-- --
TRT kanalında canlı yayınlanan iftar programında hamileler ile ilgili ifadeler kullanan Avukat Ömer Tuğrul İnarçer malum çevreyi öylesine rahatsız etti ki, ayaklanmak için kendisine malzeme arayanlar bunu bahane ederek sokağa döküldü.

Borazanları medyada sesleri oldu. Ve bir konuşmanın muhatabı dışında özgürlük diye yırtınan bir çok sözde kuruluşlar da buna leğen tutarak dava açmaya başladı.

Düne kadar hamiliğe hayır, çocuk doğurmamdan sana ne diye tencere tava çalanlar şimdi de hamileliğime engel olamazsın diye sokağa fırlayarak feryat figan bağırıp çağırmaya başladı.

Bir takım kadınlar karınlarına yastık bağlayıp sokağa dökülüp, düne kadar doğurmaya hayır derken doğuracağım, gezeceğim sanane diyerek meydanlara dökülenlerin amacı üzüm yemekten çok bağcı ile uğraşmayı istedikleri gün yüzüne çıkmış oldu.

"Bedenimiz bizimdir! Sokaklar bizimdir" ilkesi ile sokağa fırlayan bu küçük ve saldırgan azınlık ne yazık ki edep ve hayanın iflas etmiş örneklerinden başkası değildir.

“İster gebe, ister fahişe sokaklar bizim terk etmeyeceğiz" şeklinde slogan atacak kadar kendini kaybetmiş bu gürüh daha geçen aylarda İstanbul ve bir çok ilde trilyonlarca zarar vererek, halkı korku içinde bırakırken, camilerde yapmadıkları rezillik kalmamış halde kana susamış canavar şeklinde şimdi de salyalarını edebe uzatarak insanların hayasızca sokağa çıkmalarını adeta teşvik etmektedir.

Kendisi ile hiçbir tanışıklığımız olmayan ve Tasavvuf düşünürü ve avukat olduğunu öğrendiğimiz Ömer Tuğrul İnançer, özde doğru olan bir sözü yanlış bir üslupla aktarmış olabilir.

Bir hukukçu ağzıyla sert bir şekilde çıkan sözler daha munis ve mantıklı örneklemlerle dile gelseydi bu malzeme toplayacılarına iş çıkartmazdı.

İnançer’in üslubu konunun bu boyuta gelmesine sebep oldu, ancak konunun özü hiçte yanlış değildi.

Tabii inançer hedefe oturtulurken tencere, tava çalmada, ortalığı velveleye vermede uzman olan o güruhta istediğini bulmuş oldu.

Diren saçmalıklarına bu kez de #‎direnhamile ekleyen bu zavallılara şunu söylemek istiyorum

Edep , edep ve illa da edep…

"Dünya yerinden oynar, kadınlar özgür olsa" sloganları atarak "Diren hamile", "Gezine gezine dolanacağız" ve "Hamile hamile dolaşıyoruz" yazılı dövizlerle hatta daha da ileriye giderek karnına yastık koyarak hamile taklşidi yapan sözde erkeklere yine diyoruz ki edep, edep, edep…

Yine iktidar partisinin kadın kolları başkanı olduğunu söyleyen bayanın” 3 çocuk annesi “Amasız, mamasız hamile kadınlar istedikleri kıyafetleri giyebilir” sözü ise sadece bir şeyleri kurtarabilmenin çaresizliğinde midir yoksa temsil ettiği görüşün muhalifi olmak mıdır pek anlam bulmuş bir açıklama olmadı. Yoksa bu bayanın amacı siyasi prim yaparak malum zorba çevreyi memnun edici bir açıklama yapmak mıydı bunu anlamak için çok düşünmek gerekir, diyorum.

Soruyorum

Meydanlarda her türlü bakışa maruz bir şekilde karınlarını milletin gözüne sokarak dolaşan kadınlar sizler Türk / İslam geleneğini unuttuğunuzdan mı ya da bunları bilmediğinizden mi siz ve borazancılarınız bu tür tavsiyeye tepki gösteriyorsunuz.

"Beden benim istediğimle sevişirim, hamile kalırım doğurmam" diye pankart taşıyıp, polise sapanla taş, bilye atan kokoşlar ve onların çocukları ahlaki bir söze gösterdiğiniz tepki hangi düşüncenin örneğidir.

Fatihler doğuran analar hayasından “hamile, gebe” kelimesi yerine “yüklü”yü kullanırken, mahremi dışındakine vücut şeklini gösteremezken , ahlak örneği o analar Fatihler doğururken siz doğurduklarınıza baktığınızda arada uçurum görüyor musunuz görmüyormusnuz bunun cevabını verin.

Baldırı çıplak, göğsü açık, kendisine baksan erkeklere şehvetten başka bir şey düşündürtmeyen ey kadınlar, kadını "Cennet anaların ayağının altındadır" sözüyle en güzel mertebeye çıkartan bir dinin tavsiyesine düşman olmanızla ne kazandığınızı sanıyorsunuz.

Büyük İslam alimi Saidi Nursi yaklaşık 1 asır önce "Ahirzamanda en büyük fitne kadınların yüzsüz yüzünden çıkacak" derken bugünleri mi kastediyordu.

İşte o yüzsüzlere ve dinini yaşamak isteyen kadın milletine edep dahilinde kadın olmanız halinde sizi en iyi mükafatlandıracak elbette Allah c.c dır. Elbette en güzel makam edepli ve saliha kadınadır

İslam kadını en güzel mertebeye çıkartır.

İşte Resullulah Aleyhiselamdan saliha ve sakınan kadınlar için müjdeler…

(Hamile iken, doğururken veya lohusa iken ölen Müslüman kadın şehiddir.) [Taberani]

(Müslüman kadın, hamilelikten doğuma kadar ve çocuğu memeden kesene kadar Allah yolundaki mücahid gibi olup ölürse şehid sevabı verilir.) [Taberani]

(Müslüman kadın, hamile iken, gündüz saim, gece kaim ve Allah korkusu kendisinde galip olan bir mücahid sevabı hak eder. Onu ağrı tuttuğunda kendisine verilecek sevabı hiç kimse bilmez. Bebeğin her emişinde bir can ihya etmiş gibi sevap alır. Sütten kestiğinde ise, bir melek, onu takdir ederek, “haydi bir daha” der.) [Ebuşşeyh]

Saim = oruçlu demektir, kaim = gece kalkıp namaz kılmak, ibadet etmek demektir.

(Bir kadının kocası kendisinden razı olduğu halde hamile kaldığında Allah yolunda gündüz oruç tutup gece ibadet eden bir kişinin sevabı kadar ona sevap verilir. Doğum sancısı tutunca ona verilecek sevabı ancak Allahü teâlâ bilir. Doğum yapınca çocuğun emdiği her yudum süte karşılık kendisine bir sevap yazılır. Gece çocuk onu uykusuz bırakınca Allah rızası için 70 köle azat etmiş gibi sevap kazanır. Ey Selame, bunları söylemekteki maksadımı biliyor musun? Namusunu muhafaza eden, kocasına itaat eden ve kocasından gördüğü iyilikleri inkâr etmeyen saliha hanımları kastediyorum.) [Taberani]

Ehli irfan arasinda aradim kildim talep
Her huner makbul imis illa edeb illa edeb..

EROL KARA - 27.07.2013
 
Top