Çirkinlik ve Eyüp Sultan kelimelerini yan yana getirmek istemesem de sıkça ziyaret ettiğim yerlerden biri olan Eyüp Sultan Camiine her gidişimin arkasından derin bir üzüntüyle döner oldum.

Daha önce “Edep Yahu” başlığı ile yazdığım yazımın üzerinde fazla geçmedi. Yaz mevsiminde daha da açılan cami, kabir ve mezarlık ziyaretçileri nereye geldiğini, kimin huzurunda bulunduğunu bilmeksizin oralarda gezmeye devam ediyor.


Kış aylarını insanların biraz daha kapanmalarına sebep olduğu için daha çok seviyorum. Adeta yaz aylarında çıplaklar kampına dönen Sultanahmet Cami ve çevresi utanmanın yok edildiği günlere yeniden başlarken Eyüp Sultan Cami ve çevresinde “Hey Müslüman n

eredesin” dedirtecek manzaralara tanıklık etmek inanın zul geliyor.

İstanbul’u fethetmenin ve o büyük müjdeye mazhar olmak için Arabistan’ın kızgın çöllerinden aylarca yol alarak gelen ve sur dibinde şehit olan manevi fatihlerden, sahabe efendilerimizden Halid bin Zeyd ebu Eyyûb el-Ensari'nin yatmış olduğu kabri şerifi ve onunla anılan camide ibadet etmek gayesiyle gelenlerin dışında dünyalık amaçlarına ulaşmak isteyenlerin, nereye geldiğini bilmeyen yüzlerce insanın ortaya çıkardığı çirkinlik kafaları karıştırmaya, mideleri bulandırmaya, buğz etmeye sebep olmaktadır.


Eyüp Camii avlusunda ve iç kısımlarında gördüklerimden dolayı adeta utanç duyar halde saatlerce dolaşır olmama rağmen bir an önce uzaklaşmanın verdiği etki veya bidat ve görüntü çirkinliğinin ortadan kalkması için esip gürlemeyi düşündüm.

Önce 6 ayda bitirileceği söylenen daha sonra beklenmedik işlerin çıkmasıyla 2013 Martında biteceği söylenen ancak bir ihtimal kısmen Ramazan ayında açılması beklenen Eyüp Sultan türbesinin çevresi akıl almaz derecede köy panayırı gibi tam bir cümbüş içinde ziyaretçilerini ağırlamaktadır.


Eyüp Sultan camiinin avlusunda restorasyon ekibinin çalışması için yapılmış olan çirkinlik ve uyumsuzluğun ve burada ne işi var dedirten şantiye kulübesinin en fazla yabancı turistler tarafından resimlenmiş olması dikkat çekici idi. Restore görevlilerinin caminin dışında gözden uzak bir yerinde mesela arka taraftaki otoparkta ofisi yapılamazmış gibi, koca Eyüp Cami çevresinde yer yokmuş gibi cami avlusuna yapılmış olması en kötü bir görüntü içermektedir.
Afrika’da Mali’nin başkenti Bamako’da yapılması planlanmış Bamako Eyüp Sultan Cami için yardım toplanması için hazırlanmış ve hatta birçoğu çerçevelerle korunmuş afişlerinin ve Kutlu Doğum etkinlikleri için hazırlanmış kabir ve cami çevresinde, avlusunda, pencerelerde olması buranın camiden çok bayram yerini andırması ayrı bir düşüncesizlik gibi durmaktadır. Bu afişlerden en fazlası Bamako Eyüp Sultan Cami ile ilgili yardım duyurusuyla ilgili olan ki adeta ziyaretçilerin gözüne sokar şekilde her yerde bulunmaktadır.
Ve bidatın, şirkin Allah-u Teâlâ’ya en fazla isyanın görüntüleri de ilk önce kapılara su dökerek sözde dileklerinin yerine geleceğine inanan zavallıları engelleyeceği sanılan “kapılara su tutmayınız” uyarısı bir başka çirkinliğin uyarısı gibiydi.

Bitti mi bitmedi.

Eyüp sultan hazretlerinin kabrini restorasyon için çevren ahşap panoların üzerine yazılmış dua, dilek, isteklerin fazlalığı ve insanların buna tevessül etmesi nereye gidiyoruz dedirten bir başka ürkütücü resim olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yaşlı genç eline kalem alanların yazdıklarından birçoğunu okuduğunuzda putperestliğin

İşte birkaç örnek;
Allahım sen konuyu biliyosun
Allahım Eyüp Sultan ümmetine Marmara girmemi nasip eyle
Allahım Eyüp Sultan hazretlerinin yüzü suyu hürmetine annelik duygusunu tattır
Allahım sen beni Aliyle mutlu eyle,
Allahım üniversite kapılarını sonuna kadar aç
Allahım üçüncü kızıma hayırlı eş iş
Aycana Ege Üniversitesini kazandır
Hemşirelik görevini yapsın Allahım
Allahım kaynanama hayırlı mezar ver
İnşallah Serpilin çocuğu olur
Buraya yazı yazan herkesin dileğini kabul et
Allahım 23.03.2013 tarihinde bütün öğrencilere yardım et
Allahım kimya bölümünden hayırlı iş nasip eyle
Ve çıkışta önünde 2 paket kesme şekerini bulunduran yardım toplama kulübelerinin de varlığı bir başka rahatsız edici unsur olarak ziyaretçileri karşılamaktadır. Bu kulübeler yıllarca oradan hiç eksik olmaz. O şekerlerde..

Ve bir takım insanlar cami bahçesinde, kapısında ellerinde bir kutu şeker, lokum, tespih ile yolunuzu keser.

Ve İslam dininde olmayan bir sürü çarpık davranışlar. Cami içinde, dışında yaşananları daha önceki yazımda değindiğim için burada tekrar etmeyeceğim.

Birileri bu bidate dur demeli ama çok zor olduğunu da biliyorum

EROL KARA - 10.04.2013

 
Top