ve arkasından " 80-85 puanla başarılı oldukları halde 75'inci yedek olma şaşkınlığından" söz ediyordu.
Bir çok müftülükte izin ve hac yüzünden görevde olmayanlar yerine  kifayetsiz ya da "ne şiş yansın ne kebap" tarzı seçmelerde bulunan yumuşak başlı hatta acemi görevlilerin yaptığı seçmelere tepki gösterenler sosyal paylaşım sitelerinde yaptıkları paylaşımlarda "yüzüne kuran okuyamayanların" görev almalarının kendilerinde şaşkınlık meydana getirdiğini, hakkaniyet yerine hatırı dostlar ve yakın akrabaların kayırılmasının neden olduğunu" ifade ediyorlardı.
Öğreticiye ihtiyaç duyulmayan Bakırköy, Zeytinburnu gibi bir çok ilçede Kur'an-ı Kerim öğrenmek için kurs kapılarına gelenlerin "kontenjanımız dolu" diyerek kapılardan döndürüldüğünü Oral Kaya aylar öncesinden vurgulamıştı.
Şimdi bayram tatili dolayısıyla  aceleye gelen, duygusal seçimlerde bulunan komisyon görevlilerinin yaptığı seçmelerin, az öğrenci veya hayali öğrencilerle kış sezonunu atlatacak olan Kuran Kurslarına birilerinin hatır gönül dinlemeden, göz kapatmadan eğilmesi gerekiyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı ve dolayısıyla devletin, vatandaşların sürekli katkı ve destek sağladığı, en son teknolojik imkanlarla donatılan, ücretsiz gönderilen kitaplarla herkese Kuran öğretilsin, kapıdan kimse çevrilmesin diye özellikle belirtilen Kuran Kurslarının vicdanı hür, Allah korkusu içinde ve sorumluluk sahibi komisyonlarca denetlenmesi lazım.
Alınan maaşlar hak edilmeli, kurs kapılarından kimse geri döndürülmemeli, gerekirse yapılan mülakatlar sonucunda kimlerin görev aldığının, birinci derece yakınlıkların üzerine gidilmeli ve Kuran Kursları Diyanet İşleri Başkanı Sayın Mehmet Görmez'in gönlünde yer ettiği gibi uygulanmalıdır.
Erol KARA - 22 EKİM 2015
 
Top