-- --
Bu yazıyı okuyanları, bu yazıyı okuduktan sonra dostlarına tavsiye edenleri 2011 yılının Ağustos ayında yüksek miktarda karlı olacak bir ticarete davet ediyoruz.

Önerilerimizi dikkatle uyguladığınızda ve sabır gösterdiğinizde inanın Ağustos ayının sonunda defterlerinizde kar paylarını gördüğünüzde çok büyük bir mutluluk sizi bekliyor.

Ticaret yaparak kar etmek her insanın vazgeçemeyeceği amaçlarından biridir. İnsan kar edeyim de nasıl edersem edeyim dediğinde şeytanı da yanına alırsa görünürde yüksek kazançlar kazanır. Kendini beylerbeyi zanneder. Altına çektiği arabalarla yollarda adeta kral kesilir. Kısa zamanda dünyalığı artar, malı mülkü, unvanı ve etrafındaki yalakaları çoğalır. Sonradan da görse babadan da görse maneviyatı elinin tersiyle itmiş olursa karısını da değiştirir, evini de değiştirir. Çocuklarını tanımaz, gelsin paralar gelsin paralar dedikçe zulmün de patronu olur, çıkar.

Biz sizlere öyle bir kazanç önereceğiz ki yuvanız daha güçlü, evlatlarınız ve eşiniz size daha bağımlı, malınız mülkünüz daha kıymetli, çevreniz size daha güzel, yedikleriniz çok lezzetli ve bereketli, insanlar ise sizin için bir umut ışığı olabilecektir.

Yazımız yukarıda söz ettiğimiz ticari anlayışa ilişkin değil. Bunlar dünyalığı ahirete değiştirmiş acınacak durumda olanların kandırılma, oyalanma taktiğidir. Bizler bu yazımızla iyi bir ticareti önereceğimize inanıyoruz. Önereceğimiz iş öncelikle akıllıyım diyenlere, akıl sahibi olduğuna inananlara aittir. Bu işimiz delilerle, ölülerle, gayrimüslim dinlere ya da kendilerine başka ilah bulmuş, Allahu Teâlâ’nın ipinden kopmuş olanlarla işimiz yok. Bizim bu en karlı ticareti önereceğimiz insanlar; bizim için değerli olan sizlersiniz. Allahu Teâlâ’ya riayet eden, seven, gönlünde Resullulah aleyhisselamın sevgisini barındıran “ Allah’ım Recebi ve Şaban’ı bizim için hayırlı kıl ve bizi Ramazan’a eriştir “ diyen, diyebilen Müslüman kardeşlerimizedir, bu önerimiz.

Şeytanın en fazla uğraştığı imanlı insanlar dünya ticaretine kendilerini kaptırdığında zaman zaman helal ile harama pek dikkat etmemektedirler. Camilerde ya da dini sohbet toplantılarında anlatılanlardan dolayı hay huy çekip, Allah korkusundan tir tir titreyen bazılarımız ne yazık ki kapıya çıktıklarında sanki beyinlerine format atılmışçasına az önce dinlediği, korktuğu sözleri bile anında unutuyoruz. Ve bu unutkanlık sonucu, yine fazla kar haddi, faiz çarkı, borç ödememe, zina meyilli olma, yalan söyleme, malı kıymete bindirme, terazi ve ölçüde yanlış yapma, kalitesizliği kalite gibi gösterme ve buna benzer yanlışlar yağmuru altında ıslanıp durmaktadırlar.

İşte lafı dolandırmadan size Ağustos ayında yani 1 Ağustos ile birlikte yaşamaya başlayacağımız ayların sultanı Mübarek Ramazan ayında karlı günler geçirmenin formülünü veriyoruz.

Malumunuz, Ramazan geliyor. Maneviyatımızın göstergesi bu ay hürmetine, besmelelerle, ezanlarla yemeğe başlama vesilesiyle, dini sohbetlerin çevremizde artması ve Allahu Teâlâ’nın şeytanları bağlama ihsanı ile daha bir iyi, sabırlı, müşfik, mülayim, riayetkâr, karıncaezmez bir insan olup çıkarız. Bu güzelliği bozmadan Ramazan ayında yapacaklarımız ile birlikte Bayrama ya da ondan sonraki günlere karlı bir ticaretten dönmüşçesine kazançlı olarak yaşantımıza devam edeceğiz inşallah.

Şimdi karlı ticaretin ana noktalarından bahsederek karlı kazanç için kolları sıvayalım diyoruz.

Ramazan ayını hakkıyla yaşamak için önce buna kalpten inanmamız gerekir. Dinini bilen insan Ramazan ayının da kıymetini bilir. Önce Ramazan ayında ve sonraki yaşantımızda öncelikli olarak Allahu Teâlâ’nın rızasını aramalıyız. Bunun için Ramazan ayındaki oruç ve diğer ibadetlere, hayırlar, hizmetlere değer vermeliyiz. Orucu, hakkıyla tutmak, ulaşılacak en büyük mutluluk ve Rıza-i Barî sırlarından biridir. Oruç diğer ibadetlere oranla, en büyük müjdeler ve mükâfatlar içermektedir. Hatta “Bir kimse, Ramazan ayının gelmesine sevinirse; yüce Allah, onun cesedini yakmayı cehenneme haram eder.” Müjdesini de kulak ardı etmemek lazımdır.

Oruç tutan Müslümanları bekleyen müjdeler öylesine çok ve öyle ferahlatıcıdır ki, insan bu müjdeleri duyduğunda, hemen onlara ulaşmayı arzu etmektedir. Rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Bu kapıdan Kıyamet Günü’nde yalnız oruçlular girer. Onlarla birlikte başka kimse giremez. ‘Nerede oruç tutanlar?’ diye çağırılır ve oruç tutanlar oradan Cennete girdirilir. Sonuncusu da girdi mi, artık kapı kapanır ve o kapıdan bir daha kimse giremez.” (Buhârî, Müslim, Nesâî)

Bu müjdelere nail olmak varken, dedikodu, yalan, laf taşıma, harama bakma gibi yaygın günahları, işlemenin ne anlamı vardır. En azından Ramazan ayında tamamen terk etmeye çalışmalıdır. Aksi halde, oruç tutanlar için verilen müjdelere ulaşmak mümkün olmayacaktır. Çünkü, usulüne uygun tutulmayan oruçtan sahibine bir fayda gelmeyeceğini, bizzat Allah’ın Resulü (sav) bize bildirmektedir.

Ramazan’ın hakkını vermek için neler yapmalıyız.
Orucun hakkını yerine getirmek, Allah'ın bütün emir ve yasaklarını gözetmekle olur.
Kişi Ramazanda diğer aylardan daha fazla ibadet yapmalıdır
Ramazan ayına daha fazla hürmet gösterilmelidir.
Kişi bol bol tövbe/istiğfar etmeli, Allah'a yalvarmalı ve ondan rahmetini istemelidir.
Bilhassa İftar saatlerinde Resullullahın şu önerisini unutmayalım. Midemizin üçte birini yemekle, üçte birini yiyecekler, üçte birini de nefes almak için boşlukla dolduralım.
Sadakada yarışalım. Zekâtlarımızı adam gibi verelim. Bu konuda cimrilik edipte kendimizi kandırmayalım
Kuranı kerimi öğrenmede, anlamada yarış edelim. Her gün bir ayetin anlamını, tefsirini öğrenerek ayın sonuna kadar en az 30 ayet ezberlemiş oluruz.
Cemaat ruhu Ramazan'ın ruhundandır. Cemaatle namazlara önem verelim. İbadetlerimizi mümkün olduğunca camilerde yerine getirmeye çalışalım.
Dedikodudan, yalandan, laf taşımaktan, harama bakmaktan vaz geçelim
Akraba, eş dost ve sevdiklerimizi sık sık hatırlayalım
Televizyonla, bilgisayarla vakit geçirmekten vaz geçip ilmihallerden bilgilerimizi tazeleyelim.

Allahu Teâlâ “ Saff suresi 10. ayette mealen “ Ey iman edenler! Sizi acı bir azaptan kurtaracak ticareti size göstereyim mi?” diye seslenmektedir. Dikkat edin 1400 yıl önce Yaradan’ımız bize karlı bir ticareti önermiş bulunmaktadır. Ne diyor Âlemlerin Rabbi “Ey iman edenler! Sizi gayet acı bir azaptan kurtaracak, üstelik size çok kârlı bir ticaret sağlayacak bir iş bildireyim mi? Allah’a ve peygamberine inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır. Böyle yaparsanız, Allah günahlarınızı size bağışlar, sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. Büyük kurtuluş budur."

Daha ne istiyoruz. Bakın bizden önce gelenler gittiler, sıra bizlerde, bizden sonrakilerde bizden öncekilerin gittiği yere bizim gideceğimiz gibi gidecekler. Ve Allahu Teâlâ yine buyuruyor ki “Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu şehvet insanlara ’süslü ve çekici’ kılındı. Bunlar, dünya hayatının metaıdır. Asıl varılacak güzel yer Allah Katında olandır. De ki: "Size bundan daha hayırlısını bildireyim mi? Korkup sakınanlar için Rablerinin Katında, içinde temelli kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır. Allah, kulları hakkıyla görendir."(Al-i İmran Suresi, 14-15)” ,

Hayırlı ve kazançlı Ramazanlar dileriz…

28 TEMMUZ 2011

EROL KARA
 
Top