Her türlü aldatmayı gördük. Şimdi anlatacağım, Halk otobüslerindeki aldatma şekli.

İstanbul’da yaşayıp özel otomobile sahip olmayan biriyim. Almadım. Almak ta istemem. Çünkü İstanbul’da özel otomobilin gereksizliğine (ticaretle uğraşmayanlar için ) inanlardanım. Yıllar yılı toplu taşıma araçlarını ya da taksileri tercih ederim.


Anlatacağım tarzda küçük denecek çok örneğine rastladım. Güzergâhlarında olmamasına rağmen sadece yakınlarından o da 1-2 durak mesafesi olan yerlere yakın geçiyorsa bazı halk otobüs şoförlerinin geçiyor diye yolcu aldıklarına şahit oldum.

Ancak bu kez gördüğüm yutulur cinsten değildi. Bir saat içinde peşpeşe yapılan bir aldatmanın olayını aktarmaya çalışacağım

13 Nisan 2013 günü saat 10: 45 sıralarında Eminönü’ne gitmek için bindiğim 336E Cebeci Mahallesi – Eminönü hattında çalışan (......... ) nolu Halk Otobüsünde yaşadıklarımı aktarmak istiyorum. Yorumu size bırakacağım

Aynı hatta çalışan İsmetpaşa Mahallesi – Eminönü otobüsünden 5 dakika sonra durağa gelen otobüs fazla yolcusu olmaksızın durağa girdi. Önceki otobüs kalabalık bu ise sakindi. Bindim ve sağ önden 2. Sırada oturdum.

Öndeki ile arasını açmak yerine hızlı şekilde gidiyor Cumhuriyet Mahallesi durağını transit geçerek 500 Evler otobüs durağında en sağa yanaşarak kontağı kapatıyor. Yanımdaki yolcu araç arızalandı dedi. Şoförün davranışı hiçte öyle değildi. Yok dedim. Sadece öndeki otobüsle arasını açmaya çalışıyor. Bak yeni binen yolculara engel olmuyor. Oyalanma taktiği.. Aracı birkaç kez çalıştırır gibi yaptı ancak sadece boşta kontak açıp kapattı. Ve 5-7 dakika sonra hareket ederek Taşköprü durağına hareket etti.

ASIL ŞAŞILACAK DAVRANIŞLAR BUNDAN SONRA BAŞLIYOR

1 - Taşköprü durağında çocuklu bir Bayan Pazartekke’ye gidiyor mu diye sordu. Gidiyor dedi. Bayan çocuğu ile birlikte otobüse binip tam akbilini basacakken dayanamadım. “Bayan bu otobüs Pazartekke’ye gitmez. Ya 36 numarayı bekle ya da karşıdaki istasyondan tramvaya bin Fetihkapı’da in surun içerisinde 5 dakika yürürsen oraya gidersin dedim. Kadın indi ve istasyona yöneldi.

(Pazartekke, Topkapı Millet caddesindedir. 36 Nolu otobüsler hariç o yöne hiçbir otobüs Taşköprü durağından geçmez. 336E hattıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan güzergâhtadır )

2 – Edirnekapı surdışı otobüs durağına yanaşan otobüsün kapısına yaklaşan bir Bayan Taksime gider mi dedi. Şoför geçer dedi. (!) Kadın akbilini bastığında Şoför Taksimden nereye gideceksin dedi. Sarıyer’e diye cevap veren bayana tamam dedi.

Dayanamadım, yine müdahale ettim. Sarıyer’e gidecekse karşı kaldırıma geçip Levent yönüne giden otobüslere veya Mecidiyeköy’e gitmesini oradan Sarıyer’e aktarma yapabileceğini söyledim. Şoför bayan yolcuya Sarıyer’de nereye gideceğini sordu. Bahçeköy cevabına sen o zaman karşıya geç 41AT’ye bin tam oraya gider dedi. (!) Akbili basmış bayan indi ve karşı yöne geçti.

( 336E serileri dâhil Edirnekapı sur dışı duraklarına Taksim otobüsleri uğramaz. Yaklaşık 400 metre ötedeki Kale içinden, iç kısımdaki Edirnekapı durağından geçen 87T’ler gidebilir. Ayrıca 41AT Ayazağa köyüne gider. Bahçeköy’e gitmez.

3 – Edirnekapı Durağının önünde iki yaşlı turist bakışlarını kapıdan içeriye uzatarak Beyazıt, Blue Mosgue dedi. Şöför Beyazıt diyerek onları arabaya aldı. ( Dikkat Eminönü otobüsü bu – Beyazıt’a gitmez.)

Bekledim belki Saraçhane İtfaiye’de indirirde oradan yolu tarif eder. Araç Unkapanı’na dönünce turistler panikledi. Ve birden düğmeye basarak Unkapanı’nda orta kapıdan indi ve öne gelerek şoföre Beyazıt dedi. Şoför içeriye çağırarak ne diyorsun gibi hareket etti. Turistler ellerindeki kitapçıktan Blue Mosgue diye tekrarladı. Şoför tamam Blue Mosgue dedi ve onları içeriye alarak yola devam etti.

Unkapanı köprüsünden geçerek Perşembepazarı’na dönerken erkek turistin eşine camileri şaşırmış bir yüz ifadesiyle gösterdiğini görünce artık dayanamadım. Karaköy’e yaklaşan otobüste turistlere nereye gideceklerini sordum. Ayasofya ve Sultanahmet’e gitmek istediklerini söylediler. Duraktan inerek istasyona geçmelerini ve tramvayla oraya gidebileceklerini söyledim. Şoför müdahale etmek istedi. Onlar Beyazıt gideceklerdi deyince bende tahammül kalmadı.

“Yaptığın doğru değil Bu insanlar Beyazıta gdiecekti. Sen onları neden aldın. Yazık değil mi. Yabancı, yollarını kaybettiriyorsun. Beyazıt’a gidiyor musun? Yok,” deyince “ ben mecbur muyum İngilizce bilmeye. Ben onları Eminönü’nden Beyazıt arabasına bindiririm. ( Eminönü’nden Beyazıt arabası da yok) Binmeseydi” dedi. Sana Edirnekapı’da sordu niye aldın. Deyince “Alırım sen karışamazsın”. Dedi.

“Peki bu araba Taksime gidiyor mu kadına Taksime gidiyor dedin. Olsun Eminönü’nden Taksime giderdi. Peki, pazartekkeye gidiyor musun? Ben o kadını da Eminönü’de 36ya bindirecektim. Dedi.

Sen ne karışıyorsun, sanane deyince.

Senin yaptığın insanları aldatmak, bu şekilde para kazanmak sana yarar getirmez. Yazık ayıp. Dediğimde bana “Çok konuşma amire git şikâyet et” dedi. “Hatta ben gideceğim seni şikayet edeceğim.” Dedi. Otobüs Eminönü duraklarına girerken kime şikâyet edeceğimi biliyorum. Böyle hizmet olmaz. Dediğimde “Bir de selam söyle” dedi.

İlgililere o şoförün selamını gönderiyorum.

EROL KARA - 13 Nisan 2013
 
Top