-- --
Başta Sağlık Bakanlığı ve ondan sonra silsile yoluyla kim geliyorsa tüm birimlerin aşağıya yazdığım konuda çaba gösterip karar alması lazım.

Bina var, doktor var, hemşire var, sağlık görevlileri var buna rağmen alınmış saçma sapan bir karar yüzünden vatandaş aile hekimliğinin kapısında mağdur oluyor.

Hastalık belli. Teşhisi kolay...

Bilinen o ki, devlet hastanelerindeki yoğunluk nedeniyle veya yakın olduğundan Aile Sağlığı Merkezleri tercih edilmektedir.

Genelde yaşlı ve emeklilerin ilaç yazdırma merkezi olarak kullandıkları veya iğne, aşı yaptırmak için uğranılan merkezler nedense hizmet götürme yönünden sınıfta kalmaktadır. Ve bunun en büyük karşılığı da kota veya kıta sahanlığı, alan sorumluluğu..

Kıta sahanlığından kastımız bir doktorun kendine bağlı olmayan sınırlar içerisinde bulunan bir başka hastaya bakmaması..

Bulunduğum  ve bağlı olduğum aile sağlık merkezinde 8 doktor var. Gittiğim gün benim aile hekimim kurum dışı göreve gitmiş. Hemşiresi ile birlikte. Yani yerinde yok. Haftanın bir günü belli saatte doktorların böyle bir görevi varmış.

Kime giderler, kaç kişiyle ilgilenir, işi erken mi biter bitmez mi onu sorgulayacak değilim.
Sanırım denetleme birimleri vardır.

Hal böyle olunca en basitinden bir iğne yaptırmak veya bir ilaç almak için doktorunuza gittiğinizde kapı duvar ve geriye kalan aynı binadaki 7 doktor "BOŞ" olsa dahi size dönüp bakmıyor.


İlgi alaka yok. Yardım talebinize kulaklarını tıkıyor sadece sizin çaresizliğinizi izliyor. Belki de kıs kıs gülüyor. Zorunuza gidiyor. Ne yapsanız boş

Alınan cevap "çok acilse hastaneye git." Basit bir şey "Yok, olmaz"

Hipokrat yeminini bağırsaklarında kaybetmiş sözde doktor , devletin hizmetlisi, vatandaşın talebine duyarsız. Neymiş mevzuat böyleymiş.

Sorumluluk almazmış.

"Mevzuat gereği böyle" diyen pek sayın doktorların muayene etmemesinin gerekçesi ya da ilgisizliğin yeni adını" "kota sistemi" ya da" kıta sahanlığı, saha sorumluluğu"  koymaları oluyor.

Gözümüzün içine baka baka oturduğu yerden mesaisini dolduran hipokratzede doktor sizin mağdur olmanızdan vicdani bir sorumluluk duymaksızın mevzuat efendiye sığınıyor ama bedduaların ardı arkası kesilmiyor.

"Ne olur baksanız" dileklerine kapıyı gösteren devletin memuru olan ve oralarda görev almak için yırtım yırtım yırtınan, koltuğa oturduktan sonra gelen hastayı düşman belleyen bu sözde sağlık görevlilerini harekete geçirmek için mevzuatta bir değişiklik yapmalı.

Her ASM'de olmayan doktor yerine önceden belirlenen bir doktor nöbetçi olmalıdır. Olmayan doktorun yerine geleni boş çevirmeyecek, derdine dermen olacak biri belirlenmelidir.

Nöbetçi savcı gibi, hastanelerdeki nöbetçi doktor gibi, nöbetçi subay gibi.. vs vs..

Kapıya gelmiş hastaya "benim sorumluluğumda değilsin" diyerek “Sağlık hizmetine ulaşma hakkını ihlal eden” mesai saati içerisinde iken bu tutumun sergilenmesi tıp hukukunun etik kurallarına ve hasta haklarına aykırı olmadığını kim iddia edebilir.

“Aile hekimleri, misafir hasta statüsünde gelen vatandaşlar da dahil olmak üzere bütün hastalara kota sistemi ya da başka bir gerekçe göstermeksizin bakmakla yükümlüdür. Hasta sayısına bakılmaksızın devletin doktorlara ödediği maaş sabittir.” dersek yanlış mı yazarız.

Geçmişte Sağlık Bakanı "ASM'lerden yüzde bir şikayet geliyor" diye medyaya açıklama yapıyor. Oysa İstanbul'daki Toplum Sağlığı Merkezi günde 30-40 kişinin şikayet telefonu açtığını belirtiyor.

Ya TSM'deki görevli yalancı, ya da Bakan efendi..

Tedavi olmak için gerekli bir işlemi yapmayan doktoru, sağlık görevlisini telefon ederek şikayet etsem ne olur, etmesem ne olur. Çağrı merkezine doldurulmuş aylıkçılar "anla anlat " derken ASM'lerde doktorlar cep telefonu yada bilgisayarda gereksiz gezintilerle mesai dolduruyor. Bunların sosyal paylaşım sitelerine girdiğinizde mesai saati içerisindeki paylaşımlarından haklı olduğumu görebilirsiniz.

Ey Bakanlık, Söz konusu şikayet yasal mevzuatla karşılaştırıldığında ASM ve Aile hekimlerinin çalışma usul ve esaslarına uygun davranmadıkları ve hastaların haklarını ihlal ettikleri açıkça görülmektedir. Şu kesindir ki saçma bir mevzuatı bahane ederek "Doktorların hastalara haklı bir gerekçe göstermeksizin bakmama gibi bir lüksü olamaz"

Bağlı oldukları aile hekimi izinli olduğu için aynı ASM içerisinde başka bir doktora tedavi olmak isteyen hastaya “Yarın ya da haftaya kendi doktoruna gel” diyerek tedavi etmemesi ahlak dışıdır, vicdan dışıdır, insanlık dışıdır.

Sayın Bakanlık size sorarım; Bu nerenin çiftliğidir, devletin maaşlı doktoru varken sırf başka doktora kaydım var diye ve o doktor izinli yada kurum dışı görevliyken "Aile Hekimim izindeyken tedavi olamayacak mıyız?”

"Devletin imkanı bu kadar, hadi başka kapıya" diyerek vatandaşı kovmaktan beter eden doktorları önce Allah'a sonra sizlere havale ediyoruz.

12 Eylül 2015 - Erol Kara
 
Top